30 Aralık 2009 Çarşamba

"tek odalı kağıttan şatomda uyanırım belki"



  • Koca bir yılın yükü ve yorgunluğu üzerime çöktü sanki. Nasıl yorgun ve nasıl mutsuzum anlatamam. Bünyem 2009 ile farketmediğim bir bağ kurdu ve bitiyor diye mi bu depresyon bilemiyorum. Ama depresyonun bir bulaşıcılığı varsa asıl sorumluyu çok iyi biliyorum. Geleneksel tavrımı korursam; Pazartesi günü gözlerim iyi artık dedikten sonra hemen nükseden acılarım gibi hafta sonu yazdığım yazıda uzun zamandır isyan etmiyorum deyip, hop diye down olmam da rahmetli Murphy sebeplidir.


  • Sinan Tuzcu'cuğum da nihayet twitter alemine geldi. Bu vesileyle kendisinin de Atatürk rolüne büründüğünü öğrendim ama ne yazık ki sevinemedim. Halit Ergenç'in de Sinan Tuzcu'nun da çok yakın zamanlarda böyle filmlerde oynamaları kötü bir tesadüf olmuş bence. Daha da vahimi Halit Ergenç'in makyajı çok kötü olmuş. Sinan Tuzcu kötü de olsa filmine gitme gayesinde olduğumdan şimdilik susma hakkımı kullanıyorum.

  • Sinema demişken 2010'a Avatar'ı izleyemeden giriyorum ve kahrolası medya yüzünden bunu da bir eksiklik olarak görüyorum.


  • Hava bu kadar güzelken ne 31 Aralık'ta olduğumuzu düşünüyorum, ne de çalışmak istiyorum.


  • Bundan sonraki kariyer hedefimi, sürekli hediye gelen bir pozisyon olarak tasarlıyorum. Ve evet bu hissiyatımın da nedeni olarak pis kıskançlığımı sorumlu tutuyorum.


  • Cc'de olduğum ve amacına uygun olarak sadece bilgi maksadıyla bana gönderilen maillerin pinpon topu gibi gidip gelmesinden nefret ediyor, " ve lütfen bana son maili fw edin" demek istiyorum.


  • Bu senenin en sevdiğim albümü hangisiydi diye kendime sordum, Sakin'in albümü herhalde diye düşündüm ama bu albümün 2009'da çıkmadığını idrak ettim. (elimde kesinleşmiş/araştırılmış veri yok, düşünüp 2008'dir herhalde, ama işte "daha dün gibi görüyor musun" dedim kendi kendime)


  • Müzik aleminin durgunluğundan ötürü bu yılın en güzel şarkısını hop diye seçemedim. Daha önceki yıllarda daha sağlam adaylarım olurdu, bu sene o kadar iddialı olmasa da Erdem Yener ve Belki'yi yılın en güzel şarkısı seçerim gibi geldi bana. Yabancı müzik olarak en çok dinlediğim albüm Coldplay'in konser albümü olduğu için Fix You, Viva La Vida, The Hardest Part ömür boyu dinlenesi şarkılar ödülümü aldılar.


  • Şu dakikaya kadar bir milli piyango bileti bile almadığım için yeni senede parayı bulmuş ve bambaşka biri olarak çıkamayacağım karşınıza. Oysa ki para beni çok güzel bozardı, siz de blog vasıtasıyla buna tanık olurdunuz ama işte darısı bir sonraki veya başka şans oyunlarının başına diyelim.

ve hayaller, yalanlar, umutlar gerçekler karması ile yola devam edelim.


ps. Başlık şarkısı Erdem Yener- Belki

4 yorum:

mervetan dedi ki...

meraklanıp bakındım da sakinin yayın tarihi mart 2008 imiş, saygılar.

malumafatrus dedi ki...

benim hafızamı güvenmeyip başka bir kaynağa mı başvurdun utanmadan? vay anasını vay.

mordred dedi ki...

o zaman şu para beni bozsun yav

Fery... dedi ki...

ben de dün gece itibariyle Aslı ve Burcu ile birlikte ortak bir çeyrek aldım :) henel tavır olarak hiç milli piyango bileti almayan bir insan olduğumdan heyecan yaptım :)