29 Ekim 2009 Perşembe

"ve sen hiç bir şey yokmuş gibi koşuyorsun boşluğa"



  • Sinan Tuzcu'ma herşey yakıştığından yeni dizisindeki kısmı kötü ve çapkın adam karakterini de çok sevdim ben. Yalnız tekrarlamakta fayda görüyorum, Sinan Tuzcu Uğur Polat'ın oğlu olacak adam değil. kendisi geçen zamana meydan okuyamadığı için artık Emre Kınay gibi aile babası rolleri bile alacak durumda hatta. Ama bu benim kendisine dair hayranlıklarımı azaltır mı, tabi ki hayır:)
  • Hayranı olduğumuz bir başka güzel insan Mirgün Cabas da sağolsun dün akşam merakımızı gideren açıklamayı yaptı. Kendisi evli değilmiş ama evli sayılırmış. bu cevabını da fevkalade tebrik ettim tabi ben. Merakımızı gideren soruyu ise Hakkı Devrim binbir kibarlıkla sorduğundan gerçekten meraklı halimden çok utandım.
  • İşin ilginç yanı ise gece haberleri ile hayatımıza giren ve hatırı sayılır fanları olan Mirgün Cabas'ın da Banu Güven'in de eş/ sevgililerinin müzikle iştigal eden insanlar olmaları.
  • Magazin alemi, bu zamanlardaki favorilerinden biri olan Saba Tümer'e bir ilişki yaşatmadan huzura eremeyecek. Bu takıntılarında öyle bir noktaya geldiler ki "bir kızım olsa sana verirdim" dediği Arda'yla bile beraber olduğunu yazdılar. Eğer ateş olmayan yerden duman çıkmaz hadisesinden konuya yaklaşıp, konuda gerçeklik payı olabilir diye düşünürsem de; "yok artık demek" ten başka bir seçeneğim kalmaz.
  • Bu dedikodular üzerine Saba Tümer'in beyanatları da nereden bakılırsa bakılsın komik geldi bana. Sanırım futbol dünyası Tanju'nun Hülya'sından sonra bir günah keçisi bulamadığı için böyle saçma teoriler üretilebiliyor.


  • Şahan Gökbakar'ı antipatik bulmam kendisinin zekasına saygı duymama engel değil. Son yaptığı röportaj bu işte başarılı olmak için kiminle nasıl anlaşması gerektiğini gayet iyi gösteriyor. Neymiş efendim "içkiyi efendi gibi içmeyen suçlu"ymuş. Ne diyelim Allah doğru yoldan saptırmasın bu kıymet ve değer bilen sanatçımız:)
  • Vedat Milor'la tadı damağımda da ne mutlu ki artık başlıyormuş. Ayrıca ne mutlu ki kendisi Meymira şarapları ile buluşmasını da nihayetinde yazdı. Yazının sonundaki not da ağırlıklı olarak sunset'e (güncel edit;Ulus29'a) yoksa şaraplara lafı yok, siz de deneyin zaten farkı anlarsınız diyerek reklam kuşağımıza da nokta koyarım.
Ev tatilinin en fena yanı da bu işte sayın okur, medyanın göbeğine düşüyor, konusuz bünyenize konu yaratıyorsunuz. Ve bu madde madde yazılardan mütevellit eski yazı formatımdan çok koptum, bu sebeple tatil bahanesiyle de eski yazılardan kopyalayabilirim, yeni yazıymış gibi okuyup sonunda "ben bu yazıyı aslında bu tarihte yazmıştım" notu gördüğünüzde lütfen şaşırmayınız.(kusburnu lafım yine sana:))

Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Meraklı halime bakmayın, ben de aslında "ne zaman evleneceksin" sorusunu hadsiz bulan bir insanımdır, kendime sorulmasından hoşlanmadığım gibi başkasına da sormam.
  • Bir filmin aşırı tuttuğunu anlamak için kriterim anne ve babamdır. Onlar bile bir filmi görmek için heves ediyorlarsa, o film artık hedefe ulaşmıştır diyebiliriz.
  • Bir Bandırma seyahatinin olmazsa olmazı dönüş zamanı havanın bozacağı haberidir. Kişisel tarihimin bu tekerrürünü benimsememi de kimse istemesin benden.
  • Twitter aleminde başta olmak üzere kendinden 3. şahıs olarak bahseden insanlara gerçekten çok gülüyorum. Bunların bir başka versiyonları röportajlarda olur ve aptal soru sorucular; nasıl biridir malumafatrus diye 3. bir kişiden bahsedermiş gibi konuşmayı tercih ederler. İnsanlar kendilerini çok önemli mi hissetmek istiyor yoksa sadece kendilerine uzaktan bakmayı mı tercih ediyorlar bu konuda da sosyal bilimcilerin bir görüş bildirmelerini isteyeceğim.
  • Sinan Tuzcu ve Simon Baker hakkında yazmanı en sevdiğim yanı blog fotoğrafını hiç düşünmeden seçecek olmam. Çünkü bazen yazı yazmak değil ama yazı başlığı ve resmi bulmak çok zor olabiliyor.
ps. Başlık şarkısı Zardanadam ve Tamamböceği


4 yorum:

EmRaH PüLeNt dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
malumafatrus dedi ki...

Valla kendi kendilerine Nefes'i izlemeye karar verdiler, sonrasında da iki dil bir bavul'u izlemeyi düşünüyorlar, bu haberler çerçevesinde tezimi oluşturdum:)

Adsız dedi ki...

Vedat Milor yazisinda Sunset'e laf edemez, cunku yemek Ulus 29'da gerceklesmis. Meymira'nin ithal ettigi saraplar gercekten de tum sarapseverlerin ilgisi cekecek turden bu arada. Siz de neden acaba Meymira ile bu kadar ilgilendiniz anlayamadim ama... :)

malumafatrus dedi ki...

Beni de Sunset'e ve Ulus 29'a götürseydin, ikisinin arasındaki ayrımı anlayabilir, böyle hatalar yapmazdım.