5 Ocak 2010 Salı

"içini dök düşünmeden, hiç üzülmeden, sonra sen sen olursun"


Bir yazı ve 2 tespit üzerine türetilen fikriyatlar bohçası

Uzmanı Çağatay Öztürk ile Twitter'i konuşmuş.. Öztürk de çok çarpıcı açıklamalar yapmış.. "Ben söylemiyorum.. Amerika'da katıldığım bir kongrede, dünyaca ünlü uzmanlar söylüyor" diye.. ( zaten amerikalı uzmanlar söylemezse ben hiçbir şeye inanmam)
Geçen yıldan beri dünyada bu Twittircilerin sayısı 1500 misli artınca, ruh sağlığı uzmanları "Ne oluyoruz" diye toplanmaya başlamışlar..
Toplantılarda ortaya çıkan sonuç..
"Twitter yazanlar teşhirci.. Okuyanlar röntgenci.."
Amerikalı ünlü Psikolog Abraham Maslow "Çocukluklarında anne ve babaları ile yanlış ilişkiler kurup kişilik sorunları ile büyüyenler, twitter gibi sanal ortamlarda kendilerini var etmeye çalışırlar" demiş. "Böyleleri etraflarında bir ortam yaratıyorlar ve bir yere ait olma içgüdülerini tatmin ediyorlar.."
Dahası.. Freud'un Kastrasyon Kompleksi.. Özelini mahremini herkese açanlar, penislerini (Serdar Turgut'un alanına girdik işte) kaybetme kompleksinin bir uzantısını yaşayanlarmış..
Daha da dahası..
Twitterciler teşhirci ya.. Yaşlandıkça teşhir ettikleri şeyler birer birer ellerinden gidiyor ya.. Teşhir edecek şeyleri kalmıyor.. Bu da onları ruhsal olarak ölüme yaklaştırıyormuş..
Özet..

....

Derin insan Hıncal Uluç'a genç kankaları blog aleminden bahsetmedikleri ve kendisi şu an Ayşe Özyılmazel ve Oray Eğin vasıtası ile sadece twitter'ı bildiğinden onu suçluyor ama ben kendisine söyleyeyim, twitter aleminden daha da teşhirci bir blogger ortamı var.(Aslında bir de sırf facebook'a foto koymak için fotoğraf çektirenler var ama o konuya dahil olmadığımdan bu seferlik yorum yapmamayı tercih ediyorum). Şahsen bizzat ben kendim myspace kullandığım dönemden beri teşhirciyim,şimdiyse 7/24 online teşhirciyim bunu da gönül rahatlığı ile itiraf ediyorum.

Sürekli artan merak katsayım dolayısıyla da kesinlikle röntgenci sayıldım/ sayılıyorum/ sayılacağım. Hatta öyle röntgenciyimdir ki sizinle bir masada yemek yerken arka masamda oturan insanların neye dair konuştuklarına da pekala hakim olurum. Twitter'la beraber röntgenciliğim ne boyuta geldi varın siz düşünün artık.

Bu derin teşhis ve sayın Uluç'un yorumlarının bünyemde ürettiği soru işaretleri;

  • Twitter kullanmayan, blog da yazmayan Hıncal Uluç'un hayatına dair bilumum noktayı bilmem benim röntgenciliğimden mi, kendisinin teşhirciliğinden mi yoksa sadece gazetecilikten mi kaynaklanmaktadır?
  • Bir araba dolusu kızla gezen Serdar Ortaç ile yanına manken kızları alıp gezen Hıncal Uluç arasındaki fark Serdar ortaç'ın bestelerinin çok tutulması mıdır?
  • Sezen Aksu, AJda Pekkan gibi dostlarına dair özel bilgileri yazı konusu yapan, zaman zaman bundan ötürü suçlanan Hıncal Uluç'un gazetecilik anlayışından twittercılar nasıl nasiplenir?
  • Ve Oray Eğin tabiriyle Hıncal Uluç dolaptan ne zamançıkar?
ps. Başlık şarkısı Koray Candemir- İçini Dök

2 yorum:

varol döken dedi ki...

şimdi bu yazıyı okuyup ne anlarsın sen hıncal, bunak hıncal diyecekler yarın twitter açınca hıncal, hemen follow list'e gidip @hnclulc ne güzel yazmışsınız üstat çok haklısınız demezse ben de twitter'a üye olayım!

(sözüm meclisten dışarı:)

malumafatrus dedi ki...

meclisten dışarı olsun tabi, çünkü nasıl Ahmet Hakan'dan nefret ettiğim için kendisini takip etmiyorsam, H. Uluç'un yazılarını bile okumazken (medyatava bir şey kopyalarsa okuyorum tabi) kendisini twitter'da da takip etmem.

(2010'da keskin cümleler kurmama kararı aldığımdan "etmem herhalde" diye de düzeltebiliriz hedefimizi)