27 Ocak 2010 Çarşamba

"Kırılmış bir oyuncak gibi renkler"


Nur Çintay'ın yazılarını uzun süredir başlık yordamıyla takip ediyor, pek de fazla bir şey kaybetmediğimi düşünüyorum. Ejder Kapanı vesilesi ile eski yazılara da bir göz atarken, burçlar dışında insanları kategorize ettiği yazısını gördüm ve çeşitlik olsun diye hemen yazıyı çaldım.

Ufak ufak da olsa ezik karakter halimden kurtuluyor, hakkımı savunuyor gibiyim. Yakında ben de bu yazıda bahsi geçen yırtık tayfadan biri olabilirim, o yüzden hiçbirine burun kıvırmıyorum. sadece bir kuple fikriyatımı not düşüyorum.

İşte gıpta ettiğim insan çeşitleri:

* Bizim kafamız lime lime edilse yüzümüzü kızartıp da “Hooop noluyoruz” diyemeyeceğimiz durumlarda fütursuzca had bildirenler. Ofiste “Biraz az güler misiniz arkadaşım, burada iş yapılıyor” diyenler, evde volume yükseldiğinde kalorifere vuranlar! Bunlara lafı gediğine koyan deniyor. (iş aleminde böyle olabiliyorum ama normal hayatta katetmem gereken epey yol var)

* Kafe masasında, pasta tabakları ve kahve fincanları arasında çocuğunun altını değiştirenler. Bunlara becerikli deniyor. ( Umarım ileride restoranlarda çocuk emziren biri olmam, en çok buna laf ediyorum çünkü)

* Böyle çocuk bezi değiştirdikten, tuvaletten çıktıktan, toz toprakla haşır neşir olduktan, çöpleri boşalttıktan, tavuk kanadı yedikten sonra filan elini yıkamayı aklına bile getirmeyenler. Bunlara rahat deniyor.

* Yemek yaparken elini suya nadiren değdiren, salata yapraklarının birkaç su damlacığıyla temasını kâfi gören, beyaz peyniri, balığı, şeffaf kutu içinde satılan zerzevatı sudan bile geçirmeye gerek duymayanlar. Bunlara eli çabuk deniyor. ( benim olduğum evde balık pişmez, beyaz peyniri de hiç yıkamıyorum valla ama marul yıkarken türlü zehirlenme hikayeleri düşünür, histerik olurum; ıspanak, semizotu alanlarına ise hiç girmem)

* Her şeye bulaşıp, hepsini yarım yamalak yapıp, hiçbirinin sonunu getirmeyenler.
Bunlara çok yönlü deniyor.

* Bir an duraksamadan arabayı senin yerine park edebilenler. Hane başına dört araba düşürebildiklerinde, hepsini de illa ki daracık otoparka sığıştırma hakkını kendinde
görenler. Bunlara kentli deniyor. ( yok öyle dertlerim pek şükür)

* Çizgili AVM otoparklarında iki şeridin ortasına yerleşip çift yer kaplayıp, sonra sen laf/surat ettiğinde bir de haddini bildirenler. Bunlara hazırcevap deniyor. ( arabada sağ ön koltukta oturunca epey agresif olabiliyorum, o yüzden bildirilecek bir had varsa, ön safhalarda olabilirim)

* Emniyet şeridinden, yandan, oradan buradan gazlayıp, sıkışınca hemen önünden kuyruğa kaynayanlar. Bunlara akıllı deniyor. ( bizim servis şoförü işte tam da bu kategoriye giriyor)

* Alt tarafı bir KGS/OGS edinmeyip köprüde ehi ehi diye cümle âlemden ricacı olurken trafiği kilitleyenler. Bunlara komik deniyor.

* Market kasasında market arabasıyla işi bitince onu öyle yolun üstünde, ağzımıza girer vaziyette bırakanlar. Ama elleri kolları çok dolu tabii, anlayışla karşılamak gerek. Bunlara yoğun deniyor.

* Her türlü haysiyetsizliği, terbiyesizliği, kabalığı yapıp sonra masada tuz isterken
“Ayy çok özür dilerim, o kadar zahmet olacak ki, ama mümkünse yani, gerçekten çok mahcubum ama tuzu rica edebilir miyim”cilik oynayanlar. Bunlara zarif deniyor. ( bu kategoriye taksi sırasına kaynayanlar da girsin lütfen)

* Dolaşıma 40 türlü yalan, iftira sürdükten sonra gün gelip bunları o yapmamış gibi davranabilenler. Bunlara kin tutmaz deniyor.

* Bir de her sabah erkenden kalkıp, dahası uyanır uyanmaz da sisteme dahil olanlar. Bunlara benim kitapta mucize deniyor. Karşısında gıptadan kıskançlığa kaydığım grup da bu olsa gerek.( erken kalkmaksa beni listeye yazın, sisteme dahil olmaksa bir kere daha yazın)

ps. Başlık şarkısı Jehan Barbur- Yoluma Çıkma

ps.2. Resimleri aynı adresten almaktan usanmadığım gibi adresi yazmaktan da usanmıyorum.

8 yorum:

varol döken dedi ki...

* bangır bangır müzik çalan alt kattaki kardeş ajans için bile tek düşündüğüm bizim ajans logolu kulaklıkları bir sabah masaya bırakmaktı... yaptırmadılar bu protest eylemi bana... ben de açmadım ağzımı bir daha:)

* çocuk konusuna bambaşka bir yorumda uzun uzun değineceğim... öyle değineceğim ki belki birileri bir dur der çünkü pastaneye gelene kadar önce çocuğu yapmamak lazım...

