10 Kasım 2009 Salı

"çünkü ben sizden değilim artık"




Bahtsız Bandırmalının IDo seferleri vol.5;

Her sabah sıcacık yatağımdan uyanıp sürüye katılarak işe gitmek, öğle vakti bin tane insanla nefes almaya çalışarak yemek yemek, hafta sonu dinlenebilmek için yarış yapmak falan bir şekilde alışılabilen hadiseler. Ama bu şehirden uzaklaşırken herkesin de aynı vakitte uzaklaşmasına ultra süper gıcık oluyor hatta çıldırıyorum.

İşte en çok o zaman anlıyorum bu şehir gerçekten göç edenler yüzünden şişmiş de şişmiş. Hatta muhtemelen bu şehrin en güzel vakti, herkesin bayramda olmadığı zamanlardır. Ama ben o zamanlarda ailemin dizinin dibinde olmayı tercih ettiğimden o güzelliği göremem. ( hakkını yemeyim, bazı yaz vakitlerinde de ölü toprağı seriliyor buralara) Benim gördüğümse, işe giderken akşam eve dönerken etrafımda olan insanların, şimdi de benimle beraber başka yerlere gitmek istemeleridir. Ve işte insan en çok da bu zamanlarda insan unsurundan nefret edebilir.

Bu uzun girişgahtan anlayacağınız üzere bayram seferleri için denizotobüsü bileti bulamadım. Aslında bir dönüş biletim var, IDO eğer ek seferleri satışa sunduğunda arayan ilk talihlilerden olursam gidiş biletim de olabilir. Gidiş biletim olmasa da kapı gibi abim var. Hem abimle seyahatin iki gıdım rüzgarla iptal olma ihtimali de yok.

Buraya kadar insani şikayetlerimi dillendirdim, bu vakitten sonra olaya kurumsal kritik şekliyle yaklaşacağım.

IDO; Ek seferlerini internette yayınlayan ama daha satışa sunmayan ve bunu not olarak düşmeyen, bunu çalışanlara iletmeyen, çalışanların böyle bir sefer yok diye ısrar etmelerine rağmen hızlı gideyim diye sayısız eziyetinizi çektiğiniz belediye özerki şirket. kurumsal mı ? Asla:)


Otobüs Firmaları; Nasıl bir rekabetçi yanları varsa; 2 saatlik denizotobüsü seferi ile 5.5 saatlik otobüs yolculuğunu aynı ücret tarifesine sokarlar. Sonra yağmur duası gibi seferler iptal olsun şeklinde beklerler. Ama azıcık daha ucuz olsak, denizotobüsünden yolcu çalsak gibi bir çabaları yoktur. Bu sebeple denizotobüsleri ana-baba günüdür, hizmet iki tarafta da sıfırın altında seyretmektedir. Karayolu şirketinden kurumsallık mı olur? Asla.


Bu durumda yapabileceklerim;

  • Işınlanma teknolojisi için kobaylık müracatında bulunmak.

  • Bir helikopter kiralayıp, sonra ntv beni aramasın diye dua etmek. ( gerçei Mirgün Cabas arayacaksa direk itiraz etmeyebilirim)

  • İsmime yakışır bir şekilde düzene ters gitmek ve herkesin gittiği yönün aksine gitmek.

  • İzni bol olan bir şirkete geçipp, resmi tatillerden önce ve sonrasında birer gün iznimi harcayıp, kısmi huzura ermek.

ps. Başlık şarkısı "Ben Yokum Artık"

Hiç yorum yok: