28 Ekim 2009 Çarşamba

"yedi tepeli şehrin kadını ne bahar ne yazları seninle giyindim"


  • Tatile ne kadar yakınsan işin o kadar yoğun oluyor. Bu teorimi bir süredir test ediyordum bugün artık emin oldum. Gerekirse tümevarım veyahut tümdenvarım şeklinde tezimi de ispat edebilirim.
  • Bir başka teorim de yağmur vakti araçların(taksiler hariç) amip bölünmesi usulüyle çoğaldığı yönünde. Ama bu teorimi ispatlayacak trafik verilerine sahip değilim, bu sebeple bu konuda ispatla uğraşmam ama aklınızı karıştırıp "acaba mı?" sorusunu sordurmakla yetinirim.
  • Takdir edersiniz ki, yağmurlu bir günde taksiciye asabiyet yapmadan bir İstanbul günü geçmez. Ben de bugünkü seferlerimden birinde nazlı taksicilerle mecburen muhatap oldum. Ama yine de Metrocity önünde beklerken nereye gideceğimi sorup beni almayan taksiciye küfretmiyorum, günahını almıyım pek kibardı kendisi, kusura bakma bile dedi. (Yine de sabahları ve lüzumsuz vakitlerde duran taksicilere bugün gitme yağmurda gel demeyi gerçekten çok istiyorum.)
  • Bu arada vatana millete hayırlı olsun, spora yazıldım. Bundan sonra "ay nereye gitsem falan filan derdinden" ziyade spor alemindeki millete gıcık olma yazıları yazacağım. İnşallah arada da spor yapar, bir faydasını görürüm.
  • Tabi şu da var bugün spora yazılmak vesilesiyle gittiğimde koca bir insan yığını gördüm. Kendimi yarım gün ya ondan herke gelmiştir diye teselli ettim. Ama yok yalan bir teselli ise bu, benim spor hadisesi bünyemde ki insan antipatisini de arttıracaktır, onu da ileride yazacağım yazılar için şimdiden okurcuya uyarı olara sunarım.
  • Tabi bu kalabalıkta takip ettiğim bloglardan birinin sahibesini de gördüm. gerçekten çok ilginç bir hadise bu olay, yani aslında hayatının çoğunu bildiğiniz birini görüyorsunuz ama aslında asli olarak tanışmıyorsunuz bile. Bu iyi bir şey mi kötü bir şey mi karar veremedim tabi. Ben misal sırf bu yüzden uzun süre blogumda fotom olmasın istedim. Şimdi de koyduğum foto eski zamanlarımdan kaldığı için tanınmam ihtimaliyle de gönlüm nispeten rahat.
  • Her kullandığım vakit aynı şey dikkatimi çekiyor, nerde olursam olayım kredi kartı şifresini girerken görevli insanlar kafalarını dikkat çekici şekilde çeviriyorlar ve ben de gayri ihtiyari yahu rahat ol, görürsen değiştiririz demek istiyorum ama demiyorum. Ok şifreme dik dik bakılmasını istemem ama bu kadar da büyük "bakmıyorum ben" ispatına gerek yok.

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;
  • Ido'ya en son feribotlarda internet bağlandı gözüküyor ama çalışmıyor bunun ayarları hakkında bir guide yayınlayın dedim, uçtuğumu düşündüklerinden olsa gerek cevap bile vermediler, kırdılar kalbimi.
  • Hazır Ido günü, bir başka isyanım da olsun diye; bugüne aldığını sandığı bilet dün tarihli çıkan, bu sebeple de bugünkü sefere bilet bulmak için yardım rica eden kırmızı süveterli hırkalı amcaya yardım etmeyen baş memur beyefendiye Allah'ından bulsun demek istiyorum.
  • Arabalı feribotla deniz otobüsünün en büyük farkı İstanbul'dan çıkarken yakınlarından geçtiğiniz tankerle kıyaslama yaptığınız da anlıyorsunuz. Yani efendim büyüklüğünüz sizden ziyade içinde bulunduğunuz ulaşım aracına göre değişiyor. (Bir nevi "Benim babam senin babanı döver" durumu)
  • Son bildiğim taksi de mahalleden çıktı diye muhabbete daldım, evin adresini de apartmana kadar verdim. Amacım eve duraktan taksi çağırdığım da tarif kolaylığından faydalanmaktı ama yani böyle boşboğazlılığı da en azından taksicilere karşı yapmazdım ben. Ama bugünkü aptallıklarımdan sonra bu da çok şaşılası değildi.
  • Bir sonraki yazımda bugün yaptığım şapşallıkları, doğumgünü- isim korelasyonunu ve mümkünde bir de rüyamda gördüklerimi yazmayı not düşüyor, ev dedikodusuna geçiş yapıyorum.
ps. Resim adresi için bknz.

