9 Aralık 2009 Çarşamba

"gülüyorum. arkamda kaldı yaptıklarım."




  • Bazı saçma vakitlerde eskiden tanıdığınız birine denk gelmenin genelde güzel bir yanı vardır. Hatta konuşmasanız bile tuhaf bir şekilde geçmişe götürür sizi o tesadüf. Öle geçmişe bağlı olmasanız bile bir an için sizi şimdiden uzaklaştıran bu tesadüf güzel gelir ruhunuza. Tabi denk geldiğiniz insanın geçmişinizdeki yeriyle bağlantılı olarak da lüzumsuz bir hissiyat da oluşturabilir bünyenizde.
  • Misal benim liseden beri derin duygular beslemediğim bir hatun kişisi var. Kendisi sınıf arkadaşımın uzun soluklu kız arkadaşı idi ve biz de sınıfcak ilişkilerine epey bir tanık oluyorduk ( barkın sen kimden bahsettiğimi anlamışsındır herhalde) Neyse efendim, sonracığıma bu lise arkadaşıma alakam kesildi gitti ama bu kız hayatımdan bir türlü çıkmadı. Önce ev arkadaşımla aynı okulda okudu, sonra İst'e geldi, alakalı alakasız yerlerde rastlanıldı, sonra fuhreschein'la aynı vakit aynı işe girdi, biraz hızlı iş değiştirdiğinden işini değiştirdi ve bizim işin yanındaki binade işe başladıi, öğle arası rastlaşması , cihangir kahvaltısı, asmalımescit akşamı her bir şeyi oldu. Bu akşam da pek tabi ki kendisi ile karşılaşıldı. İkimiz de birbirimizi tanıyor ama selam vermeden hayatımıza devam ediyoruz ama ben yine de artık kendisi ile karşılaşmak istemiyorum. Bu güzel ve kızıl kızımız az biraz çok gezdiğinden, benim sınırlı hayatımı başka yöne kaydırmadıkça da karşılaşmamız daha çok olacaktır, bunu da bunca yılın sonunda anlamış bulunuyorum:(



  • Doğadan çay reklamlarını da fevkalade absürd buluyorum. Önceki çayın demleme çay olduğunu bilince testi yapan insan uzman oluyor türünden bir sonuç oluşuyor ki, bunu mantıklı bir önerme olarak görmüyorum. Yani Vedat Milor'u koyup şarap test ettirmiyorsak diğer insanların iki bardak çayı kıyaslaması, çayın demleme kalitesinde olduğunu bana anlatmıyor pek tabi ki.
  • Güzel insan Beren Saat de filminin galasına gitmemiş, gündemimize konu üretmiş. Öncelikle şunu söyleyeyim, bence Nurgül Yeşilçay'ın yerini alacak kişilerdendir Beren Saat. bir yarışma ile ünlü olmaktan öteye gidecek kadar farklı bir tarzı ve hırsı var gibi geliyor bana. Ama bir filmin galasına gitmemek demek, beni bu filmde oynamamış sayın değerli izleyici demektir. Hele ki magazincilerin dediği gibi, o çıplak sahneleri gazetelere verdiği için yapımcıya kızdığından gelmemişse, bu ne perhiz bu ne lahana turşusu diyerek, Aşk-ı Memnu'dan da bir an evvel ayrılmasını salık vereceğim.
  • Ntv yönetimi 10 kadının birarada program yapacağına nasıl ve neden ikna olmuş bilemiyorum. Hele ki geçen senelerdeki 4 kişilik kadronun bol dedikodularından sonra 10 kişi denemesi resmen cahil cesareti gibi geldi bana ama işte haber kanalı adı altında deneysel çalışmalar yapmanın da böyle bir lüksü var muhtemelen.





  • Uzun süre köprüyü geçmeden hayatımı sürdürdüğüm için epeyce böbürlenmiştim. Bugünse sabah 1. köprüden akşam 2. köprüden geçerek gençliğimi boğazın sularına serpiştiriyorum. Cinneti ötelemek için ( yoksa yorgunluktan değil) akşamları serviste uyuyorum. Uyurken kafamın çokça düştüğünü bildiğimden son Toyota reklamında kendimden bir şeyler buluyorum:)) Hayatın adaletsizliğinden ötürü o haller bir çocuğu daha da sempatik yaparken, bir yetişkini daha çok maymun ediyor, bunu uyusam da unutmuyorum.
  • Bu arada Toyo- Toyota şarkısı ile Deniz Özbey ve Vega'yı ne kadar özlediğimi de idrak ettim. Yeni yılda mp4'ümde ezber moduna aldığım 800 şarkıyı yenileriyle değiştirme kampanyam için de yepyeni bir albüm çıkarmalarını umut ediyorum.
  • Oray Eğin'in Hakkı Devrim ve Mirgün Cabas'ı konu ettiği yazı son dönemlerde okuduğum en manasız yazılarından biriydi. Eşcinsel olduğunu satıraltı mesajlarda verse de, bir türlü söze dökmeyen Oray Eğin; Hakkı Devrim'in "ben eşcinselim" türünden bir beyanatı ile ne kazanır çok merak ediyorum. Kaldı ki 70 yaş üstünde kaç kişi homofobik değildir bunu da bir düşünsün kendisi istiyorum. Mirgün Cabas'a laf ettiği için de zaten Allah onu taş eder diye düşünüyorum.
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Sadece Mirgün Cabas'ı değil tüm solakları seviyorum ama böyle bir sevgi mi olur , olursa sebebi ne olur bunun cevabını veremiyorum.
  • No Ofsayt'ın fragmanını da gayet eğlenceli bulduğumu ama yine de filme gitmeyi düşünmediğimi de itiraf ediyorum.
ps. başlık şarkısı Vega- Evet ne var?

4 yorum:

barkinturan dedi ki...

kızılın laneti =)

malumafatrus dedi ki...

aynen öyle ne yazık ki:(

varol döken dedi ki...

vega seven blog güzel blog olmalı ve bu öğleden sonralarının bir anlamını bulmalı...

malumafatrus dedi ki...

hayatın anlamını bulsam, öğleden sonra da (dahi anlamında ve ayrı) ondan payını alır. ama... hayatın anlamını bir perşembe günü bulmam mümkün değil.