9 Aralık 2009 Çarşamba

"gücünü almıştır dünya parayı keşfedince"


Dahi anlamındaki de’yi yanlış yazıyorum evet ama kuaförcü dedim diye bana “yanlış söyledin” mealinde bakma lütfen.

Keza kendimi intihar etmek istiyorum derken de cümlenin absürdlüğünün farkındayımdır inan bana.

Sen de boğaza deniz deme çok reca edeceğim, karşında ada görmekle (o da bir ihtimal) karşında koskocaman bir kıta görmek arasında fark olması lazım.

Erkekler saç sakal işleri için berbere gider, erkek kuaförü olmaz (olsa olsa eşcinseller ve travestiler için özel olabilir)

Resim ile fotoğraf arasındaki nitelik nicelik farkını da öğrenirsen bir ara çok sevinirim.

Bayan’a hiç değinmeyeceğimi artık anlamışsındır,

Kibar olmak için kullanılan lavabodansa tuvalete gidiyorum demeyi bin kere tercih ederim,

Facebook’u face diye kısaltan insanların yaptıkları tasarrufla ömürlerinin uzamasını temenni ederim;

Sonu o’yla biten tüm kısaltmalardan takdir edersin ki nefret ederim (ibo, haşo, hido falan filan)

Deniz otobüsü ile arabalı feribot arasında da pek tabi ki fark vardır, deniz otobüslerinin hepsi aynı hızdadır bu sebeple hızlı deniz otobüsü kalıbı da bir uydurmadır,

Merci demek seni benim gözümde sınıf atlatmaz, aksine komik duruma düşürür bunu da bilmeni isterim.

edited by kusburnu.
ps. Başlık şarkısı Redd- Tamam Öyle Kalsın

ps.2. resmin adresi ise dolaylı yoldan da olsa yine aynı.


7 yorum:

zakk dedi ki...

O insanlar hep lavaboya yapıyor ama!!! Bu arada "lavabodansa"ya takıldım ben okur okumaz. Takım, şehir adı gibi.. LAVABODANSA!
Floransa var bi de..

varol döken dedi ki...

feysbükü tatil köyü...

varol döken dedi ki...

aşağıdaki öldürüp de kalıbı için ellerim bu klavyelere kaç kere gitti geldi biliyor musun? mesleki refleks ile hiçbir bok bilmeden dünyaya öğretmeye çalışan adam arasında gidip geldim ama yok dedim yapma dedim, altı üstü gelip okuyorsun bir şey paylaşıyorsun, kimse kulağından tutup zorla getirmiyor, alıyorsun veriyorsun, ekonomiyi canlandırıyorsun kendince, ttnet kazanıyor, hakan günday kazanıyor, yılmaz erdoğan kazanıyor, bozulan bilgisayarla bakan bizim okan kazanıyor, okan öğlen bana yemek ısmarlayınca ben kazanıyorum, palahniuk okursa blog sahibi kazanıyor dedim...

iyi demiş miyim:)

malumafatrus dedi ki...

başlık şarkısını sözlükten kopyaladım ve dünyada en nefret ettiğim insan modelleri gibi "ay onlar yanlış yazmış, ben oradan kopyaladım" demek isterdim ama demiyorum, çünkü kendimi biliyorum sözlükten duymasaydım da muhtemelen öyle yazardım:)) bu yüzden iki arkadaşım psikolojileri sarsıldığı için önce bize gönder de düzeltelim bari deyip, en havalısından editör oldular. Ama işte ben onlar nette olmadığı vakit, çat diye yazıyı yayınlıyorum. (gerçi onlar yazının başlığını edit etmiyorlar zaten. ) Yani olabileceğim en iyi noktalardayım ama yine de, bloguma içerik uyarısı ile "bu blogda dilbilgisi katledilmektedir, dayanabilecekseniz devam edin" diyeceğim ve ikinci kitabımın adını da kesinlikle "dahi anlamında bir öksüz, de" koyacağım.

mervetan dedi ki...

ben mesela lavabo demiyorum asla, en iyi ihtimalle tuvalet diyorum, kafam güzelse klozet diyorum. lavabo baskısına da kıl oluyorum. bi de hacetimi gidermeye gidicem demek istiyorum bazı bazı, yapmıyorum, tutuyorum kendimi :)

varol döken dedi ki...

neden düzelttin ama öyle kalmalıydı o, bir isyan şarkısı, bir gerilla tuzağı, bir dağ havası gibi... kemiklerini sızlattın sıfatına aşık bütün -de bağlaçlarının... biz hiç sordukmu onlara, sıfatından, zamirinden, isminden ayrılmak istermisin diye, hiç sorduk mu -misinlere oralarda öyle yalnız iyimisin diye...

sana bir şey diyeyimmi blog yazarı, güzel bir ders verdir bugün bana, gözümü açtın hatta... ayırmayacağım artık seven bağlaçları, dahi anlamına gelsede... dahil olsunlar onlarda kelimelere, elimizde başka ne kaldıki...

Aslı dedi ki...

dahi anlamındaki de yi ayrı yazmakla beraber tüm söylediklerine bütün kalbimle katılıyorum.