4 Ocak 2010 Pazartesi

"gazetelerde yazılanlar planlar olabilir mi acaba?"



Her şeyi başımıza bu Bridget Jones sardı aslında.

O kitaplardan önce yeni yılla beraber yeni kararlar alan ahalinin sayısı eskiden de bu kadar çok muydu gerçekten? Gerçi ben o zamanlar ağır depresyonlarda olduğumdan etrafımda olan biteni pek farkedememiş olabilirim.

Ama yani bugün spor salonunu görünce oharey demeden kendimi alamadım. (Ben neden bunca zaman diyet ve spor kararı ile başlamadım 1 Ocak'a, bunu da çözemiyorum.) Bir de bendeniz bu ortamlara hala pek alışık olmadığımdan, o kalabalığın hep olacağı yönünde bir korku yarattım dertsiz başıma. Akabinde de B planı olarak da 8'den sonra spora giderim bir süre artık ne yapalım diye de acil durum senaryomu hazırladım derin nefes eşliğinde.


Kıssadan hisse, iş, trafik, seyahat, hobi vb. her konuda bir düzene dahil ediliyoruz. (Bilinçli veya bilinçsiz.) Hiç olmadı ben sizden değilim diyerek aksi yöndeki dahil olmayanlar grubuna katılıyor, "sağlıklı hayat mı ay ne sıkıcı" diyoruz.

Bense bazı derslerde; oha len insan kendine bu eziyeti çektirir mi diyor, bir yandan kaytarmanın yolunu ararken, öte yandan da çok iyi yapmalıyım artık bu hareketleri diye kendi kendime gaz veriyorum. Bu kadar çok sıkıntı çekeceğime ölüm orucuna gireyim daha iyi diyorum, ama sonra işte ders bitince, yavaş yavaş kendime gelince tüm acılar ve akabinde kararlar unutuluyor.

Anlayacağınız ben ve rutin paradoxum 2010'da kaldığımız yerden - kelebek gibi uçup arı gibi sokarak- devam ediyoruz.

ps.1. Sırf Ocak'ın ilk haftası, sigarayı bırakma spora ve diyete başlama kararı alanların büyük çoğunluğu ikinci haftada vazgeçtiklerinden bu hafta bolca yemek yemeği, haftaya da diyete başlamayı düşünüyorum.

ps.2. Başlık şarkısı Hariçten Gazelciler- Ne Hususta

Hiç yorum yok: