24 Ocak 2010 Pazar

"Elma diyorum çıkmıyor, artık onu mu seviyor?"


Diyet Yiğit Karaahmet yazısından sonra bozulduğu için, Radikal'den Begüm Soydemir'in yazdığı Ayşe Özyılmazel analizini seve seve kopyalıyorum. Amaç bakın herkes aynı şeyi söylüyor değil, benim gibi düşünen başkaları da var amacıyla kopyalanmaktadır.

Bu yazı için;

Hıncal Uluç; Ayşe o kadar başarılı ki herkes onu konuşuyor türünden bir tepki verir gibi düşünürken,

Haşmet Babaoğlu ne der ne yazar bilmiyor, okumadığım için tasavvur edemiyorum.

Oray Eğin'in tüm korumacılığı ile "Kadın kıskançlığının vardığı boyutu görmek için: Radikal'deki Ayşe Özyılmazel yazısı. İçten içe Ayşe olma arzusunun düşmanlığıyla yazılmış." diye nitelendirdiği satırlar için ben ağzına sağlık Begüm Soydemir diyorum.

....

4 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

harika bir yazı. hiç çamur atma, yerin dibine batırma yok. olan biteni kronolojik sırada yazmış, eh durum ortada!

bu yeni tarz köşeyazarlığın/gazeteciliğin ilk temsilcisi Ayşe Arman yıllardır eleştirilir. ama ona yazılan eleştirilerden hiç biri bunun gibi gerçeklere beyanatlara dayalı değil, ons "hep seksten bahsediyor" diye vurmaktan öteye gidemiyorlar, çünkü kadının belli bir kalitesi var. iki Ayşe arasında dağlarr kadar fark var.

Esterhazy dedi ki...

bence begum soydemir'in yazisi sahane bi yazi... gercekten yazida herhangi bi yerme, -hedefteki insan Ayse Ozyilmazel bile olsa- bi asagilama, gereksiz bi yerme durumu yok. Durum aynen anlattigi gibi...

Ki ben Ayse Ozyilmazel'den hazzetmemekle beraber, ondan nefret de etmiyorum sanirim. Ben de onda olan firsatlara sahip olsam ayni yolu izlerdim sanirim; sadece biraz daha adamakilli bi insan olmayi secerdim o kadar. Bu kadar cig olmak istemezdim yani.

Oray Egin ise cok baska bi hikaye... O kadar kisiliksiz, o kadar korkunc bi insan ki yazdigi, dusundugu hicbi sey beni sasirtmiyor. Ayse Ozyilmazel'e "baak Ayse senin icin neler neler yaziyorlar" diyip de ortami alevlendirmek icin ornek gosterebilecegi en son yazi bu. O kadar da salak hani...

varol döken dedi ki...

esterhazy güzel özetlemiş... faraway close da iki ayşe arasındaki farkı iyi ortaya koymuş... ayşe arman, her şeyden önce bir röportajcıdır ve sadece röportaj yapmak için öğrendikleriyle diğer ayşe'yi enerjili götürür enerjisiz getirir... begüm soydemir gerçekten gazetecilik dersi vermiş, bizim eski iletişim fakültesine asılmasını öneriyorum hazır bu tür gündemler modayken...

ancakkk sayın blog sahibi bu ve benzeri yazılarla ayşe özyılmazel sevgimi sarsmaktasınız bilesiniz... zaten hafta sonu yine iki tabak yıkayınca sinirlerim tepeme çıktı, üstüne bu yazı, hiç olmadı, enerjimi benden aldı:)

malumafatrus dedi ki...

Ozan benim durumum da seninle aynı, hazzetmiyorum ama nefret de etmiyorum. Ayşe Özyılmazel için edilecek tüm lafları ettiğimi düşündüğümden artık Oray Eğin'e dair derin hissiyatlarımı ( sevgi dolu olmayan) satırlara dökmeye başlayacağım. Hafta içi Nişantaşı cafelerinde gezebilsem, ne gözlemler yapardım ama şimdilik medya dedikoduları eşliğinde antipatiklikten karakter tahlili yapacağım.

faraway, yazının güzelliği tek tek ele aldığında önemsiz gelebilecek şeylerin bir araya gelerek anlamlı bir bütün ( AÖ'nün aksine) oluşturmasında bence. Ama şunu da itiraf ediyorum, kendisi daha çok söz ettirecek kendisinden.Ne yazık ki, bir rüzgar gibi geçip gitmeyecek hayatımızdan.

varol; düzeltmekten takdir edersin ki gurur duyarım; farawaysoclose, bir nick tercihi olduğundan bitişik yazılıyor, ona da dahi anlamındaki de'ye gösterdiğin zulmü göstermemeni rica edeceğim.

Yazıyı yazan değil sadece kopyalayan olduğum bu sebeple en azından bu yazı için suçlu değilim. Yıkadığın bulaşıkların sorumlusu olarak ise Murat Dalkılıç'tan feci şekilde şüpheleniyorum.