24 Ekim 2009 Cumartesi

"karşımdaki sen bana uzak "


Uzun zaman sonra bir Cuma akşamı Taksim'e gittim. Yine kendi saatlerimde evime döndüm ama o yine de kıyısından köşesinden İstiklal kalabalığıyla yüzleşmek bile benim için ekstra bir faaliyet oldu.

itiraf etmek gerekirse bizimkilerle buluşmadan önce gördüğüm bilumum spor mağazalarına girip yeni alışveriş konumla tanışmak istedim. tanışmak diyorum çünkü en son spor ayakkabımı yaklaşık 1 sene önce almışım, bunun dışında sportif mont, eşofman falan almak gibi bir faaliyetim de yakın zamanda pek olmamış. Olsa o fahiş fiyatları görünce bu kadar şaşırmazdım. Aslında bilgi beni uyarmıştı ama ben inanmak istememişim sanırım.

Ama tabi moda niyetine yanları şeritli adidas eşofman ve louis vitton çantalarla gezen popüler alem kızları sağolsun, spor eşya hadisesi normal günlük kıyafete dönüştüğünden fiyatlar almış başını gitmiş.

Şimdi efendim, söz konusu kıyafeti spor amaçlı kullanan insanlar takdir edersiniz ki 1 adet ile yetinmeyeceğinden ( en azından ben), o eşofmanlardan birkaç tane almak demek spor salonu maliyetini katmerlemek demek. Şahsen spor ayakkabı fiyatlarına lafım yok, ama çanta, eşofman falan filan alışveriş hevesimi dakika bir gol bir kırdı.

Ben sportif alışverişten hevesimi alınca yola koyuldum ki ne göreyim bir kalabalık grup ellerinde "Güler Zere'ye özgürlük diye bağırıyorlar. Ben ki normal Cuma, Cumartesi kalabalığında bile ürküyorum, bir de prostestocularla yanyana düşünce baktım ki devam edecemeyeceğim, arka sokaklara daldım. Neyse ki kaybolmadan Terkos pasajının içine girebildim de sonra bizimkilerin yanına da vardım. Protestocuların özgürlüğünü istedikleri Güler Zere'yi tanımıyordum ama akşam eve geldim, kimmiş diye hemen google'a sordum, ben öğrendim sizde merak ediyorsanız detayları buradan bulabilirsiniz.

Sigara yasağından sonra kapalı bir mekana gitmemiş olan ben, bu sayede gecelerin temiz havasını da kontrol ettim ve şunu söyleyebilirim ki, havaların hala soğumaması en çok sigaraseverlere yaramış. Çünkü binaların için havadar olsa dahi, sokaklar resmen tütüyor. Kestane kokuları da bu tütme halinde etken evet ama açıkhava artık dumanlı hava sahası olmuş, bunu da belirtmek lazım. Ki bu da ortadan kalksın diye değil, dışarı çıkarsanız sigarasız bir gece geçirme hayali kurmayın diye bunu söylüyorum.

Yani bendenizin yokluğunda gece alemleri kaldığı yerden devam ediyor, bense yeni ufuklara yelken açmayı hayal ediyorum ama pek destekçi bulamıyorum ki, bunu da başka bir yazı konusu yapmak için Cumartesi miskinliğime geri dönüyorum.


ps. Başlık şarkısı Yerden Yüksek- Maskara

Hiç yorum yok: