25 Ocak 2010 Pazartesi

"mutluluk fonda kaldı, karlı meteorlu korkulu bir dekor yarattık"


kARDan hayat;
  • Büyükşehir'i bilmem ama Beşiktaş belediyesi çalışıyor sayın okur. Bizim ara yolları Pazar sabahı temizlemekle kalmayıp, Pazar günü taksi, otobüs bulamayanları ring seferleri ile Ihlamur'a bile indirdiler. Eğer sokak hayvanlarını da bir şekilde sıcak bir barınağa alıyorlar benden 10 puan kendilerine.

  • Ben cidden çok merak ediyorum, bir köpek kar soğuğunda ne kadar üşüyordur diye. Hayır üşümüyorsa hiç boşuna üzülmeyeyim. Ama kedilerin kar üzerindeki yürüyüşlerinden üşüdüklerine dair hissiyatım epey arttı.

  • Tabi bir de malumunuz kuşlar var. Kendilerinin aç karınları doysun diye koyduğum tüm ekmekleri yerken düşürdüklerinden, birkaç sefer inatla yeni ekmek koydum. Ama kendilerinin kuş beyinli olduklarını ve yere düşen ekmekleri yemeyi düşünmeyeceklerini idrak edip, bu sabah boş bıraktım camı.

  • Evimizin yokuşta olması, eğer yürüyen biz değilsek çok eğlenceli bir hal alabiliyor. Cumartesi kısmi ev buhranından da bu eğlence sayesinde kurtulduğumuzu itiraf etmeliyim. Acımasızlık da olsa o yokuşa araba ile girmeye çalışmak da, sağa ve sola dönmeye çalışma da aptallık bize göre. Yine de fren yaptığı için sağdaki apartmanın otoparkındaki araca küt diye çarpan aracın sahibi bizi dövmeye gelmedi ya, kendisini anlayıştan ötürü kutluyorum.

  • Yazın tatildeyken tuzlu su iştah arttırır derler ama asıl kar vakti evde olmak insanın iştahını arttırıyormuş, bunu da anladım. Kar hali en çok araba tamircilerini ve yemekçileri mutlu ediyordur diye düşünmekteyim. Bu sebeple de kuryecilere yüklü bahşiş verilsin ve nerede kaldı bu yemek sorusu sorulmasın istiyorum.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Bir mağazada görevli olmayan birine bakar mısınız diye sormak korkusu sadece bana ait bir histeriklik değildir diye umut ediyorum. Bu konuda çok dikkatli olsam da biri bana böyle hitap ettiğinde ( bir kere de olmuşluğu var) ne ifademi değiştiririm ne de ters ters cevap veririm. Bundan ötürü böyle "ne münasebet beni personelden sanarsın" tavrındaki insanları da anlayamıyorum.

  • Hafta sonu bir iki mağazasını da ziyaret ettiğim için İpekyol'un mağaza görevlilerinin de çok kazulet bulduğumu da belirtmek isterim. ( Sebebi indirim vakti 2. kalite ürün satmakla beraber müşteriye de 2. sınıf müşteri muamelesi yapmak olabilir muhtemelen)

  • Sinema seanslarımdan öğrendiğim kadarıyla Mahsun Kırmızgül'ün Amerika'yı sallayacak New York'da 5 minare eserinin de Kasım 2010'da viyona gireceği müjdesini vermekten sevinç duyarım.

ps. Başlık şarkısı Boğaziçi- Kenan; sözler yanılmıyorsam Sıla'nın.

1 yorum:

varol döken dedi ki...

ben öyle bir bakar mısınız'a buyrun dedim, bunun bir beden küçüğü var mıydı dedi, bilmem dedim ben bir bakayım...

mağazadan çıktım gittim:)