14 Ekim 2009 Çarşamba

"tam mutlu olurum burda derken"


Spor hevesinin halen kanımda olduğu şu günlerde, bana fazla gelen parayı nerelere saçsam sorusuna cevap bulmak için fuhrerschein ve p. ile bizim oraların tek bilinen sporcu mekanı Polat Tower'ın spor salonuna gittik.

Efendim ben deniz en son lise vaktimde sanırım bir spor salonuna gitmiştim. O da yani günümüzün mahalle spor saloncusu idi. Ondan sonra başka vesileler ile Kanyon Mac'ın kapısında beklemiş ama detaylarına muhafak olamamıştım. Anlayacağınız hadiseye epey bir yabancıyım. Ama yani ne olursa olsun, Sportem'de insanları karşılayan kız ile halkla ilişkiler&satış insanı kızın ne kadar saçma, ne kadar hödük, ne kadar "...." olduğunu anlamak için bu mekanlara aşina olmaya gerek yok. Dakika bir gol bir o kadar kanım ısındı ki!!! mekana anlatamam. İşin acı yanı bunlara rağmen oraya gidebilirim, sırf 1 yıl yerine 6 aylık üyelik yaptıkları ve evime en yakın spor salonu olduğu için.

Aslında giderken ilk tercihim bu mekandı ama karşılaştığım iki salak ötesi insan yüzünden daha pahalı olan ve 1 yıl insanı saçma bir yükümlülük altına sokan diğer salonlarını da gezip görmek gerekliliğinde hissediyorum kendimi. Yani anlıyorum 1 yıllık parayı bayılıp sonra gitmeyen müşterilerden para kazanıyor bu spor salonları ama ne kadar üşengeç olursam olayım, o parayı yatırıp gitmemeye vicdanım el vermez.

Anlayacağınız bu spor hadisesi hiç öyle kolay bir iş değilmiş, ama ben şimdilik yine de yılmayacağım. Eğer olaya kanım ısınır da ayılıp bayılırsam spor için sonra da kendi spor salonumu kuracağım ve bu alemin 2. küçük Emrah'ı ben olacağım.

O zamana kadar bu paraları kazanan ve bu paraları sorgusuz sualsiz veren herkese saygı ve sevgilerimi sunarım.

imza; o spor salonu taksitleri yerine kaç ayakkabı/çizme/elbise alacağını düşünen bünyem.

ps. Bahsettiğim kızlar Emrah'ın hemen arkasındaki kızlar. Yani en azından soldakinin o olduğu kesin.

Ps. 2. Başlık şarkısı Malt.


5 yorum:

Aslı dedi ki...

Spor sonrası o elbiseler, ayakkabılar daha güzel durabilir. Ama bu sefer de daha çok para harcamak gerekir. Off spor deme bana, aylardır ha başlayacağım yok başlamayacağım diye diye zayıfladım :)

farawaysoclose dedi ki...

gittiğim spor salonu iflas etti kapandı :( üstelik daha 6 aylık üyeliğim vardı. çevrede bu kadar uygun fiyatlı (belki de bu yüzden battı!!), ortamı bu kadar az kastırıcı, pek az sinir bozucu insanın gittiği başka spor merkezi de yok. napsam diye kara kara düşünüyorum.

malumafatrus dedi ki...

bence fırsatın varsa sabahın köründe gidebileceğin bir spor salonu bul. ben öyle bir şansım olsa da spor sonrası süslenmekle ömrümü tüketmeyim diye akşam giderim ama etrafımdakilere de kesin gıcık olurum:)

zaten spor salonunda kural ya eve ya işe yakın olması. Veyahut içinde spor salonu olan iş bulunması.

Uygun spor salonu benim neznimde bir hayal. ama umarım Ankara da şartlar farklıdır.

farawaysoclose dedi ki...

sabahın köründe işe gidiyorum, keşke spora gidebilsem.. 7.20 de evden çıkıyorum :( (tahmin et neye biniyorum?? servise! :D) iş yerinde spor salonu var (köhne birkaç yürüme bandı) ama o kadar süslenip püslenip gittiğim ofiste, öğle arası kan ter içinde kalıp, tekrar süslenip püslenmeyi gözüm yemiyor :P

malumafatrus dedi ki...

zaten benim hiç anlayamayacağım insan modelidir bu öğlenciler. Yahu insanın yorulması gerekmez mi o spordan sonra?

Dün kanımın ısındığı spor salonuna bugün gittim ve yine içime sinmedi:( sanırım ben bu olayın kendisini değil fikriyatını seviyorum.