ps.2. Başlık şarkısı Ümit Sayın- Hicran

12 yorum:

Aslı dedi ki...

Şu taksicilere, yağmurda gel lafını kesin sokacağım. dat dat boş gezerken kornaya basarlar, lazım olunca hepsi arazi. pisler

Fery... dedi ki...

Gidip bi selam verseydin Tuba'ya :)) Ben sizi okuyorum ve çok beğeniyorum deseydin :) Cenk'i de ayrıca tebrik ederim... Lego eserine beğendim diye ekleseydin... Sonra bu cümleleri ben söylesem de asıl sahibi Feri deseydin :)

barkinturan dedi ki...

nereye yazıldın nereye nereye

malumafatrus dedi ki...

tabiki de senin favorin olan yere; en başta en uzak ihtimal olan mekana aklıma yattı sadece, doğru karar mı değil mi göreceğiz.

kusburnu dedi ki...

kimi gördün bakim, ben annamadım. ben de geçen bi taksiye bindim, maç günü, amca devir kötü bizim çocuklar da bacılarını aldılar maç izlemeye tophaneye götürdüler ama kızı kurtaramadık fenerli oldu, biz hepimiz galatasaraylıyız,vs gibi muhabbetler etti..

kusburnu dedi ki...

rüyanı yazmamışsın sonraki yazında, bekliyoruz.

malumafatrus dedi ki...

Gördüğüm kişi, http://tubikcenk.blogspot.com/ blogunun sahiplerinden tuğbaydı.

yazılacak bir rüyam yoktu, yazıyı çok geç saatte yayınladığımdan rüyamı da yazıyım bari mealinde not düşmüştüm, ama senin için hemen bir rüya da uydurabilirim.

tubik dedi ki...

Hiiii basılmışım da haberim yok !

Yahu gelseydin bir el etseydin tanışsaydık ne güzel olurdu! Benim günüme de keyif gelirdi :)

malumafatrus dedi ki...

:) dediğim gibi ben bu kişiyi nereden tanıyorum sorusuna cevap ararken, sen geçip gittin zaten.Bir de şu var, insanın adaşına gidip kendini tanıtması da her daim komik gelir bana:)

Bu arada öğle vakti civarında kanyonda en üst katın asansör çıkışında gördüm seni. kırmızı gülüm yoktu ama belki görmüşsündür petrol mavisi ( yeşili de olabilir)trenchkotum vardı üzerimde.

zaten senden önce de Oray Eğin'i gördüm o köşede. Bir öğle vakti bir saat orada beklesem tamamıyla magazin yazıları yazmam kimseyi şaşırtmaz sanırım.

farawaysoclose dedi ki...

mesai temposunda koştururken insan yarım saat masasından kalksa "40 mesaj 100 telefon birikecek, proje batacak, şirket yanacak" zannediyor. sonra bir sebepten 5-10 gün işe gitmeyip, geri döndüğünde bir bakıyorsun işler sensiz de gidiyormuş. bu tempodan arada sırada uzaklaşmalı :))

malumafatrus dedi ki...

hani bir laf vardır, mezarlıklar yeri doldurulamayacak insanlarla doludur diye, o yüzden ne işi yaparsan yap, sen gittikten sonra da düzenin devam edeceğine inanırım ben ama tatile çıksam da işlerimi hallederim inadımdan her şeyi bitirmeden ofisten çıkmayı da hiç sevmem. ondan da o işler hiç bitmez tatil öncesi, katmerlenir.

tubik dedi ki...

Tüh yahu! Aklım beş karış havada yürürüm ben genelde ondan dikkat etmemişimdir ama, bu aralar sık sık oralara gider oldum, bi daha karşılaşırsak omuzlarımdan sars beni :D O benim, adaşın diye :D