15 Kasım 2009 Pazar

"sensizlik benle yaşlanmış en büyük acım"


Hafta sonundan serpme haller;
  • Cuma akşamı bir maceraya atılarak trafiğin en yoğun olduğu vakit kısmi şehir dışı yollarına düştük. Bu vesileyle Gebze semalarında çalışmanın Maslak dolaylarında çalışmaktan çok daha avantajlı olduğunu idrak ettim. Ben gazetelerde konu edildiğine rastlamadım ama Cuma akşamı Tem'de de Maslak yolunda da anormal bir trafik vardı. Biz şanslıydık ve aksi yönde ilerledik ama gerçekten ters yönde gidemeyenler için de fevkalade üzüldüm.
  • Şehir dışı semalarında da pazar hevesimden caymadığım için sosyetik mahalle pazarını gidip, hurmasına kadar saçma sapan alışveriş yaptık. Bu vesileyle de marka bağımlılığının ne hale geldiğini gördüm. Saç tokasının bile dior'u hermes'i channel'i var ve işin daha kötüsü parlak olmayan normal bir toka bulma şansınız yok denecek kadar az.
  • Bu taklitçi ayakkabı ve tekstil sektörü ne yazık ki gri ayakkabı ve gri çorap konusunda mevcut sezonu fazlasıyla zayıf bir şekilde geçirmekte. Tabi bunda tüm odak noktasının UGG'larda olmasının da payı var. İlk kimin ayağında görüldü bu botlar, hangi aklı evvel girdi bu şaşkın kızların kanına bir moda yazarı bunun da açıklamasını yaparsa pek bahtiyar olacağım.
  • Star Tv geç de olsa Kül ve Ateş'i izleyebileceğim bir vakitte yayınlamaya başladı sağolsun. Gerçi bir dizi bu kadar gün değiştirdikten sonra da hayreder mi emin değilim ama , ben manasız Pazar akşamlarıma Serhat Turumluer ve güzel insan Başak Köklükaya ile anlam katmaya çalışacağım.
  • Nefes Vatan Sağolsun'da en eğlendiğim sahnelerden biri tüm karakolun topluca Hayat Kadını türküsünü söylemesiydi. Filmden çıkınca bulamamıştım ama bu hafta sonu bu değerli eseri keşfettim. Açıkçası filmdeki gibi eğlenceli olmasa da sözleri itibariyle ciddi bir efsane Tezcan Yıldız'ın bu türküsü.
  • Türküyü ararken Kubat'ın da Ricky Martin usulü bir cd kapağına denk geldim ki, müzik dünyasının taklitçi ruhuna üzülmeden edemedim.
  • Başka bir film konumuz olan 2012 kıyametine ise yeteri kadar eğilemedim. Zaten yapım gereği iki dakikada felaket senaryosu yazabilirken, 2 sene sonra dünyanın sonu gelecek haberleri ile psikolojimi daha fazla sarsmaya gerek duymuyorum. Ayrıca felaket senaryolarıyla Ay'da su bulundu haberlerinin de üst üste gelmesini pek tesadüf olarak görmüyorum. Kesin bu ay konusunda birilerinin rantı vardır, bizi de dünyanın sonu geliyor ama Ay'da size şöyle böyle hayat sunuyoruz diye yakında kandırmaya başlarlar, uyarmadı demeyin.
  • Nehir Erdoğan, oyunculuğunu hangi dizi veyahut filmke kanıtladı acaba? Oyunculuğu hiçbir şey ifade etmeyen bu kızı da hayatımıza pohpohladığı için Hıncal Uluç'a da ayrı bir teşekkür sunmadan edemeyeceğim.
  • An itibariyle Cüneyt Özdemir de Oray Eğin de gripmiş. ( ben twitter'ın yalancısıyım) Mevcut grip hastalarının %90'u domuz gribi varsayımından yola çıkarsak, domuz gribi medyaya sıçradı türünden bir başlık görmemiz pek yakındır. Cüneyt Özdemir'in favori konusu İclal Aydın, iyi insanlığını gösterir de Cüneyt Özdemir'i ziyaret ederse aralarındaki kan davası da yapmacık olarak sona erer diye düşünmekteyim.
  • Acun Ilıcalı, bu ülkede halkın ne ister sorusuna cevap bulduğu için bugüne kadar çok para kazanmış, bugüne kadar da çok para kanacak bir tv adamıdır. Ama bence ne kadar para kazanırsa kazansın hödük ve donuk olarak da kalmaya devam edecektir.
  • İnsan milletinin her türlü çeşidi varken Pazar akşamını seven bünyeler de mutlaka vardır. Eğer o bünyelerden bu yazıyı okuyan birileri varsa, çok reca edeceğim bana haklı gerekçelerini de yorum niyetine yazsınlar. Belki bu vesileyle kendi başıma bulamadığım anlama denk gelir ve Pazar gecelerime iki kuple iç huzuru katarım.

Manasız bir Pazar gecesine karşın, güzel bir hafta bizim olsun inşallah maşallah der.

Sübhaneke dinimiz amin ile satırlarıma son veririm.

ps. Başlık şarkısı Özgün- Mühür



3 yorum:

barkinturan dedi ki...

ugg konusuna şöyle bir açılım getireyim. benim dikkatimi çektiği kadarıyla ajdacım geçtiğimiz yaz bir konserinde bacağındaki alçısını gizlemek için ugg giymişti.

gerçi evvelden ilk defa cameron diaz'ın bu modaya öncü olduğu söylense de, bizim memlekette patlama ajda ile bereber gerçekleşti. yalnız bu yaşta bir hatunun genç kızları bu kadar derinden etiklemesi de ne denli idol bir insan olduğunun büyük bir kanıtı.

malumafatrus dedi ki...

ben zaten yurt dışındaki o ilk oku atanı merak ediyorum. Benim eski iş arkadaşım 2sene önce bu botlardan giyiyordu. Ajda Pekkan ayağı alçıda olduğu için bir kamuflaj niyetine giymişti bunu, ondan kendisini suçlamam bile, ama moda ikonu olduğunu da kabul ederim. Onun dışında da bu ülkede bir ikon var mıdır sorusuna zaten cevabım hayır olacaktır.

Fery... dedi ki...

aaaaa Eda Taşpınar duymasın :P