21 Ocak 2010 Perşembe

"denize yağmur düşerken bitişleri ölüşleri sevdim"


Yazmıyacağım dedim.

Oray Eğin'in Ayşe Özyılmazel artık 1. sınıfa çıktı demesinden ötürü okumayı da bıraktım.
Ama işte ne yazık ki bugün başlığa kendimi kaptırıp yazıyı okudum. Okumaz olaydım.
Bu denli hadsiz, bu denli şuursuz bir yazı uzun süredir okumamıştım, bu sebeple kusura bakmayın diyetimi bozarak Ayşe Özyılmazel'e iki kuple laf edeceğim.

Yazıyı okuyanlar Yiğit Karaahmet'in medyanın en güçlü figürü olduğunu düşünürler ki, Yiğit Karaahmet'in yazılarını azıcık okuyanlar bunun ne kadar komik olduğunu gayet iyi bilirler. ( Kendisi haftada bir Pazar günleri yazı yazıyordu AKşam gibi kaçıncı sınıf olduğunu bilemediğim gazetede. O da sürekli her Pazar olamıyordu reklamlar sayesinde)

Ayşe'nin kini; kendisine ( hafif meşrepin hafif olmayanını ima eden tanımlarda bulundu) ve ablasına ( eski sevgilisine gay dedi) Madi Clara aracılığı ile yazdığı yazılardan. İşin ironik olan kısmı, o sitenin gönüllü reklamcısı Oray Eğin ve Tuğçe Tatari ile dost sohbetlerinde buluşuyor artık Ayşe Özyılmazel. Madi Clara'da yazılarınların adı üzerine kötülükle eş değer olduğunu tartışmaya sanırım gerek yok, bilmiyorsanız o sitenin tozpembe olmadığını hatırlatmak isterim.

Yiğit Karaahmet'in de doğru, düzgün bir adam olmak gibi bir gayesi olduğunu düşünmüyorum. Ama kendisinin Oray Eğin'den daha sinsi olacağını da kesinlikle kabul etmiyorum. Ve her zaman olduğu gibi, yeni doğmuş çocuğu olan evli bir adamla beraberlik yaşayan Deniz Seki'nin iyi insan olma sıfatından ötürü saf, temiz melek statüsünde değerlendirilmesine de kesinlikle itiraz ediyorum. Yiğit Karaahmet sadece sözle insanların hayatını mahvederken, Deniz Seki Aşk Kazası'na tutulduğundan masum değil mi?


Yiğit Karaahmet'in kankası denilen insanlar çıkarcı, nabza göre şerbet veren insanlar olduğu için zor gününde pek tabi ki yanında olmayacaklardır.

Ayşe Özyılmazel kartlarını açık oynayandan korkmak yerine, sinsice bugün yüzüne gülenlerden korkmasını gerektiğini de illa ki bir şekilde ( acı olmamasını umalım) öğrenecektir. Kimse Ayşe Özyılmazel gibi, Gülben Ergen gibi herkesiseven insan türünden olmek zorunda değil. Az ve öz insan sevmek, veya kimseyi sevmemek bir tercihtir. İnsanlar hatalar yapar, insanlar ah alır ama 2 -3 tane hamuru belli insan zor gününde yanında olmadı diye böyle çirkin yazıları haketmez. Çünkü bence nefretin de kinin de bir adabı olmalı.

Deniz Seki ile Yiğit Karaahmet arasındaki fark; Deniz Seki'nin her türlü hatasına rağmen kendisine azize gibi davranacak medya destekçileri vardı. Yiğit Karaahmet ise, hiçbir desteği olmadığı için bugüne kadar olduğu gibi bugünde yalnız. Gazeteciliği de biter mi bitmez mi onun kararını verecek son insan herhalde AÖ'dür.

Ayrıca; Medyatava'nın o yazıyı yazma amacı da, iyilik yapayım derken Soner Yalçın; Oray Eğin tayfasına saldırmak. Bunu anlayan zaten o yazıdan böyle bir çıkarıma gitmezdi.

Bu arada ben belki kaçırmış olabilirim ama AYşe Özyılmazel madi clara'da kendisi hakkında yazılar yazılırken köşesine taşıdı mı bu durumu? Yoksa Yiğit'in cevap veremeyeceği bugüne kadar eleştirilerini mi biriktirdi?
Bu yazıdan çıkardılmayacak sonuçlar;
Deniz Seki'ye bu kadar laf ettim diye ileride başıma gelmesinden en korktuğum şey evli biri ile beraber olmak oldu. Allah korusun dileklerimle yazmışsa bozulsun diyorum.

ps. Başlık şarkısı Feridun Düzağaç-Hep Uzaklara

4 yorum:

Esterhazy dedi ki...

ellerine saglik! yazini okurken icimin yaglari eridi yemin ederim. ayse kizimizin o embesil yazisi sabah sabah sinir etti beni de. adamakilli, eglenceli, zeka urunu yazi yazan 3-5 genc kose yazarindan biriydi valla Yigit.

varol döken dedi ki...

ben her şeyden çok 105 gram kokaine takıldım... elleriyle mi tartmış ayşe...

yiğit karaahmet'in yalnızlığının en büyük sebebi paradır... akşam gazetesinde çalışan çok arkadaşım var, bir ara maaşlar 6 ay falan verilmemişti... zaten daha sonra bu olayı ayrıntısıyla öğrenip bilahare yorum yapacağım...

kim kime ne kadar çakmış, bunun hesabını tutmak fena... hele ki kalp kırıklığı ile hapiste yalnız başına kalmayı karıştırmak daha da fena... ne deniz seki melek, ne yiğit şeytan... herkes olabildiği kadar insan işte...

yapmayın böyle...

farawaysoclose dedi ki...

eski eniştesini bilmem ama Ayşe'nin şimdiki sevgilisinin gay olduğundan, ilişkinin de maske olduğundan feci şüpheleniyorum :P

malumafatrus dedi ki...

faraway; ikigüzel erkek klip çekerse o dedikoduların olması çok normal diye düşünüyrum. Ama erkeklerin %40 için gay bu diyen biri olarak, ikisi hakkında da daha bu şüpheye düşmediğimi açıklıkla itiraf edebilirim:))Her şekil ve şartta ilişkiye verdiğim maksimum süre 3 ay 12 gün.

ps. Oray Eğin'in de twitter'da bu ilişkiye dair notunu da ayrıca paylaşmak isterim. "O kısa boylu şarkıcının Ayşe'yle beraber olmasına bir açıdan çok sevindim: Demek ki Murat Boz'la çocuğun ilişkisi yalanmış..."

Esterhazy; bugün sözlükte kendisi için yazılmış yazıları okudum, en azından senin benim gibi düşünen ( ve yiğit karaahmet'i de tanıyan) bir azınlık olduğunu gördüm sabahki hırsım kısmen azaldı.

Varol; akşam'da çekilen sıkıntılar hep konuşuluyor, ben de tabi daimi merakımdan ötürü bu konunun da detayını merak ediyorum. İçeriden sızdıracağın haberleri paylaşırsan bahtiyar olurum:)