20 Aralık 2009 Pazar

"ama ilk ben düştüm kalanlar arkamdan korkuyla baktı"


Hafta sonu röportajlarından aklım ve fikrimde kalanlar;

Erkeklerin güçlü kadın sendromu da olmasa başarılı ilişkileri olmayan ünlüler neyle avutacaklardı acaba kendilerini?

Son 5 yılın ayrılan, terk edilen kadın ünlü röportajlarına bakarsanız; en büyük sebep olarak kendilerinin çok ama çok başarılı olmasından ötürü çekinen erkeklerin işaret edildiğini görürsünüz. ve ben bunu son olarak AYşe Özyılmazel söyledi diye demiyorum ama inanın çok komik buluyorum.

Bu "ünlüyüm, güçlüyüm, ayaklarımın üzerinde de duruyorum bu yüzden de uzun süreli ilişkilerim olmuyor" diyen kadınlara bir röportajcı da aslında artık kadınlar epey güçlü, yani erkekler buna alıştı ve her ünlü kadın illa güçlü diye bir şey yok diye uyarsa ve
" erkekler böyle kadınlar gibi hesap kitap yapmaz; bir kadının geleceğini düşünerek ilişkiye başlamaz" ondan da olmuyorsa olmamıştır sorun bazen çok da derin olmayabilir dese de kamuoyuna hizmet etse olmaz mı? Bunu da mı benim yapmam gerekiyor anlamıyorum ki.

Tv dizilerinde 1 sezondan fazla yer alan ve bununla da kalmayıp reklamlarda da oynayan ünlüler; " ayy televizyon mu bir daha asla" diye burun bükeceklerine; herkesin maaşlı bir işi var, benimki de TV. İnsanlar işlerinden ne kadar memnunsa ben de tv'de o kadar memnunum diyerek hislerini daha üstruplu olarak söyleseler olmaz mı? O kadar emek harcadıkları mecraya az biraz daha saygı gösterilmesini tüm şuursuz izleyici kişiliğimle talep ediyorum.

Bir de mümkünse Türkçe müzik algıları Duman ve Şebnem ferah dinlemekten öteye gitmeyen eleştirmenler, müzik eleştirmeni olmasınlar. Ya da mümkünse müzik eleştirmenliği farklı kategorilere ayrılsın, onlar da Türkçe albümlerle vakit kaybetmesinler. Yani herkesin zevkleri farklı olabilir ama bu değerli eleştirmenlerimiz iş icabı türkçe albümleri değerlendirmeleri çok zorlama geliyor bana. (bir türkçe albümü beğenirse karizmasının nasıl çizileceğini düşünmeden de edemiyor tabi) Doğallığın hastası bünyemlen bu yapaylıklara da isyan ediyorum.

Anlayacağınız lodos sebepli asabiyetim yüksek, ama yarın sabaha karla uyanırsam, veyahut başka bir sebeple işe gitmezsem ( hastalık hariç) daha sempatik olabilirim muhtemelen.

ps. Başlık şarkısı "sana bilmediğin bir şey söyleyemem"- Şebnem Ferah

ps.2. bir gazetecinin şarkıcı olma hallerini, pohpohlamasını ise bilahere yazı konusu yapmayı düşünüyorum.

5 yorum:

Aslı dedi ki...

İlişki yürütemiyorum demek yerine sadece ünlü değil herkesin kendisine söylediği bir yalan var.
Herkes mükemmel ama bir araya geldiklerinde olamıyorlar, ne hikmetse.

varol döken dedi ki...

o kadar çok ajda ve ayşe denmiş ki okuyamadım hiçbir yerini...

o kadar güçlüyse gelsin ağzıma burnuma vursun, ayşe'nin vurduğu yerde ben biterim...

varol döken dedi ki...

- sen hepsinin tepesine paraşütle ineceksin!

- paraşütle inmeyene ayşe demesinler...

birileri uçmuş sanırım...

varol döken dedi ki...

ben ünlüyüm, güçlüyüm, işe yarıyorum, ayaklarımın üzerinde duruyorum, cilalıyım diye beni kıskanıyorlar...

imza: ikea farnerud lake masa

malumafatrus dedi ki...

o kadar pohpohlanan her insan evladı haliyle uçar. ikinci albümde benzemeye çalıştığı nil karaibrahimgil'le uçuyoruz ne güzel kamikaze şarkısını beraber seslendirsinler isterim ben mesela. ama düet sırasında evvela yalın vardır muhtemelen.