5 Aralık 2009 Cumartesi

"bir gün oldu, iki gün oldu, ay oldu, yıl oldu ümitlere"


Uzun süredir uğramadığım sinema salonlarının kapısını bu akşam Neşeli Hayat vesilesiyle çaldım. Film hakkında asgari düzeyde bilgim, minimum düzeyde de beklentim vardı. Eleştirmenler bu kadar beğendiğine göre film biz normal halka pek hitap etmez, gişesi de diğer Y. Erdoğan filmlerinin gişesini aşmaz diye düşünüyordum.

Film sonrasında fikrim değişti mi? aslında pek değil.

Mazeretlerimi serpiştirmek gerekirse;

  • Öncelikle bana göre her hafta Tv başında olan insanları aynı filmde toplamak yaratıcılığı gölgeleyici bir unsur.
  • Cem Yılmaz'ın Hokkabaz'ı neyseYılmaz Erdoğan'ın Neşeli Hayat'ı da odur ( İki filmin ismi de içindekilerin aksine ismi ile neşe ve eğlence vadediyor)
  • Yılmaz Erdoğan da Büşra Pekin de kesinlikle çok başarılı oyunculuklar sergilemiş, ona edecek bir lafım yok.
  • Ersin ise bence kendini tekrar etmekten öteye gitmemiş.
  • Filmin basit bir hayatı anlatmasına bir lafım yok, ama senaryosunun pek olmamasına itiraz ediyorum. Filmde ne oldu bitti deseniz verecek cevabım yok.
  • Filmin bence en takdir edilesi kısmı ise acitasyona hiç meyletmemesi. Rıza derdini pek ala gayet güzel anlatıyor. Benim en üzüldüğüm kısım, 10 TL bahşişi paylaşmak üzereyken, bahşişin 9 tl olduğunu fark etmesi ve işi asıl yapan o olmasına rağmen 4'ü kendine aldığı sahne oldu.
  • Dertsiz başımın en büyük dertlerinden biri yılbaşı akşamı ne yapacağımı düşünmek olduğundan, film öncesi; Kenan Doğulu'nun yılbaşı akşamı sahne alıp almayacağı, alacaksa kendisini izlemek için yeni yıla ne kadar fakir girmem gerektiğini sorguluyor, alternatif planlar arıyordum. Filmin sonunda bir süreliğine de olsa eşekliğimden utandım. Bu utancımın yarın geçip gideceğini bildiğimden kendi kendime daha çok kızdım.
  • Benim gibi popüler kültür insanının 4 saatlik uykuyla yaptığı yüzeysel film yorumu bu kadar oluyor. Pek tabi ki emeği geçenlerin ellerine sağlık.
Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Mirgün Cabas ironik ama bence başarılı olarak sunamamış haberleri ya da şöyle söyleyeyim ciddi olacağım diye çok kasmış.
  • Dün akşam NTV'de film üzerine yapılan programda filmi 1 haftada 4 kez izlediğini söyleyen Ayşe Özyılmazel'i de ben haliyle anlayamadım.
ps. Başlık şarkısı Sertab Erener- Açık Adres

6 yorum:

soluk dedi ki...

Vizontele serisi ve sonrasında Organize İşler'deki perfomansa dayanarak büyük bir beklentiyle izledim ben filmi. ama ne yazık ki aradığımı bulamadım.toplumsal sınıflar arasındaki farklılığı anlatan bir filmdi, ama güçlü bir mesaj verememiş malesef.

malumafatrus dedi ki...

sanki Reşitpaşa ve etrafını anlatması çok büyük bir farklılıkmış, bu sebeple de senaryoya yeteri kadar emek verilmemiş gibi geldi bana da.

Adsız dedi ki...

Yılmaz Erdoğan biraz çerez bir film sunmus evet.Senaryo denildiği gibi çok güçlü gelmedi banada.. nedense ayni şekilde Cem Yılmaz'ın Hokkabaz denemesini hatirlatti ki ( çok az filmde o kadar sıkılmışımdır) ama tabi sadece hatırlattı. Yılmaz Erdoğan faktoru devreye girdi ardindan. basit bir konu, basit hayatlar , güzel ve basit bir son :) bence herşeyi çok ciddiye almayıp bu filmi beklentisizce izlemekten çekinmeyin derim ben..

ho ho hooo iyi yıllarr.

fuhrerschein

varol döken dedi ki...

cem yılmaz da yılmaz erdoğan da sinema değil, görüntülü tiyatro yapıyor...

bu sinemanın edirne den bir adım ötesinde geçerliliği de yok, anlaşılması da mümkün değil...

türk reklamcılığı gibi, türk magazinciliği gibi, türk spor basını gibi, türk filmleri de gereksiz diyaloglar bütününden muzdarip... derdini aslında sinemanın sahip olduğu araçlar (kamera, ışık, kostüm, karakter derinliği vs.) ile anlatmak için yetersiz olan insanlar diyaloglardan medet umarlar... o yüzden birçok türk filmi açıklamalı el rehberi gibidir...

filmi izlemedim, zaten yazdıklarım da film özelinde eleştiriler değil... zaten kimse de bunları yılmaz erdoğan a söylemiyordur sanırım... o yüzden de aynı hataları yapıp durmaya devam edecek...

not: 2 saatlik bir filmde, bütünü oluşturan bütün parçalarınız filme hizmet etmek zorundadır... bu sahne çok hoşuma gitti koydum diyemezsiniz... derseniz memleket içindeki 4 milyon kişiyle idare eder, geceleri de kazandığı onca paraya, ülke içindeki popülaritesine rağmen dünya çapında olamamın sancısını çeker...

farawaysoclose dedi ki...

ayşe ö. bu aralar BKM ekibinin kankası. Türkiye ve Avrupa'daki tüm galalarından, en önde fotoğraflarda...

malumafatrus dedi ki...

yakın zamanda da albümünü çıkartarak hayatımızda daha çok yer işgal etmeye başlayacaktır muhtemelen.