29 Ocak 2010 Cuma

"kazandığını sanma, kayıplarına bak biraz"


  • 1 haftalık yazı etiketlemesi pilot sürecinin ilk tepkisi dün geldi. Peki ne oldu ilk tepkimiz , “manasız”. Oraya manasızı koyup da tıklanmamasını beklemek çocukluk olur ama ilk tepkinin manasız olması çok derinden sarstı beni. Sonra düşündüm tepki verilmemesi mi daha kötü tepkinin kötü olması mı karar veremedim. Eleştiriye de çok açık olduğumdan, tepki etiketlerini kaldırmak için Pazar gününe kadar beklemeye karar verdim.

  • Aç karnına çay içmek mideyi nasıl fena ediyorsa, yeşil çay içmek de aynı etkiyi gösteriyormuş, bugün test ettim. Bitki çayının zararı yok yalanlarına ben kandım, siz de kanmayın ama yine de tok karnına yeşil çay içmeyi deneyin. Bir süre sonra güzel bir alışkanlık oluyor.

  • Okumuşsunuzdur Fatih Aksoy, Ağca’yı bir yarışma programına çıkarmayı düşündüğünü ama ekibinin bu teklifini beyan etti geçen günlerde. Kendisinin savunması bir katilin 30 yıl yattıktan sonra artık cezasını çektiği ve normal hayata dönebileceği yönünde oldu. Şahsen bir insana ne olursa olsun ikinci bir şans verilmesinden yanayım. Ama yani bir can almanın bedelinin de 30 yıl veya 50 yıl hapis yatmakla da ortadan kalkacağını düşünmüyorum. Kaldı ki ben kendisinin ağzından pişmanım lafını da duymadım. Hani bir anlık cinnetle yaptım, pişmanım falan filan diyen katili bu şekilde savunursun ama hala psikopat olan, bir tane kameranın bile çekmemesi gereken bir zavallıyı ekrana çıkartma, bundan para kazanma hırsı çok zavallıca geliyor bana.Tabi asıl bu insanı merak edip, izleyecek olanların da zavallığını ayrıca tartışmalıyız.

  • Para biriktirmek için bence kış ayı ideal bir mevsim. En azından benim gibi arabasızlar için. Kat kat giyinip, alışveriş merkezine giden bir bünye için o lahane halden sıyrılıp kıyafet denemek kadar işkence edici bir şey yok. Ama bazıları tek başına da olsa, valizden hallice bir spor çantası kocaman şemsiyesine rağmen alışveriş edebilir, onu da test edip onayladım.

  • Aslında ben tek başına alışverişe mağazaların yanıltıcı aynaları yüzünden şiddetle karşıyım. Mağaza görevlilerinin bugüne kadar aslında bu da kalçanızı daha büyük gösterdi, belinize de pek oturmadı, bence almayın dediğine de tanık olmadığım için alışverişlerde yalnızlar buluşsun istiyorum. Ben mesela cidden yalnız ve kararsız gördüğüm insanlara yardımcı olabilirim ama azıcık hadsiz yorum yapacağımdan da hoş karşılanmayabilirim. Gerçi şu da var, geçen gün karşımdaki soyunma kabini boş mu dolu mu diye düşünen kadına, orası boş dedim diye bana pantolonunun ( ki ben de karşı kabinde idim) 38 bedeni var mı diye sorması iyi niyetin yanlış anlaşılacağının da bir kanıtı ama yine de denemekte fayda var diye düşünmekteyim. (Peki ben daha önce rekabet kurulu bu mağazaların aynalarına da el atsın diye fikriyatımı ortalara saçmış mıydım?)

  • Bir de ben dar yollarda rahat rahat ve yavaş yavaş yürüyenlere savaş açabilirim, onun da uyarsını şimdiden vereyim.

    Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • J.D Salinger ve Çavdar Tarlası Çocukları, benim için hediye eden kişi ve hediye ettiği zamandan ötürü çok özel ve anlamlıdır. Çok klişe bir tepki olarak yakın zamanda tekrar alacağım elime kitabı, JD Salinger’in bize neler bıraktığını tuhaf bir buruklukla okumak için.

