17 Kasım 2009 Salı

"kalbime değil ömrüme yazılan"


Sporcu malumafatruş süründüğü bir yerden bildiriyor;

Bir hevesle başladığım sp
ortif faaliyetlerimin 6. dersini tamamlamış, ruhu ve kalan takati ile "ne umduk yoksa papazı mı bulduk?"değerlendirmesine hoş geldin sayın okur.

İnsan belirli bir çevreden çıkmadıkça tüm dünyayı etrafı gibi görmeye başlıyormuş, bunu yeni maceram sebebiyle bir kez daha idrak edip, Cihangir eşrafına da hak verdim. Mesela o spor salonuna bakınca sanıyorsunuz ki, çalışanların hepsi sportif, D&R'a bakınca sanıyorsunuz ki herkes deli gibi kitap okuyor.Yoksa yok böyle bir gerçek çevremden biliyorum:))

Yani efendim spora başladıktan bir süre sonra spor yapmazsam olmaz türünden bir mahalle baskısı oluşuyor ki ben daha o tehlikeli sulara girmedim çok şükür.

Bu zamana kadar 4 derse girdim, hepsine de tekrar girebilirim. Hatta bir derse 3 kere bile girdim. Ama bugünkü ders kadar zorlandığım bir ders hiç olmadı. Enerji yakmak denilen hadisenin alasını yaptığınız bu dersin ana fikri denge. Bu sebeple denge sahibi değilseniz derse girmeden önce 2 kere düşünmenizi salık veriyorum. Kötüyü unutan hafızam haftaya kadar bu acıları sıfırlasa da bendeniz bu sayede haftaya olacak derse cahil cesaretim ile girmeye tekrar heves ederim.

Sürünme moduna iyice geçen vücudum yakın zamanda cycling dersine de girerse boyumun ölçüsünü almak için önümde hiç bir engel kalmayacak.

Tüm seçeneklerimi gördükten sonra ölmez sağ kalırsam yoluma kısmetse pilates ile devam etmeyi hayal ediyorum ( düşünün kanım bir derste o kadar ısındı). Ama o zamana kadar biraz daha rezalet yaşamak gibi bir kariyer hedefim var ki, bu sayede hem yağlarımdan hem de gururumdan kurtulur kuş gibi hafiflerim diye ummaktayım.

Ama bu hamlık sürecini atlatamazsam, iki kuple faydasını vücudumda görmezsem mızıkçılık yaparım onu da şimdiden belirtmek isterim. Evet biraz tez canlıyım ama bu kadar yorgunluğa bir kuple ödül de şart sanki.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Soyunma odasındaki kılık kıyafet hallerini ise çok istememe rağmen adım röntgenciye çıkmasın diye değinmiyorum, sadece şunu belirtmem lazım, insanlar şeffaflığı seviyor üstadım.
  • Ve spor yapan insanlar sanırım bolca da geziyor üstadım. Yani soyunma odasındaki saç baş makyaj hallerinden anladığım herkes sokağa giderken sanırım bir tek ben eve gidiyorum. Annem duymasın ama saçlarımı bile kurutmadan toplayıp çıkan bana karşın millet bırakın fönü maşa falan yapıyor. Bünyem sadece kendimin asosyal olduğunu kabul etmek istemediğinden, bu hemcinslerimin bir kısmının spordan çıktıktan sonra evlerine gittiklerini ama çıkış kısmında avm'nin en popüler vakti olduğu için şık görünmek uğruna saç başla bu kadar uğraştıklarını; bir kısmının ise bir sonraki gün saçları ile uğraşmamak için duştan çıkar çıkmaz saçlarını şekil ve şemale soktuklarını varsayıyorum. Muhtemelen ben de ıslak saçlarım ve pancar yanaklarım ile bir gün istemediğim biri ile karşılaşınca varsayımdan ziyade gerçek gözlemler edinirim.
Bugün hayattan çıkardığım ders; dersin adı ne kadar anlaşılmazsa o kadar zorlanırsın, haberin olsun.

ps. Başlık şarkısı Özgün- Mühür

2 yorum:

kusburnu dedi ki...

hangi ders o, serviste bana okuttuğun ders mi? botus bilmem ne bişi.. yarım top falan diyodun, yoksam baska maceraya mı atıldın?

malumafatrus dedi ki...

evet ta kendisi:) yarın detaylarını anlatırım.