25 Ocak 2010 Pazartesi

"öbür dünyayı sorma, hayatı yaşa"


  • Apolitik olmak çok yorucu bir şey sayın okur. Ülkenin medyasında kime güvenileceği belli değilken bir de apolitik olmak çok yoruyor insanı. Hep joker hakkımı kullanıp babamdan bilgi almak istiyorum. Gündem tartışmalarını tv'de izleyemiyor, konuyla ilgili bir şeyler okumak istediğimse ise olmayan dikkatimden mütevellit bir şey anlamıyorum. Kime inanmalı, kimi dinlemeli, bir bilen kim olmalı bunun kararını verip tek kanaldan yayın almak istiyorum.
  • Türk Tv tarihi; çocuklar duymasın dışında kanalı değiştiği için ratingi artacak başka bir dizi daha bulamayacak bence. Bir tane daha vardır belki ama onun dışında kanalı değişen tüm diziler bu ihanetin bedelini ödedi ve ödeyecektir ( imza; sadık izleyici)
  • Twitter sayesinde idrak ettim ki Nazlı Ilıcak yalnız bir kadın. her akşam bir canlı yayına katılması da twitter aşkı da bu sebeptendir. İnsan yaşlılığında yalnız olacaksa çocuk sahibi olma hadisesi bence bir kez daha sorgulanmalı.
  • How i met your mother'ı izleyenler, Ted'in doktor nişanlısı ile evlenmeden önce kendisine star wars izletip, film hakkındaki tepkilerini ölçtüğü bölümü gayet iyi hatırlayacaktır. Dün akşam 22.30'da tv karşısında uyuya kalınca dizide ne anlatılmak istendiğini çok iyi anladım. Sanırım star wars gerçekten erkeklerin dünyasında bir fenomen. Ben o zaman brezilya dizisi, yalan rüzgarı falan izlediğimden olsa gerek olayı yine konuyu alttan alarak açık kapatmaya çalışıyorum.
  • Genelde tv haberlerinden kaçsam da, arada yakalanıp içimi bir güzel karartabiliyorum. Mesela dün de sağolsun iki vicdansız kadın yüzünden ruhum tükendi. Birinci haber Ankara'da yeni doğmuş çocuğunu gayri meşru ilişki yaşadığı emlakçının kapısının önüne torbayla koyan ve ölümüne sebep kadın ile İstanbul'dan Zonguldak'a giderken dinlenme tesisinde çocuğunu doğurup, yoluna devam eden kız. Benim anlamadığım bu hamileliklerin nasıl gizlendikleri. Eğer gizlenemiyorsa, çocuğu çöpe/ sokağa atmak niye. Ve bu ülkede gayri meşru ilişkiden çocuk doğuran kaç kadın vardır acaba bunun hesabını yapan birileri var mı?
  • Ne kadar zamanım olursa olsun, sürekli ötelediğim iki faaliyet var; biri ütü yapmak diğeri kitap okumak. Tüm hafta sonu laklakla geçtiğinden ikisine dair hiçbir şey yapamamışken dün akşam bir çırpıda ütüleri bitirip, kuş gibi hafifledim. Eğer kışı sevmem gerekiyorsa, ütüye az gereksinim doğuran kıyafetler giyildiği için sevebilirim. Aslında çok etkili bir sahneyle başlayan bir kitap var elimde ( son nefes) ama her gece geç yatıp, sabaha da servisde de uyuyim en iyisi demekten kitapın kapağını açamadım. Ama bu geç yatmalara bünyeyi alıştırabilirsem 6 saat uyku ile gözüm açık kalabilir ben de böylece eski kitap ritüellerime geri dönerim. Olmadı olağan faaliyetlerimden bazılarını azaltıp, kitaba bir yer ayırmalıyım.

Aksi halde bu kadar kaytarmak bu bünyeyi bozar...


ps. Resim adresimiz komşu kapısı oldu.

ps.2. Başlık şarkısı Duman- Hayatı Yaşa

2 yorum:

varol döken dedi ki...

madde 1: çözüm basit, bir insan görüş belirtebilecek kadar tepeye çıkmışsa bil ki oraya dürüstçe çıkmamıştır... o yüzden kimseye güvenmene gerek yok, ayrıca apolitik olmak yeni çağın en akıllı politikas...

madde 2: sanırım bu gönderme ezel'e... türk tv tarihi benim içinde bulunduğum zaman dilimleri dahil yerin dibine batsın!

madde 3: twitter hesabı açacağıma, kediler tarafından yenmeyi tercih ederim... sanırım meramım anlaşılmıştır:)

madde 4: how i met your mother'ı 2. sezondan sonra izlemeyenler var:) star wars erkek eksenli bir seri değildir, star wars cinsiyetsizdir, star wars izlerken uyuyakalanları uyku klinik tedavisine davet ediyorum:)

madde 5: alkolün, uyuşturucunun, onun bunun yasaklandığı bu dünyada aslında bir yandan dünyanın en tehlikeli olabilecek şeyi yani çocuk doğurma hakkı nasıl bu kadar serbest oluyor, insanlar nasıl istedikleri kadar çocuk sahibi oluyor yemin ediyorum bir gün dahi anlayabilmiş değilim!

madde 6: yaşasın apartmanın altına açılan kuru temizlemeciler, kahrolsun yolda okunamayacak kadar sıkıcı kitaplar... ne yazık ki son palahniuk 2. haftasına girerek beni büyük hayal kırıklığına uğrattı...

malumafatrus dedi ki...

çocuk konusunda kesinlikle katılıyorum. İşin adaletsiz kısmı kısmı; bazıları çocukları istemeyip çöpe atarken, bazıları da çocuk sahibi olabilmek için insaüstü bir çaba gösteriyorlar. Ve ne yazık ki anasız babasız onca çocuk olmasına rağmen, evlat edinmek hala Madonna ve Angelina Jolie'nin tekelinde oluyor.

Ütü konusunu derin bir mevzu. Bizim mahalledeki kurutemizlemecilerin veya ütü yapıcı mekanların ütülerini denedim, pek bahtiyar olamadım. Zaten olay sadece gömlek elbise etek olsa iyi, bunun spor eşyası kısmı var ki, en büyük angarya asıl oradan çıkıyor.

benim çarem eve düzenli olarak gelecek, şahane de ütü yapan bir teyze. hatta dur şimdi onun araştırmasına döneyim.