16 Ekim 2009 Cuma

"yazıldığım tarih yutar beni, anlar mısın?"


Meraklısına kamuoyu bilgilendirmesi;
  • Bugün trafik konusunda oluşturduğumuz sinerji işe yaradı ve normal vaktimizde köprüyü geçiverdik. Bu mutlulukta emeği geçen tüm makamlara teşekkürü bir borç bilirim.
  • Ama Sakin konserine gidemedik:( tabi ki yine ben yan çizdim. Oysa uyku seviyem bir Cuma akşamına göre de hayli düşüktü.
  • dondurma yenilikleri köşemizde ise bu akşam ananaslı müthiş dondurma ile tanıştıp ve tanıştığıma da pek bahtiyar oldum.
  • İnanılır gibi değil ama spor hadisesinde sona yaklaştım. Yarın son bir tur atıp kararımı vereceğim gibi ve inşallah bu mekan Sportem olmayacak.
  • Hafta içi ve hafta sonu olmak üzere Arnavutköy'e sıklıkla giden biri olarak söylüyorum bu şehir balığı seviyor. Yani benim gibi sağlık için ayda 1 veya 2 kez yemek yiyenlerle o mahalledeki restoranlar bu kadar kalabalık olmaz.
  • Bir de kişisel tespit yapmak gerekirse; Hürriyet'in yayınladığı ilk 10 kahvaltıcı, ilk 10 balıkçı falan hadiseleri kesinlikle bir sürü psikolojisi yaratıyor. Bu yüzden insanlar Rumelihisar'ındaki ( bu da mı ayrı yazılmalı acaba, ama özel isim olduğundan yazılmaması lazım sanki) kahvaltıcılarda manasız vakitler harcıyor, bunun için illa ucuz balık için Adem Baba'ya gidiyor. Tıp dünyası "öyle diyorlarmış'ın büyük etkisi" diye adlandırabilir bu sendromu.
  • Vücudumu bilmem ama ruhum yarı yarıya domuz gribi oldu gibi. İş arkadaşımdan sonra başka gripli insan kıvırcık insan nry da amerikayanlardan gelen kardeşi sebebiyle potansiyel suçlu listeme girdi. Manen ruhumu gribe teslim etmeden öğrenmek istediğim; bu domuz gribi önemli bir hastalık mı değil mi? Önemsenmeyecek gibi bir şeyse niye bunca zaman bu kadar korkutulduk? Önemliyse insanlar neden bu kadar umursamaz? Bu konularda ciddi uzmanlardan görüş almaya ihtiyacım var, yoksa her sabah boğazımdaki acıya teşhis koyarak akıl sağlığımı korumam pek mümkün değil.
  • Tabi bu hadise önemliyse çoğu arkadaşlık da bu ihtimal yüzünden yara alacak. Yok değilse bu paranoyayı oluşturan herkeşleri Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın mümkünse.
  • Siz yine de her ihtimal bir süre boyunca C vitaminlerinizi ve kolonyalarınızı yanınızda taşıyın çünkü ben mesleğim gereği ihtiyatlılık prensibinden kimseye zarar geldiğini görmedim çünkü.
ps. Başlık şarkısı Sakin- Dönsün

ps.2. Resim süper bir kaynak olan Feed your Soul'den.

6 yorum:

Aslı dedi ki...

Arnavutköy'de lepari sanırım adı adem babanın hemen yanında yemediysen orada kalamar tava ve balık köftesi ye, yum yum yummmy...

malumafatrus dedi ki...

benim balık halim sağlık yaşam halinden, bol salata, mısır ekmeği bir de varsa en kılçıksız balık. Kalamar ve balık köftesi şimdilik benden çok uzak. Ama 2-3 yıla onları da pek seversem kendime şaşırmam.

Aslı dedi ki...

O halde bu dediğim yerde çok güzel mısır ekmeği ve süpper zeytin veriyorlar. Salata da var. Balık yemeye yer kalmadı o da vardır. Komisyon alıyor gibi reklama geçtim ama.

malumafatrus dedi ki...

o zaman Kasım ayı balık yiyelim sağlıklı olduğumuzu sanalım faaliyetimiz için burayı not ediyorum:)

kusburnu dedi ki...

müdavim hanım, bu fontlar niye küçüldü diycem yazıma yorum yapmıyorsun diye kızcan. okuması zor oldu valla bak..
rumelihisarı da ayrı yazılmaz ayrıca.. bunu yazına yorum olarak sayabilirsin bak. :)

malumafatrus dedi ki...

rumelihisar'ını levhaları düşününce tahmin ettim ama sonra da ayrı yazdım nedense. benim netbook azıcık küçük olduğundan normal fontunda yazınca dev gibi gösteriyor,o yüzden de bazen ayar kaçıyor.


var mı başka eleştirin ?