24 Ocak 2010 Pazar

"bin umut yılı sonra kim bilir hangi göktesin "



Avatar... Üç boyutlu aşk filmi...

Planlarımdan ufak bir sapmayla da olsa dün akşam Avatar'a gidebildim. Kar yağmıştı, hayat kısmi tatile girmişti, yapılacak en iyi şey evde veya sinemada film izlemekti. Biz kendimizi sokağa atmak için, acaba bu sefer olur mu Avatar dedik ve golü 90'a çaktık.


Gündüz yaşanan bir kaç deneyimden ötürü, herhalde taksi bulamaz ve sinemaya kadar yürürüz diye düşündük. Bu sebeple lahana gibi sarmalandık ve yollara düştük. Beklediğimiz maceralara girmemize gerek kalmadan taksi bulup, rahat rahat sinemaya ulaşabildik.


Ruhsuzluğuyla meşhur bu alışveriş merkezimiz kar sebebiyle her zamanki halinden de beterdi. Uzun film uzun film diye içimize korku saldıklarından tatlı, kafein tedariğimizi de yaparak keyfimize baktık.





Daha önce de söylemiştim, ben bu tür fantastik filmleri pek izlemem. İzlesem belki severim ama ön yargım olduğu için pek tercih etmem. Ama işte pr'ın gücü sağolsun, Avatar'a bu ön yargımı kırarak girdim. Tek korkum filmin çok uzun sürmesi ve lahanalıktan ötürü sinemada pişecek olmamdı. İkisi de başıma gelmedi pek şükür. Karizmatik 3 boyutlu gözlüklerimizle su gibi geçip gitti vakit. ( bir 5 dk uykum geldi itiraf edeyim)


Sonuçta;
  • Adamlar emek vermiş, sırf bunun için bile izlenilesi bir film Avatar.

  • Filmin nasıl çekildiğini kafam algılamadı tabi, bu sebeple bir yerlerde filmin promosyonu amaçlı kamere arkası görüntülerinin olduğu, oyuncularının konuştuğu bir programa denk gelirseniz bana haber etmenizi rica edeceğim. (olmadı dvd.'sinde anlatırlar diye düşünüyorum)
  • Film bana göre bir nevi kızılderililer( yerliler) ile beyazların savaşı. Sadece teknoloji ilerlediği için başka bir boyutta gerçekleşiyor, iyi de oluyor.

  • Filmin ismini bu kadar duyup, hakkında hiçbir şey bilmemek de pek güzel oldu. Ne izleyeceğimi bilmeden girdiğim sinemadan, gayet mutlu ve uyumadan ( benim için önemli bir kriter) çıktım.

  • Fantastik falan da olsa nihayetinde hissiyatlı bir film Avatar, beni kimse uyarmadı ama ben gitmeyenleri buradan uyarmak isterim.

  • Bu kadar emeğin, teknolojinin, görselliğin olduğu filmde senaryoya falan laf edecek olanlara da buradan sevgi ve saygılarımı sunar, bugün de bir film izleyelim hat trick olsun diye vizyona bir göz atarım.


Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Yazının başında aşk dediysek; karşı cins aşkı olarak algılanmasın bu. Bir nevi mevlana aşkından bahsediyoruz. Yüzeysel isek o kadar da değil.
  • 3 boyutlu gözlüğü cebime atmayı istesem de, filmin sonunda kuzu gibi teslim ettim gözlüğü.
ps. Başlık şarkısı Bir Çiçek Yılı Sonra- teoman


15 yorum:

Fery... dedi ki...

Bi Damla bi ben kaldım sanırım izlemeyen...

malumafatrus dedi ki...

sattın bizi diyorsun yani:))

Fery... dedi ki...

hep demişimdir çok anlayışlısın diye :P

varol döken dedi ki...

ya artık kızlar günü mü yapıyorsunuz, hep beraber avatar fondip mi yapıyorsunuz ne yaparsanız yapın, ben de gönül rahatlığıyla bu filmde beni neyin kusturduğunu anlatayım...

Fery... dedi ki...

Sen anlat Varol ya bizim gideceğimiz yok, kar kış...

mervetan dedi ki...

bi de ben kaldım gitmeyen, bu gidişle de evde izlerim zaten, hem 3 boyut da manasız dedi birileri..

mervetan dedi ki...

he ayrıca 140 dk diye tehlikeli oyunlara gelmedin, uyurum korkusuyla, avatarda uyumadıysan bunda hiç uyumazdın.. ama artık sana bu konuda daha fazla ısrar edecek değilim.. geçti benden..

malumafatrus dedi ki...

sinemada uyumak doğal bir faaliyet ama sizin o tiyatroda nasıl uyuyacağım ben. Bir de itiraf ediyorum, ben tiyatrodan anlamazların kurbanı oldum. ONlar hep bana, tek kişilik oyuna kim olursa olsun dayanamazsın dediler. cehalet işte ben de onlara kandım.

sen de istinyepark'da izle bence, ımax'den mütevellit. 3 boyut dedikleri gibi o kadar da abartılı bir şey olmuyor.

ama kızlar yılmayın, ben gittiysem herkes gider. hem bak kar da var, olmadı kendi kendinize tatil ilan edin ve sinemaya gidin.

varol döken dedi ki...

@fery
size 2 hafta daha veriyorum sonra hep beraber anlatırız hep beraber dinleriz... blogdan bloga sessiz sinema oynanıyorsa orda bile sorarız...

Fery... dedi ki...

ayyy sorumluluk bilinciyle giderim ben şimdi kesin :) ödev almış gibi oldum :)

Zaten mimlenmişim yazı yazma sorumluluğu geldi :(

malumafatrus dedi ki...

kimsenin gitmeye niyeti yoksa ben ejder kapanı'nın sonunu gönül rahatlığı ile ifşa edebilirim.

Fery... dedi ki...

ne alaka diyeceksiniz ama ben yaptım siz de yapın :))

okudunuz mu bilmiyorum da okumadıysanız hani

http://saditekin.blogspot.com/2010/01/bir-roadtrip-ve-punto-evo.html

bugünkü müzik ihtiyacımı giderdim valla :)

malumafatrus dedi ki...

o kadar uzun yazıyı okuma sabrım ve vaktim ancak akşama olur ama anladığım kadarıyla bir elizabethtown durumu mevcut. değilse Allah beni bu bilmeden konuşma huyumdan ötürü nasıl biliyorsa öyle yapsın.

Fery... dedi ki...

Punto Evo ile yapılan bir yolculuk... Müzikleri eminim çok seveceksin sen de :) Sadi, uzun yol şarkıları araştırmış friendfeed de falan. Friendfeed kullanıyor olsaydım Gülben Ergen'in son albümünü önerirdim :P neden mi eee albümün adı uzun yol şarkıları :)

varol döken dedi ki...

bir daha sizin aranızdaki tartışmaların arasına girmeyeceğim... kendimi kübik ekspresyonist bir resme bakar gibi hissediyorum...