4 Ekim 2009 Pazar

"korkmuyorum artık senden yalnızlık"



Kişisel tarihimin miladı olan bir günden Cafe İzz'den yazıyorum bu yazıyı sayın okur.

Ben deniz yalnız sokak faaliyetlerini pek sevmem. yani alışverişin yalnızını falan sevsem de, D&R'da yalnız başıma uzun uzun dolaşmaya bayılsam da, yalnız yemek, yalnız sinema falan işlerine hiç heves etmemişimdir. Evde dahi yalnız yemek yemekten nefret eden bir bünyenin dışarıda da şağur şupur yemek yemenin keyfine varması da takdir edersiniz ki mümkün değildir.

Neyse efendim şekil ve şartlar münasebetiyle, ben deniz an itibariyle bir pazar kahvaltısını tek başıma gerçekleştirmek üzere geldim buraya. dün yürümeye heves etmiştim olmadı, bugün de kahvaltı için kalktım ( dün geceden beri hayalim buydu, çok açtım ve güzel bir kahvaltısız haftasonunun haftasonu olmadığını düşünmekteydim) hazırlandım, şıp şıp diye yağmur başlamasın mı. Çok üzüldüm, mutsuz oldum, aç kaldım. Evde kahvaltı yapmak için bile sokağa çıkıp alışveriş yapmam gerekiyordu, napıcağımı düşündüm karar kara, dırdır yapmak için fuhrerschein'ı aradım, "bence git yağmur illaki kesilir" dedi, benim de aradığım zaten böyle ufak bir gazdı, aldım netbook'umu ve kitabımı koyuldum yola.

Aslında tek başına kahvaltı için Cihangir çok daha ideal olsa da, yalnız yalnız otururken bakacağım bir deniz olsun diye, bir de İzz kahvaltı tutkum bir süre daha böyle gideceğinden arnavutköy'e geldim. geçen haftanın aksine epey bir kalabalık vardı, benim yalnızlığıma inat da masalar hep kalabalık gruplarındı, ben de en kuytu köşeye geçtim. Ben Cihangir'den kaçtıkça Cihangir bana geliyordu, Cihangir eşrafından Ceyhun Yılmaz'ın masasının dibine konuşlanmak zorunda kalmıştım. Bir de püfür püfür sigara içtiklerinden azıcık gıcık olacaktım ki, erken kalktıklar, gıcıklığımı öteledim. Bir de ben bu adamın radyo programını aramıştım bir nüfus sayımın olduğu gün bunu hatırlayıp kendimden utandım, sonra da aynı gün sokağa çıkma yasağı olmasına rağmen, gazete almak için sokaklara düşüp polis tarafından uyarılışım geldi aklıma, internetn gözünü seveyim dedim, kahvaltım geldi herşeyleri unuttum.

Kahvaltım tek kişilik de olsa 1/3'ünü yiyebildim ama ruhummu doyurmuştum, kendimi aşmıştım, bunu ne siz ne de başkasını anlardı ama benim kişisel tarihimin miladlarından bir gündü bugün. Bir de alışveriş yapmasam çifte kavrulmuş milad olurdu ama nry aradı, süpersonik nisayı görmeye istinyeparka gelir misin dedi, hayır demedim, yalnızlığımın son deminin tadını çıkarmaya kaldığım yerden devam ettim.

Bu yazıdan çıkartılamayacak notlar;

  • Uzun süredir Cafe Izz reklamı yapıyorum, batmasınlar da bu güzel mekana yazık olmasın diye, ama dün öğrendim ki mekanın ortaklarından biri halkla ilişkilerci imiş zaten, bu durumda batmaz zaten bunlar diye içime su serpildi.
  • Cafe Izz'deki tüm garsonlara sempatim var, ama sevdiğim sanırım bugünkü kız ( zaten tek kadın garson var)
  • Bu yağmurda bile yürüyen insanlar var ki, onların yanında benim tembel bünyemin yürüme fikri bile komik geliyor kulağa.
  • Bugünkü hayat umudum Uğur Apartmanı'ndan bir dairede oturabilmek. Neden çalışıyorum ki ben isyan vakitlerimde lütfen bu cevabı hatırlatınız.
  • Genel prensibim "sevdiğin şeyi hızla ve tutkuyla tükettir", bu sebeple bu kahvaltı mekanı da bir süre sonra tarih olacaktır, o güne kadar daha bu tür yazılar yazabilirim, beni şimdiden mazur görün pek muhterem okur.
  • Yalnız kahvaltı için bir teknolojik alet şart, ama bu şekilde bile yapılanı devrimdir, lütfen kimsecikler başarımı hor görmesin.
  • Yağmur pek fena bastırdı ama bu şartlar altında bile dışarıda oturabilmek pek süper birşey. Sırf bu nedenle bu manasız hafta sonu bile güzel hatırlayacağım.
imza: boğazın kenarında suya kapılıp gitmesi an meselesi olan arap kızı

ps. Başlık şarkısı Cem Adrian- Yağmur

ps.2. Böyle zamanları daha iyi ifade edecek bir fotoğraf makinem olması lazım, alışveriş planlarımı bu alana kaydırmam en rasyonel tercih olacak sanırım.


5 yorum:

Adsız dedi ki...

ben aksamustu gectim izz'in yakinlarindan.. baya doluydu.. dedigimiz gibi hakla iliskilercinin eli dokunmus belli.. tutmayan kose mekan bence tutmus.. ama bir problem var, ben sevdigim bu yerleri herkesle paylasmayi sevmiyorum.. gelip doldurup sonra bana yer birakmiyorlar ki girandola'da yasadim bugun bunu.. aman tanrim yagmur filan demeden herkes koşturmuş dondurmacıya, kucuk sevimli dondurmaci 'da eminim kendini genisletip buyutmenin o ruhu eritmenin bir yollunu bulacaktır..neyse tabi bizde yeni yerler, yeni tadlar kovaliyor olacagiz..

fuhrerschein

malumafatrus dedi ki...

neyli dondurma yediniz acaba:(

ps. anladın sen onu

kusburnu dedi ki...

neler oluyor burda? yalnız kahvaltılar falan hııı.. bigün beni de götür şu izze, yani ben tek başıma yolu bulurum tabi de, birlikte yiyelim manasında :)

malumafatrus dedi ki...

işte bu hep birlikte yiyelim diyenler nedense aynı anda meşgul olurlar veya ist. dışında oluyorlar; bende bu sebeple mağdur olmayayım tek başıma kahvaltı etmeyi de öğreneyim bari dedim, gittim kendimi test ettim.

ama en kısa vakitte hala güzel havalar varken, yiyelim hapur hupur tabi. ama beğenemezsen kahvaltıya laf edersen gıcık olurum sana söylüyim.

kusburnu dedi ki...

söylemem merak etme.. benden iyi kahvaltı hazırladıklarını sanmıyorum ama görcez artıkın.. :))