8 Ocak 2010 Cuma

"senden önce de canımlar oldu, cicimler oldu, gülümler oldu"


Bu da başıma geldi;

  • Hayatımda ilk defa feribota binen son kişi oldum (kaçırmaktan kıl payı yırtarak);
  • Hayatımda ilk defa Yenikapı'ya giderken; Karaköy'den Aksaray'a dönüş yaparak yolu uzatabileceğim kadar uzattım;
  • Hayatımda ilk defa bir taksicinin sabahın 6.45'inde Taksim'den sarhoşlar sebebiyle !!! geçmek istemediğini öğrendim;
  • 10 dakikalık yolda 15 kez kırmızı ışıkta durabilecek kadar ağırkanlı bir taksiciyi bulabildim.
Bunlarla daha öncede karşılaştım;

  • IDo'da bağlı gözüken ama çalışmayan, sorununu bir türlü tahmin edilemeyen internet bağlantısı ile;
  • Gezmeye gittiğini tahmin ettiğim bir grup motorcu tayfası ile ( biri ben eziyordu da sağolsun)
  • Feribot boş olmasına rağmen yine de dibimde oturan başka yolcularla;
  • Yol biraz daha uzasa da uyumaya devam etsem hissiyatı ile;
Kıssadan hisse; lodos izin verdi de evime gelebildim, anne baba cumhuriyetinin keyfini sürüyor, herkeşlere şahane bir hafta sonu diliyorum. ( Pazar günü lodosun şiddeti artacak haberini de kulak ardı etmeyi tercih ediyorum)

ps. Başlık şarkısı Kaçak- Koymaz

ps.2. Çiçek böcek resmimiz.

8 yorum:

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

yahu şu aile saadetini sanırım bi ben yaşayamıcam :/

lodosun birleştirdiği bir aile saadetinden mutlu bir hafta sonu çıkarmayı başaran sana tebrikler..

ühhüü ailemi özledim :X

varol döken dedi ki...

bu da başımıza geldi:

yorumlara onay gelmiş:)

varol döken dedi ki...

aaa değilmiş...

eğer o feribot bandırma feribotuysa iskender siparişi verebiliyor muyuz? karşılığında elimde fazladan bir chuck palahniuk son romanı var:)

malumafatrus dedi ki...

Nispet yapmak gibi olmasın ama siparişi ben otomatik aldım ve senin yerine iskender'i yedim. Ama şunu itiraf edeyim, ya ben çok aç olduğumdan ya da başka bir sebepten pek eski tadı vermedi. Daha önce de söyledim, o güzellik yollarda heba edilmez, gidilir güzelce yenilir. lodossuz vakitlerde bandırmaya ulaşmak inan bana hiç zor değil, ama bu lodosun sağı solu belli olmuyor orası ayrı.

varol döken dedi ki...

senin yılbaşından önce yaptığın testi yeni çözdüm ben daha, paylaşayım dedim:

Dengeli bir beyine sahipsiniz. Bu, çok nadir gerçekleşen bir kombinasyondur. Pek çok insanın ağırlıklı olarak beyninin sağ ya da sol tarafı baskınken, siz her iki yarım kürenin de özelliklerini kullanabiliyorsunuz. (ooo iyi girdik olaya)

Çözülmesi gereken bir meseleyle karşı karşıya kaldığınızda, hem sağ, hem sol tarafın gücünden yararlanabiliyorsunuz. Bu da sizi oldukça yaratıcı ve esnek bir düşünür yapıyor. Birine karmaşık bir süreci açıklamanız ya da bir olayı tüm detayına kadar planlamanız gerektiğinde, problemleri mantık çerçevesinde çözen sol beyin devreye giriyor. Bir sanat çalışmasını yorumlarken ya da tamamen orjinal bir fikir üretmeniz gerektiğinde ise sağ beyin gücünü gösteriyor. (beynimin kıvrımları okşandı)

İnsanların büyük bir çoğunluğundan farklı olarak siz, beynin var olan potansiyelinden gerçek verimi alabiliyorsunuz. Çünkü düşünme ve öğrenme işlemleri her iki tarafta da dengeli olarak kullanılıyor. Sizin gibi ender rastlanan insanlar, çok ince detayları kaçırmadan bile büyük resmi görebilmeyi, kuvvetli sezgilerle güçlü bir mantığı harmanlamayı, olaylara tarafsız bakabilmeyi çok iyi becerirler. Bu nedenle, dengeli beyine sahip insanların adil ve önyargısız olma ihtimalleri de çok yüksektir. Kıvrak bir zekanın ürünü olan fikirleriniz, nesnelliğiniz, hayata bakış açınız ve empati kurabilme yeteneğinizle her zaman görüşleri alınan, danışılan ve aranan kişi oluyorsunuz. (empati piti piti, o yalan ama yargılama meselesi ve hakemlik meselesi tamam)

Farkında olsanız da olmasanız da sizde müthiş bir yazar olma potansiyeli var. Sağ beynin sunduğu sınırsız hayal gücü, kurgu kapasitesi ve yaratıcılık size bu alanda orjinallik kazandırabilir. Bütün bunlar, sol beynin en büyük silahı olan üslup gücü ve düşünceleri eşsiz şekilde ifade ediş biçimiyle birleşince, insanları etki altına almanız kaçınılmaz. (etki altına almayı bilmem ama para kazanıyoruz işte bir şekilde)

Dengeli beyine sahip olmanın tek dezavantajı, insanı bazen çok yüksek bir kararsızlığa itmesidir. Bunun nedeni her iki yarımkürenin de olayları kendi tekniğiyle çözmeye çalışmasıdır. (ya ben bunları fery e yazmıştım, kendin ile ilgili yazıda, yazmıştım de mi fery, kararsızım yazmıştım, bu yazı doğru diyebilir miyiz, inanmak istedim, diyelim mi lütfen:)

malumafatrus dedi ki...

peki sen içindeki müthiş bir yazar olma potansiyelinin farkında mısın yoksa ayna tutulsun ister misin?

karalamak gibi olmazsa; dünyanın en zeki insanı olacaksın ama kararsız olacaksın deseler, normal zekamda ama kararlı olurum derim, bu da böyle bilinsin.

varol döken dedi ki...

kanımdaki alkolün farkındayım ama potansiyelden emin değilim... daha doğrusu ne şekilde değerlendirmem gerektiğini bilmiyorum... herkes öyle güzel yazıyor ki bazen aralarında kaybediyorum kendimi de potansiyeli de...

neden karalamak gibi olsun, kararsızlıktan memnun değilim zaten... ama en azından bir karar aldığımda sonuna kadar arkasında dururum...

engin atsür hoş çocuk, dur onu da yukarıda belirteyim:)