  • Ve yazının resmi de dünün bir başka kaybı Ömer Uluç’tan. Manasız bir laf biliyorum ama ikisinin de ruhu şad olsun.

ps. Başlık şarkısı bana biraz umut ver- Bülent Ortaçgil

12 yorum:

varol döken dedi ki...

fatih aksoy'un da ağca'dan eksiğinin olmadığı fazlasının olduğunu bil yeter...

mavi jeans anayasasını sen ve senin gibi düşünenler için yazmıştım zaten... soyunma odası kabinlerini daha eğlenceli hale getirebiliriz hep beraber...

holden caulfield...

malumafatrus dedi ki...

ya bu benim bahsettiğim mağazanın soyunma kabininde ayna bile yok. Sanırsın o kadar ucuza satıyorlar ki, ayna almaya paraları yok, aslında alakası yok. ne mantıklı yapılırsa yapılsın soyunma kabininde ayna olmamasını anlayamam. Spor ayakkabı, eeyore'lu çorabımı giymişken elbise denerim evet de, bunu aynada görebilmek için halka açılmak niye?

Çavdar Tarlasından sonra Gönülçelen'i de oku diyorsun yani?

varol döken dedi ki...

çavdar tarlası çocukları ile gönülçelen aynı kitap:)

şaşkınlığına ayna tuttum öğle vakti...

mervetan dedi ki...

bi de yanında biri olsa da olmasa da alışveriş yapmayı beceremeyenler var, bunlar için öneri dolu bir yazı bekliyorum senden..

malumafatrus dedi ki...

Varol; şaşkınlık mı, bildiğin ahmaklık bu yahu:( kendimden utandım ve sustum.

mervecim, benle alışverişe çık, uygulamalı olarak gösteriyim sana o süreci.sonra mali tablon da bir güzel sarsılsın. ama ikimiz için daha başka planlarım var,bunun için de bir süre para harcamamız lazım.

Fery... dedi ki...

aaa artık yorum yapmayıp tepki mi vereceğiz :) hemen vereyim :) şahane dedim ama ilk tepki olduğu için bol davrandım :)

Kuzum böyle skala mı olur hiç yoktan 5 li skala yaratmalısın bilesin...

varol döken dedi ki...

günle gece
baharla kış
kurtla kuzu
seninle ben
aşk ve nefret
savaş barış
karışıyor birbirine

uzak olan
yakın kalır
güle güle erguvanım
yetiş bana dedin ama
sen akrep
ben yelkovanım

erguvani gözlerinde
kış uykusu kalkmıyorsun
erguvani gözlerine
bahar gelmiş açmıyorsun

Fery... dedi ki...

eee ama bu çok güzelmiş... Şarkı halini merak ettim ben şimdi de...

uzak olan
yakın kalır

kesinlikle...

varol döken dedi ki...

http://www.youtube.com/watch?v=-tTZdQ5Y5-I

bu şarkının üstüne yazmıştım bu sözleri...

malumafatrus dedi ki...

fericim şahane tepkin için teşekkür ederim ama gereksiz oldu bu etiket işi, pazara revizyona girerim. Ama yine de manasız tepkisini işaretleyene vicdansıza burdan selam etmek isterim.

varol, bizim bu köyde youtube'a erişim yasak, bu sebeple de akşama şarkıyı dinyeceğim ve ilk yazıya da başlık olarak "erguvani gözlerine
bahar gelmiş açmıyorsun"'u koyacağım.

Bu arada bu şarkı sözleri gayet bizim yazı ve yorumların üzerine de yazılabilirmiş, şüphelenmedim de değil hani:))

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

yazıyı okurken kafam halen bu ağca denen adama yapılan dans yarışması jürisi olması ile ilgili teklife gitti. rüyama giricek o kadar.. tam anlayamadım inanki bu sefer yazıyı :/ olsun neyse...

ama başlığın şarkısı iyi olmuş.. bigün de sezen çalsan, sevindirsen şu garibi :/

varol döken dedi ki...

bu şarkının sahibi akrep diyeyim ben sana sen anla:)

manasız güzel bence ya... bırak manasız olsun... mana arayan boşa arayandır:)

(valla ben işaretlemedim ya:)