26 Aralık 2009 Cumartesi

"ipleri dolaşmış uçurtmalar misali"


Bilindiği (veya bu yazıyla öğrenildiği) üzere şu yaşıma kadar Elif Şafak'ın hiçbir kitabını okumamış bir insanım. Bunun bir kısmı kişisel geç kalmışlık, bir kısmı da güzel ön yargılarımdan mütevellittir. İleride okuduğumda keşke daha önce okusaydım diyebilir miyim,- kendimi tanıyorsam- muhtemelen derim ama müsadenizle bugün muhalefetsel ruhumla ben, Elif Şafak ve yazarlık kariyeri hakkında iki kuple laf edeceğiz.

Öncelikle şunun da altını çizmekte fayda görüyorum; bir kitabını bile okumadığım yazarın hakkında atıp tutmayı abesle iştigal buluyorum. Ama işte bir yazar marketing kanallarının çoğunu kullanıp kitabı dışında da hayatımıza girerse, ben de hakkında konuşma hadsizliğini kendimde pekala buluyorum.
Gazetecilerin köşe yazılarını toplayıp kitap yapmalarını bile daha sindirememiş bünyem; kitaptan kitap yapmayı takdir edersiniz ki hiç anlayamadı. Yani Elif Şafak'ın amacı benim gibi kitaplarını okumamış olanlara kitapları hakkında önbilgi verip, ona göre istediğimiz kitabı almamızı sağlamaksa, kendisinin çok fena günahını alıyorum özür diliyorum. Hayır amacı Aşk'ın getirdiği popüleriteyi yitirmeden paradan para kazanmaksa ben kendisi ile buluşmamı biraz daha ötelemeyi tercih ediyorum.
Gerçi bir yazar Teoman'a şarkı sözü (ki sevdim şarkıyı itiraf edeyim) yazar, Nil Karaibrahimgil'in klibinde oynar, Sinan Çetin'le aile dostu olursa hangi ara gündemden düşer, bunu da merak ediyorum.
Anlayacağınız benim daha okumam gereken çok kitap var ve bir süre daha bu kitapların arasına Elif Şafak serisini eklemeyeceğim.

Ne diyelim ön yargının gözü kör olsun.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Ön yargı da ayrı yazılıyormuş, bugünün karı da bunu öğrenmem oldu.
  • Şekilci haliyet-i ruhumdan ötürü Elif Şafak'ı en çok da yüzünün önüne önüne gelen o uzun saçlarından ötürü antipatik buluyorum.
  • Bu yazının çıkış noktası da Elif Şafak'ın son kitabı Kağıt Helva'dır.
ps. Başlık şarkısı Teoman- Uçurtmalar ve evet sözlerini yazan da Elif Şafak.

7 yorum:

Aslı dedi ki...

Pazarlama konusunda kesinlikle azimli. Ama kitap okumayan bir ülkede, erkekler aşk'ın kapağı pembe olmasın, okuyamıyoruz diye can hıraş kitabı okumaya sarıldılar. Kitap okunsun diye yapılan pazarlamaya ben karşı değilim bu açıdan.
Kitaplarını seviyorum, kendisine bankaya geldiği için kitap da imzalatmıştım, o gözleri saçların arkasından inan gerçekten bakmak için bakıyor. Gözleri çok etkilemişti beni, konuşuyorlar sanki :)
Bu yazıdan çıkarılmayacak not: hayır lezbiyen değilim, elif şafak'a aşık falan değilim :))

malumafatrus dedi ki...

kitap okunsun diye yapılıyorsa tabi ki itiraz etmem, ama kitap satsın diye yapılan reklam dozajını aşınca açıkçası antipatik geliyor bana. ama yani bunu hamdi koç yapsa ona daha ılımlı davranırım bunu itiraf ediyorum. Sorun şu ki, Elif Şafak'a yaklaşımım da biraz Oray Eğin paranoyası mevcut. eşi, eşinin değişim, kendi değişimi falan filan tanımadığım bir insana ön yargı oluşturmama sebep oluyor; ama ben brokoliye karşı da aynı tavrı sergilediğim için açıkçası elimden de pek başka bir şey gelmiyor.

Bu arada ben de d&R'da ki imza gününde görmüştüm kendisi, tam da tekerlikli sandalyeli bir okuru imza alırken, kendisi ile fevkaladenin fevkinde ilgilenmişti hakkını yemeden bunu da belirteyim.

Ayrıca Aslı, bu aralar o kadar çok kadını beğendiğimi belirtiyorum ki, lezbiyen olduğundan şüphe duyulacak biri varsa sanırım önce o ben olurum:)o yüzden sen duygularını güzel güzel anlatmaya devam et.

Fery... dedi ki...

Senin gibi çok okuyan bir insan için büyük bir eksik kuzum, okuduğunda yazında da belirttiğin gibi geç kalmışım diyeceksin bence ama başlarsan aşk dan başlama bence...

Elif ŞAFAK iyidir, tanış bir an evvel :))

Aslı dedi ki...

Fery'e katılıyorum. Bence de aşk'tan başlama. Bit Palas olur mu sence Fery?

varol döken dedi ki...

@malumafatrus

ilginç gelebilir ama bence tekerlekli sandalyeli biri ile o kadar ilgilenmesi senin şüphelerini daha çok haklı çıkarır... herkes kadar ilgilenmeli herkes herkesle... karşı taraf azını ya da çoğunu talep etmedikçe... gerisi şekilcilik olabilir zannımca...

elif şafak a gelince, ben bitli palas a başladım bitiremedim, yine denerim, reklama karşı değilim, kötü reklama karşıyım...

varol döken dedi ki...

önyargı birleşik yazılır bu arada hangi kaynak aksini söylerse söylesin!

işyeri de birleşik yazılır... kural net ve açık, iki ayrı kelime bir araya geldiğinde yeni bir kelime anlamı yaratıyorsa birleşirler...

ön başka yargı başka, önyargı bitişik...

siz reklam yazarınıza güvenin:)

malumafatrus dedi ki...

ben bitişik ayrı kelime olayında, bugüne kadar aldığım eleştirileri de göz önünde bulundurarak maksimum kelimeyi ayrı yazma kararı verdim. Şunca yıl sonra hafta sonu, yurt içi falan ayrıymış bunları öğrendikten sonra artık hanımeli çiçeği olmadıkça bitişik yazıma da karşıyım.