24 Aralık 2009 Perşembe

"sen benim göz bebeğim çok sevdiğim her şeyim olabilirsin"


Bilen bilir, bilmeyenlere hatırlatmak da fayda görüyorum; forward mail okumam ve forward mail göndermemeye fazlasıyla itina ederim. Bu sebeple bazı şeylerden çok geç haberdar olabiliyorum ama buna itirazım yok. Sağolsun arkidişlerim de bu haliyetimi bildiğinden beni bu hadiselere pek karıştırmazlar.

Ama yani tutarsızın Allah'ı olduğumdan, normalde mailime gelince fw diye okumayacağım bir yazıyı blog yazısı olarak görünce okuyabilir, üstüne yorum da yazabilirim. ( bknz. http://azicikben.blogspot.com/2009/12/gunun-maili.html) Bununla da kalmaz klan mail grubuna geldi diye beyin testi bile yaparım. Bu giriş olsun diye yazılan giriş kısmından da anlaşılacağı üzere bir test yaptım, kendisini çürütmek maksadıyla sonuçlarını da afişe etmek isterim.

Notlarını sonuçların yanına yazıyorum ki, güzel sonuçlara itirazım olmadığı, negatif sonuçlara yamuk yaptığım daha net anlaşılsın.


SOL BEYİN

Siz ağırlıklı olarak, sol beyninizi kullanıyorsunuz. Sizin gibi sol beynini kullanan insanlar genellikle, konuşma kabiliyeti (sadece konuşmayı bile gerçekleştiremiyorum ki, bir de konuşma kabiliyeti sahibi olmak bana hayal be sevgili anket), detaya inme, mantıklı ve analitik düşünme gerektiren durumlarda zorluk çekmezler.


Farkında olsanız da olmasanız da, hitap tarzınız ve düşüncelerinizi ifade ediş biçiminizle insanları etki altına alma kapasiteniz çok yüksek. (Burada bu kadar düşüncemi ifade ettim, etki altında kalanınız oldu mu acaba?) Yazar veya şair olmayı (en son ilkokul 2'de 23 Nisan için yazdığım şiiri düşünürsek, şairlik biraz zor gibi ama, gizli bir yazarlık yeteneğim varsa acilen kendisini keşfetmeyi çok isterim), güzel ve akıcı konuşmayı gerektiren özellikler, sol beyinle ilgilidir.

Bunun yanı sıra dil öğrenmeye de büyük bir yatkınlığınız var.(tamamen iftira. Kağıt üzerinde Almanca, İnglizce ve Türkçe konuşuyor sayılsam da 3 dilden bir dil çıkaramayacak kadar yeteneksizim)

Sol beynini ağırlıklı kullanan biri olarak, karşılaştığınız olayları belli bir mantığa oturtarak değerlendiriyorsunuz. Niyetten ziyade sonuca odaklı bir yapıya sahipsiniz. ( 1. çinko, evet kesinlikle sonuç odaklı çalışan bir beynim var) Bir işi bitirmeden diğerine atlamak size göre değil. Programlanmış günlük işlerden zevk alıyorsunuz ve genelde plan, program yapıp, bu sıraya göre hareket etmeyi tercih ediyorsunuz. (2. çinko; ancak 2 hafta sonrasını bile planlayınca rahat eden bir piskolojik rahatsızlığım var) Bu da, yöntemli ve verimli bir çalışma tarzınız olduğu anlamına geliyor.

Matematikte başarılı olma şansınız da çok yüksek. Rakamlar, sayılar arası ilişkiler, diziler, işlemler ve soyut düşünceden sol beyin sorumludur. Özellikle cebirsel işlem, denklem ve problem çözmede gayet iyi olduğunuz söylenebilir. (tombala)

Kendinizi rahat ifade edebildiğiniz için insanlarla iletişime geçmekte zorlanmıyorsunuz. Genelde yanlış anlaşılma gibi bir korkunuz yok; çünkü doğru kelimeleri bulmak (doğru kelimeleri buluyorsam, neden patavatsız oluyorum ben?), sol beyin için kolay bir iştir. İnsanları dinlerken de, aynı zamanda detaylara odaklandığınız için, mantıklı sonuçlara varabiliyorsunuz. Sol beyin gerçekleri olduğu gibi ele aldığından, girdiğiniz yeni ortamlara kolaylıkla uyum sağlayabiliyorsunuz.( Uyum ve ben; kuru iftira vol.2; kamuoyunu boşu boşuna kandırmayalım lütfen) Sizin için püf nokta, ortamın kurallarını bilmek ve ona göre hareket etmek. Eğer bir kural yoksa, kendi kurallarınızı koyacak kadar da güven sahibisiniz.