* cips yedikten sonra bile bir yere dokunamayan bir adam olarak rahat sayılmam, rahat olmak da istemem, cips yedikten sonra elini yıkamayanı da fena rahatsız ederim, bir de gazete var tabi ama korkutmayayım kimseyi şimdi:)

* benim evime yemek girmez

* bunlara maymun iştahlı deniyor, tembel deniyor, amaçsız deniyor, varol deniyor...

* ben araba park edemem, araba da sevmem zaten...

* tartışmam hiçbir AVM ile...

* insan değilsiniz...

* komik değilsiniz...

* yoğun değilsiniz...

* bende tam tersi, genelde naziğim ama tuzumu haşince isterim, şekerimi haşince isterim bir tuz için yalvaramam kimseye gerekirse tuzumu kayadan çıkartırım...

* kan da tutmaz beni kin de... kunta kinte...

* 9.05 te uyandım bu sabah... buraya kadan gülümseyerek okuyan malumafatrustan küfrümü yedim, sistem zincir halkasında hak ettiğim yerimi aldım...

malumafatrus dedi ki...

küfür mü? Kuru iftira... Daha öncede söyledim, herkes kendi tercihlerinin bedelini yaşıyor, bu sebeple benim ( şirket ben başladığımda burada çalışmıyordu ama ) erken kalkmamın tek suçlusu yine benim. Bu sebeple de benden 3 saat geç uyananları kıskanmak yerine, kar yağarda işe gitmem belki diye umut ederim. tabi şu da var 9'da kalkmak için ben alarm bile kurmam

Fery... dedi ki...

Öğrenciysen, bekarsan, yalnız yaşıyorsan kaçınılmaz son o kalorifere vurulur, kapına bile dayanılır volume artışına gerek yok bunun için...Ama lafı gediğine koyan onlar mı olur ben mi... Sen tahmin edersin bence :)

Ayy yok artık... hiç şahit olmadım olursam da bunu beceriklilik olarak değil terbiyesizlik olarak değerlendiririm.. He bir de evet ya emziren kadın neden bu kadar rahat... Her yerde açıyor... Erkek olsam kadından soğurum yemin ederim...

midem bulandı... rabbim sen temizle böyle insanları çevremden :)

beyaz peyniri yıkamıyor musun, peynir yıkanır kuzum sen anneciğinin o dersini kaçırmışsın bence :)

:)) Enformatik bu işte her şeyden biraz bil ama hiçbir şeyi tam olarak bilme :)) Endüstrü Mühendisliği de bu :P

arabam olursa belki bir gün bu yarışa girebilirim ben de :P kentli olmaya adayım yani :P

iki şeridin ortasına park eden ya kör ya da beceriksizdir başka da bişi değil...

ben de çok sinir oluyorum bu tiplere, emniyet şeridi boş olmalı her daim...

OGS nin KGS nin mantığını yerle bir ettiler sağolsunlar...

yoğun ona denmez, bir danışmanla tanışmak gerekir yoğunun ne demek oldugunu anlamak için denetçi de olabilir :P

bunu değerlendiremeyenler otursun düşünsün bence, bunca kibar tuz isteyen adam diğer tarafta haysiyetsizin allahıysa ve zarif olarak nitelendirilebiliniyorsa (bu nasıl bir kelime oldu ya :P) kendisine kocaman bir bravo derim..

nefret yüktür yüce düşünür oivaivo (böyle mi yazılıyordu bu) der ki we should forgive but not forget...

erken kalkmak mı, ne zaman zor gelmeyecek acaba :(

malumafatrus dedi ki...

Fericim, yazma şevkin geldiğinde ve zamanın olduğunda bence komşularla yaşanılan diyaloglar başlığında hatırlarını yazmalısın. Bu arada hatırlayamadım, Kemal miydi peki sizin o eski çok değerli yöneticinizin adı?

Bu arada sana erken kalkmanın zor gelmemesi gibi bir şey olmayacak, sadece belki bir gün erken yatmayı öğrenebilirsin diye umut ediyorum.

Fery... dedi ki...

Evet kendisi Kemal Bey olur ama onun dışında da bizde hikaye çok gecenin bir yarısı saç baş yapılı full makyajla kapımı çalıp çok merak ediyorum topuklu ayakkabılarla napıyorsunuz gecenin bu saatinde diye bıdı bıdı eden hatunun gözüne ceyo terliklerimi soktuğumu bilirim :) deli mi ne bak yine sinirlendim...

he bir de erken kalkma işi için erken yatmak iyi bir başlangıç olabilir ama bu da zor :P

varol döken dedi ki...

bizim apartmanda pazartesi verdiğinde gece 2de kapını şu sözlerle çalıyorlar:

- oğlum parti varsa bizi neden çağırmıyorsun?

apartmanın yöneticisi de benim ayrıca...

(varol döken uyuz etme komitesi iftiharla sundu:)

Fery... dedi ki...

sizin apartmanda partinin adı da pazartesi sanırım :P

(fery uyuz etme komitesi iftiharla sundu:))

varol döken dedi ki...

bizim apartmanda her gün parti... adı da mutlu son apartmanı zaten:)