27 Ocak 2010 Çarşamba

"özenle seçilmiş sözcükler, yüzlerce aday arasından"


Şuursuz gençlik yıllarımda saçlarımı iki defa kısacık kestirmemden ötürü saç kestirme konusunda milim hesabı yaparım. Yaklaşık 2.5 yıl önce kansızlıktan ötürü biçare kalan saçlarıma can ve kan olsun diye orta boyutlarda saçımı kestirmeye az biraz mecbur kaldım. Pek tabi ki kendimi Tutku’nun ellerine bıraktım. ( hayır kendisi travesti değil, hatta gay bile değil) inanmazsınız benim bile sevdiğim bir model oldu, kendisini uzunca bir süre de kullandım.

Eski saçlarım da böyle bazılarının ( evet ben de öyle tanımlıyorum) köylü güzeli diye tabir ettiği belime gelen boyutta falan değildi, omuzlarımın biraz daha altındaydı. Ve hayır siyah saçlarımın üzerine sarı renkli balyaj falan da yoktu saçımda ( hatta boya falan hiçbir şey de yoktu). Ama o dönem biri saçlarımı o kadar beğendi ki,övmek için eski saçların avamdı zaten dedi. Bazı kişilerin böyle bir tarzları olduğunu (överken yermek) kabul ettiğim için nasıl bir avamlık pardon demedim, güldüm geçtim.

Bu hadise de Ayşe Arman’ın bugünkü yazısını
(Ayşe Özyılmazel koruyup kollaması) okurken geldi aklıma. Başlık kısmındaki avam mı fatal mı daha kötü düşünemedim. Femme fatal yazsalar itiraz etmezdi sayın Arman herhalde diye düşünüp, suçluyu avam olarak belirledim. İşin fenası şimdi de saçlarım uzun olduğu için avam mı oldum acaba diye de derin bir korkuya düştüm.


Bu AyşeÖzyılmazel’i el birliği ile savunalım kampanyasını kesinlikle takdir ediyorum. Basında birlik beraberlik özlediğimiz hareketler. Ama yani

“Radikal Cumartesi’de yayınlandı, ben Medyatava’da okudum, “Avam-fatal” diye bir yazı...”
diyerek okumuyorum ki Radikal’i imasında bulunmak. (Radikal’in hafta sonu ekleri Pazartesi’den itibaren internette yayınlandığı için, Dubai’den okuyamamış da olabilir başka bir bakış açısı ile)


"Yazıyı da okudum, haklı tespitleri de var ama pardon yani, bu onun haklı olduğunu göstermiyor... "

bu cümle ne demek Allah aşkına? Bazı noktalarda haklı olması, yazının genel fikrinin de haklı olması demek değildir olabilir mi anlatılmak istenen?


"Acaba o yazıyı kaleme alana, “Vaayyy ne güzel geçirmişsin Ayşe Özyılmazel’e!” filan mi diyorlar? Bunun için mi her şey?
Referans grubundan bir “Aferin” almak için mi?
Yazık, çok yazık."


Birilerine geçirerek aferim almak kısmımı yazık, referans grubundan Aferin almak için kısmı mı yazık onu anlamadım.

Ama bana göre yazık olan bu yazı eleştirilirken, yazının sahibi olan Begüm Soydemir’in isminin hiç geçmemesidir.


Avamlıksa da avamlık benim için budur.

ps. Başlık şarkısı Şarkılarım Senindir- Bülent Ortaçgil
ps.2. Resmimize ulaşmak için bu ana yola girip, sonra buzlanma yapmayan ara yollara girmenizi öneriyorum.

2 yorum:

varol döken dedi ki...

o değil de bak ne geldi aklıma... bir yarışma var hani defne joy foster sunuyor... hala var mı bilmiyorum ama vardı işte zamanında... birini çeviriyorlar sana 2 saat mühlet, istediğimiz şeyi yaparsan para vercez diyorlar... ilk yarım saatte bulursa 5.000 sonra vakit arttıkça para azalıyor... buraya kadar okuyup hatırlamadıysan okuma zaten daha, yorma beni:)

neyse işte bu yarışmada bir gün defne bir adamdan saçı 1 metreden fazla bir kız getirmesini istedi... yok ebenin saçı dedim ben ekran başında, adam bana mısın demedi olur dedi... vay babanın bacağına dedim, nasıl heyecan yaptım, o parayı bana versen öyle heyecan yapmam... bir tane telefon etme hakkı var adamın, onu da el numarasından arıyor, işi de anlatamıyor tabi... neyse efendim bu melahat teyze diye birini aradı... diyor ki kızın gülengül ü kap gel... nerden baksan manyaklık, nerden baksan çılgınlık... tabi bu biraz da nerden baktığına bakar ama benim baktığım yerden çok manyakça geldi bana... kadında telefonda gülengül komşuda nasıl getireyim diyor... adam diyor melahat teyze zaman azalıyor allahaşkına getir... ben var ya ömrümde böyle psikopat film izlemedim, yemin ederim her tüyüm gerim gerim gerildi saç kadar uzadı... bu kadın diyorum bu herifi polise verir... ve fakat kadınceğiz nasıl içli bir insan çıktı, tamam dedi evladım getireceğim sana gülengül ü, deneyeceğim en azından ama söz veremem bak söz isteme benden... sanırsın ki kızı söz, nişan, evlilik 2 saate alacaklar... bir acayip oldum ben, bu devlet onaylı gerdek geceleri hep acayip yapar beni...

ama inanır mısın blog okuru, 1 saati biraz geçe geldi kadın, valla geldi, billa geldi... hem de yanında 1 metreden uzun saçlı gülengül ile... aldılar da parayı kolkola yürüyüp gittiler meçhule doğru... işte o zaman arkadaş açtım ben neden saçların beyazlanmış arkadaş ı içtim bir ufak ı bir dikişte...

böyle de hisli bir insanım, ayşe özyılmazel okuyorsa bunları dikkate alsın, saçlarını da sakın kestirmesin!

malumafatrus dedi ki...

programı biliyorum, hatta o uzun saç arandığı bölümü bile hatırlıyorum galiba, ama o teyze ve uzun saçlı gülengül bana hiçbir şey ifade etmedi. Defne'den sonra başkaları da devam ettirdi programı diye hatırlıyorum, hatta sırf bir gün denk gelirim bana ( ki prensip olarak kameralardan kaçarım) da uzun saçlı kız sorarlarsa diye bizim şirketten tanıdığım bir kızın telefonunu almaya karar verdim:)