Fakat, sol beyni baskın kişilerin, genel olarak ilişkilerde zorlandığı bir kısım vardır; empati kurmak... Bununla ilgili en meşhur örnek, yol tarifidir. Örneğin; siz karşınızdaki kişiye yol tarif ederken, metresi metresine doğru bir tarif verebilirsiniz ancak, bütün yönleri kendinize göre tarif edersiniz. "Sağa gideceksin" dediğinizde, bu sağ taraf, sizin sağınızdır. Sol beyin, ben merkezci özellikler taşır.( evet yol tarif edemediğim bir gerçek ama bunun sebebi sağımla solumu karıştırmak değil)

İlişkilerdeki diğer bir eksi yön ise, insanlar hakkında karar verirken, kar-zarar analizi yapmaktan kendinizi alıkoyamamanız.(meslek icabi desek biz buna?) Aslında bu durum sol beynin, aklı ve mantığı duygulardan önce tutmasından kaynaklanmaktadır. Örneğin, bir iş yerinde patron sizsiniz ve çalışanlarınızdan birine bir proje verdiniz. Fakat bu proje, o kişinin bütün çalışmalarına rağmen, sizin istemediğiniz biçimde sonuçlandı. Bu durumda, o kişinin iyi niyet çabalarını ve emeğini bir kenera koyarak, o insanı gereğinden fazla cezalandırmanız, ya da acımasızca eleştirmeniz olasıdır. Çünkü sizin için, işlerin geldiği nokta önemlidir. Sol beyin, detaycı ve analitik düşünme sayesinde, size ayrıntılı işlerde büyük başarı sağlar. Fakat bazen ayrıntılara fazla girmek, büyük resmi görmenizi engelleyebilir. Buna dikkat etmeli ve dengeyi sağlamalısınız. (Bir insan sonuç odaklı ise detaylarda boğulmaz takdir edersin ki dear anket)

Konu kitaplar olduğunda, "roman" pek tercih ettiğiniz bir tür değil, ya da ilk tercihiniz değil. (anketi çöpe attıran sonuç; hayatımda okuduğum felsefe kitabı 10'u geçmez muhtemelen ve ben bol bol roman okurum sayın anket) Genelde düşünsel ve felsefi bazlı kitaplar, akademik değeri olan, araştırma ürünü yazılar ilgi alanınıza giriyor. Romanda ise gerçek yaşamdan esinlenerek yazılmış eserlerden daha çok hoşlanıyorsunuz. Örneğin, biyografiler, tarihi romanlar, birebir hayatın içinden insanların anlatıldığı hikayeler gibi. Aynı şey sinema için de geçerli. Kurgusu yüksek, fantastik filmler pek ilgi alanınıza girmiyor. (bak burası doğru, sinemada fantastik hadise falan hiç merakımı cezbetmez)

Bu karalama kampanyama rağmen hala testi çözmek isteyenler de, buyrun buradan yaksın, benim gibiler de sağ sol diye ayrımcılık yapmayıp, en azından beyinsiz çıkmadı diye hallerine şükretsin.

ps. Başlık şarkısı Candan Erçetin- Özür Dilerim.

2 yorum:

sürüden ayrılan koyun dedi ki...

böyle uzun uzadıya test çözeceğine kendi ekseni ekrafında dönen bir resme bakarak sağ yada sol beynini kullandığını öğrenebilridin :) gerçi hangisini kullandığımız önemli değil önemli olan kafanını içindeki o beyin lobunun hakkını vermek. bir çok kişi bunu beceremiyor.

Fery... dedi ki...

yalnız bu post a konu olan iki yazının kaynağı da benim ne tesadüf :))

ben beynimin her iki tarafını da kullanıyormuşum test öyle dedi...