16 Ocak 2010 Cumartesi

"belki bu kez kış olmaz, bakarsın sevdan düş olmaz"


Pek muhterem okur "Bir insan reklam sebebiyle nasıl feminist olur? " başlıklı yazımıza hoşgeldiniz.

Ben reklamlarda cinsiyet faktörünün kullanılmasına pek tabi ki karşı değilim, ama bu sığ yaklaşımla da satılsa satılsa kamyon satılmalı diye düşünüyorum.

Ve kısmi olarak reklam olacak ama araba tutkusunun erkeklere özgü olduğunu bilsek de şahane arabalarımızı satmak için cinsiyet ayrımcılığı kulvarına girilmeyen bir şirkette çalıştığım için mutluyum. (bu başka sebeplerden mutsuz olmama engel olmaz)

ps. Hiçbir zaman bir bmw sahibi olamayacağım için de bu yazıyı kedi ve uzanamadığı ciğer olarak da yorumlayabilirsiniz.

ps.2. Başlık şarkısı Badem Ağacı ile Badem


22 yorum:

Fery... dedi ki...

sanırım ben de hiçbir zaman bir BMW sahibi olamayacağım ama onca araba kalabalığında onca trafikte hep dikkatimi çekecek hep off ya ne kadar güzel diyeeğim ambleme haytanlığım ömrümce sürecek falan filan...

malumafatrus dedi ki...

yani reklam bmw ile arama giremez diyorsun?

Fery... dedi ki...

BMW ile bir aram olursa değil reklam babam gelse giremez :)

mordred dedi ki...

bence süper olmuş çalışma, mesaj direkt çatala asıyor topu, daha ne olsun. en azından bildiğim
kadarıyla bmw ya da başka her hangi bir araç ile alakası olmayan şu yazarcıya bu yazıyı yazdırıyor mesela.
olmuş bence:)

varol döken dedi ki...

ben reklamı anlamadım dersem, meslek elden gider mi:)

fery, blogun köşesine as bir logo, tıkladıkça hesabına 50 kuruş gelsin, günde 100 ziyaretçiden ile ortalama 3 senede alırsın bi tane:)

Fery... dedi ki...

Varol gerçekten mi :)) yapayım o zaman ben bunu ama saf ve temiz blogumu ticari bir amaç için kullanmasam ay çok çıkmazdayım :P

varol döken dedi ki...

dur o zaman ben açayım, hazır kirlenmişken ruhum da blogum da:)

birbbmwistiyorumcokseymiistiyorum.com diye ayrı bir site de açabilirsin tabi...

ama illa bmw olsun, ben markanın hastasıyım dersen ben sana bir bmw 2002 alayım:)

Fery... dedi ki...

valla benimki gerçekten BMW hayranlığı nerden çıktı bilmiyorum bir gün gözlerimi açtım BMW dedim :) mesela getir AUDI TT yi elimin tersiyle iterim tamam itmeyebilirim ama tercih yaparsam BMW derim... Ambleme hayranım ben :))

malumafatrus dedi ki...

ambleme hayransan belirtmekte fayda görüyorum, arabanın içinden o amblemi pek görmezsin, o yüzden bmw'yi dışarıdan sevmek çok daha güzel olabilir senin için.

Ayrıca İlker'den sonra senin de blogunuzu ticari emellere alet etmeme tavrınıza hayran kaldım. Ucunda bmw olmasına gerek yok, her türlü reklama açığım. Tükürdüğümü yalamak için gerekirse bu bmw reklamını bir güzel fon yaparım.

Fery... dedi ki...

direksiyondaki yeter bana :)

malumafatrus dedi ki...

o zaman ferinin muhtemel bmw'sini kaskolayacak sigorta şirketlerine uyarımdır; kendisi yola bakmak yerine direksiyona bakmayı tercih edeceğinden risk primi yüksek tutulmalıdır.

Fery... dedi ki...

aşk olsun :)) sen benim kullandığım arabaya da binmiş bir insansın halbuki, bilinçli şoförüm ben... hayranlık da bir yere kadar :))

varol döken dedi ki...

audi başka bir şeydir diye ortamı kızıştırayım, ve tanrı audi a4'ü yarattı diye zamanında ilan çıkmış bir reklamcı olarak...

tt'yi elinin tersiyle itersen o parmakların t cetveli şeklinde yamulur, kalır öyle... tt o be, gelmiş geçmiş en güzel roadster benim gözümde...

gerçi ikisi çarpışsın ben aradan alfa romeo g-spyder ile kaçar giderim:)

Fery... dedi ki...

:))

araba dizaynırlarının hepsinin çizmek istediği arabaymış TT... ne varsa bu kadar :P

tamam tamam parmaklar T cetveline dönmeden sustum ben :)

Varol ya şöyle bir yazı mı yazsak sıralayıp en begendiklerimizi neden seviyoruz listelesek mi :P

malumafatrus dedi ki...

audi dediniz ve yarışmayı kazandınız, konu benim için bitmiştir:))

varol döken dedi ki...

ben de fery'nin sorusuna sadece tt görseli ve şu başlıkla yapılmış reklamla cevap verip konuyu kendi açımdan kapatayım:

biTTi

:)

not: beğendiğimiz şeylere eğer mantıklı sebepler bulabiliyorsak bence onlar en beğendiğimiz şeyler değildir fery...

Fery... dedi ki...

ben bunu bi düşüniim...

varol döken dedi ki...

ee fery, düşündün mü yeterince?

katılıyor musun, katılmıyor musun bak dünden beri cevap bekliyorum:)

malumafatrus dedi ki...

ben şahsen kesinlikle bu fikriyattayım, ferinin de katılacağını düşünüyorum ( mahalle baskısı gibi oldu azıcık) Çok sevdiklerime mantıklı bir gerekçe bulamıyorum. Mİsal Beşiktaşlı olmasam da Sergen Yalçın'a neden ve niçin sempati duyduğumu açıklayamıyorum:)

Fery... dedi ki...

şimdi efendim "beğendiğimiz şeylere eğer mantıklı sebepler bulabiliyorsak bence onlar en beğendiğimiz şeyler değildir" önermesine istinaden durdum düşündüm ve şu kanaate vardım; haklısın Varol :)) Başlıbaşına çok'ta bir mantıksızlık vardır zaten bana kalırsa; hiçbir fanatizm akılla açıklanamaz ya da hiçbir tutku beyin fonksiyonlarıyla idrak edilemez orada başka şeyler girer devreye... Yani sözün özü bence de sence...

varol döken dedi ki...

aşure ve kabaktan sonra bir noktada daha ortak düşünmenin sevinciyle kapatıyorum bu postu:)=

sütlü çorbayı ayrıca irdeleyeceğim, mercimek çorbasına yoğurt koymasına ööö denilen biri olarak:)

Fery... dedi ki...

ee kapatıyorum diyorsun ama öyle bir şey söylüyorsun ki cevap vermeden olmuyor...

Mercimek çorbasının içinde ne alaka yoğurt ya, en sevdiğim çorbadır bi de bulaşmasalar.. Onlar iki ayrı tat olarak güzel :)

bence de kapatalım valla bu yorumlar aldı başını gidiyor :P