23 Ocak 2010 Cumartesi

"göz bebeklerindeki aydınlık şimdi çok uzak"



Kar ve kışa rağmen ilk akşamında izlenilen Ejder Kapanı fikriyatları;

Ejder Kapanı değişik, ilginç bir senaryolu film mi? Hayır değil.

Sonuç; süpriz mi, bana göre pek değil.

Oyunculuklar; Uğur Yücel'e hiçbir zaman laf edemem zaten ama Kenan İmirzalıoğlu'nun da hakkının yenmemesini rica ederim.

Peki bu Hollywood tarzı bir film mi? Çekimler farkını konuşturuyor ama bu filmi bir Hollywood filmi gibi diye lanse etmek gereksiz bir iddia.

Dizi şirketinden film yapımcısı olur mu? bence olmasa daha iyi olur.

Filmin beni en rahatsız eden özelliği; dizilerde izlediğimiz çoğu oyuncunun farklı farklı sahnelerde karşımıza çıkması ( yine de İlker aksum'un hastasıyız o ayrı)

Ceyda Düvenci'nin oynadığı karaktere gerek var mı; bence yok.

İlla hata bulacaksak; Uğur Yücel'in ses tonu, Kenan İmirzalıoğlu'nun da şivesi ara ara da olsa normale dönüyor.

Berrak Tüzünataç'ı her şeye rağmen çok mu güzel ? Tabi ki. Galadaki makyajlı halini görünce sade halini daha çok beğendiğimi de belirtmek istiyorum.

Ahmet ümit ( ben polisiye anlamında bir onu bildiğim için) okuyorsanız, film size çok yakın gelebilir, en azından bana öyle geldi söyleyeyim.


Birileri size filmin temposu çok hızlı derse, sizi kandırıyor olabilir bu konuda sizi uyarmak isterim.

Filme dair yeteri kadar kopya vermemişim gibi, asıl baklayı da ağzımdan çıkartmak istiyorum. Nejat İşler filmde afişi olmaması gereken bir yardımcı oyuncu, Nejat işler de oynuyormuş diye filme gideceksiniz hayal kırıklığına uğrarsınız söyleyeyim.

Filme dair notum; 7.5-8 arası bir yerler. Sıkılmadım ve beklentilerinizi yüksek tutmadığınız sürece sizin de sıkılmayacağını düşünüyorum türünden bir densiz yorum yapabilirim.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Hava şartları yeteri kadar zor değilmiş gibi, bir de metronun yanlış çıkışından çıkıp daha çok yürümek, taşıdıklarımdan ötürü tükenmek Murphy'nin suçu mu benim aptallığım mı sorusunun cevabını biliyor, ama dillendirmek istemiyorum.
  • Güzel insan Engin Atsür de arkadaşları ile sinemaya gelmişti ama Ejder Kapanı dışında bir film izlediğinden, kendisi ile aynı filmi izleme şansı bulamadık maalesef. Kendisinin hayranı olan geçn baskebolsever kızlara; en azından dün akşam için yanında kız arkadaşının olmadığını da belirtmek boynumun borcudur.

ps. Başlık şarkısı; Bir Hüzün şarkısı - Zuhal Olcay

4 yorum:

( f ) ( k ) ( h ) dedi ki...

neden bu filmde diğer bütün türk filmleri gibi (tamam kabul ediyorum hepsi değil) sevişme sahneleri ile konuşuluyor?? yahu yok mudur bu filmlerin şöyle sanatsal bir tarafı??

malumafatrus dedi ki...

bu iş bana göre tavuk-yumurta hadisesi gibi bir şey. Para kazanmak için film yapan bir yapımcı, o filme seyirciyi çekmek için her yolu mübah sayabiliyor. Basın da genelde F segmentine hitap ettiğinden, filme dair merak uydurmak için en basit yolu tercih ediyor. Peki bir yönetmen o senaryoyu okuduğu vakit, hangi sahnenin konu olacağını bilmiyor mu, tabi ki biliyor. Neresinden tutsan elinde kalıyor yani.

varol döken dedi ki...

bu postta da sadece berrak tüzünataç'ın güzelliğini onaylamak ve nazarımızda türkiye'nin en güzel kadını olduğunu belirtmek için dolanıyoruz...

türk, aksiyon, korku, macera, bilimkurgu filmi çekemez, bunu da defaaten ve filmi izlemeden önden bildirelim...

malumafatrus dedi ki...

ben yine de trt'de bir dönem yayınlanan karanlıkta koşanlar dizisini polisiye anlamında sevmiş ve beğenmiştim, hakkının yenmesine şiddetle itiraz ederim:)