30 Kasım 2009 Pazartesi

"gelecekten geçmiş çıkarsa şimdiki zaman kalır"



""Seni anlıyorum" demek büyük bir yalandır. Kocaman bir yalan. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada... Var olan en sağlam zırh insan vücududur. İçindekileri en iyi saklayan odur. Koridorlarında birikenlerin kokusunu bile yaymaz dışarıya. Deliliğin kokusunu, anormalliğin kokusunu duyamazsın yanında gazete okuyan adamın, otobüs durağında. Sadece gördüklerin vardır. Beş duyunun algıladığı kadar anlarsın aileni, sevgilini çocuğunu. Dolayısıyla herhangi bir şeyi, birini anladığına, ama gerçekten anladığına emin olmak, sarıldığında arkasında ellerini kavuşturabilecek kadar o şeyi ya da kimseyi anlamak olağanüstü bir durumdur. Ve çok zaman isteyen söz konusu olağanüstü ilişki için olağanüstü bir insan olmak gerekir. "
......

"Yalnızlık kurşun geçirmez. Dostluk, aşk, aile geçirmez. Hiçbir şey geçirmez. Dışarıdan sokmadığı gibi içeriden de çıkartmaz. Cerahat yapar. Antibiyotiğini de kendinde besler. yeter ki nerede olduğu bulunsun... Ruhun nerede olduğunu düşünürüm bazen. Vücudumun neresinde? Sonra karar veririm. Ruhum, bedenimin bittiği yere kadar..."

....

"Denge insanoğlunun icat ettiği en vahşi kavramdır. İp cambazının kendini en iyi hissettiği an, kendini ağa bıraktığı andır oysa. Sırat köprüsünden, beslenmeye kadar denge her yerdedir. Dünyanın en sağlam alarm sistemi. Bütün dengesizlere karşı. En ufak harekete, yanlışa duyarlı...Oysa hayatlarının belli dönemlerinin her saniyesini aşka verebilenlerse gerçekten yaşarlar. Sadece sevgilileri ve kendileri. Başka hiçbir şeyle ilgilenmezler. Yüzde yüz aşk. Dengesizlik, gerçek duygusunun ve gerçeğin tek kapısıdır. Dengeyle hiçbir yere varılmaz. Ancak düşmeyi bilenler köprüden, karşıya yüzülerek de geçilebileceğini öğrenir. Belki cennete, belki ipin gerildiği karşı tarafa varılır dengenin sonucunda, kabul ediyorum. Ama düşmemek için verilmiş mücadelelerin acısı ve tedirginliğiyle..."

Başlık dahil tüm satırlar Hakan Günday'ın ilk romanı olan Kinyas ve Kayra'dan. bendeniz kişisel bir ritüel olarak son kitabını okuyup sevdiğimden, şimdi eski kitapları ile ara kapatmaya başladım. İlk roman için bence epey sert, okunması bazen çok yorucu ve kesinlikle başarılı bir eser. En azından yarısına kadar fikriyatım böyle. Bir süre daha Hakan Günday'dan devam edeceğiz. Azil'i bulamasam da bulduğum tüm kitaplarını sıralı sırasız okuyacağım. Arada ruhumun nefes alması gerektiğinde başvuracağım bir lay lay lom ( aşk romanı mealinde) kitap önerisine de fazlasıyla açığım.

7 yorum:

barkinturan dedi ki...

"beni yüzüstü gömün çünkü yeterince gördüm..."

piç'i okudun mu bilmiyorum ama şiddetle tavsiye ederim hatta kinyas ve kayra'dan sonra onu oku.
azil'i ben çok sevmedim istersen ödünç verebilirim sana zira ben de ödünç aldım birinden ama şu ara elimde okuyabilirsin.

malumafatrus dedi ki...

o zaman kinyas ve kayra'dan sonra piç'i yazalım sıraya. Azil'i de Remzi ve D&R'da bulamadım, birgün İstiklal'e bakarım ama orada da bulamazsam senden isterim:) Çünkü uyuz bir insan olduğumdan, kitapları istediğim gibi çizip, kıvırmazsam okuma zevkine pek erişemiyorum:)

peki sen Ziyan'I okudun mu? Bence kesinlikle oku, hatta son 30 sayfayı okuma, kitabı daha güzel hatırlarsın.

barkinturan dedi ki...

İyi işte değiş tokuş ederiz Ziyan ile Azil'i ama nasıl biliyo musun sen önce Kinyas ve Kayra'yı bitir peşinden Piç'i. Seninle öyle görüşelim bakalım ne halde olucaksın =)

malumafatrus dedi ki...

dağılırsın diyorsun:)) o zaman daha bir hevesle kitaplara geri dönüyorum ve en kısa sürede ikisini de bitiyorum.

farawaysoclose dedi ki...

şahane bir roman, hakan günday'ın en iyi romanı derim. okurken "acaba bunun filmi yapılsa kim oynar, hangi sahnelerin filmi yapılır" diye epey düşünmüştüm. keşke filmi yapılsa.

malumafatrus dedi ki...

ben de okurken kesinlikle filmi yapılmalı bu romanın dedim. Neden bilmiyorum ama Kayra'yı daha yakışıklı, Kinyas'ı çirkin olarak hayal ediyorum, tüm karşı tasvirlere karşın.

farawaysoclose dedi ki...

Necat İşler yakışır bu romana :)