4 Ekim 2009 Pazar

"iyi ki doğdun diyicem mumları üfle"


Hayat ne tuhaf; veyahut şöyle diyelim friendfeed'le dünya ne küçük.

(Sürekli twitter ve friendfeed diyoruz bunun için bilmeyenlere kısa bir ön bilgi vermek gerekliliğine düştüm.)Twitter 140 karakterle ne yapıp ne ettiğinizi anlatma mantalitesinde bir sistem. Ama ana amacı, beğendiğiniz takip ettiğiniz fikriyatları profosyenel ortamda paylaşmak. Tabi Türkiye'de böyle olmuyor ki, bizibozmaz'dan Doruk'un yazdığı yazı da bunu çok güzel ifade ediyor.

Friendfeed ise teknik imkanları sebebiyle, bu profosyenel takip işini nispeten daha doğru kullanılabileceği bir yer. Neden çünkü, paylaşıyor beğeniyor yorum yapıyorsunuz ve en büyük hadise network oluştuyorsunuz. İkisini de takip eden biri olarak söylüyebilirim ki, Türk üsülü twittercılar ve friendfeedciler çok ayrı amaçlarda takılmakta. Twitter'daki ana hadise dedikodu gibi, işte medya aleminden birilerinin neler yaptığını bilmek falan filan, kendi sitelerinden de az biraz haberdar etmek.

Friendfeed'de ise kullanıcı sayısı çok daha az. Ve 10 kişi herkes tarafından takip ediliyor. Kanka kollaması ortada fena halde mevcut, bir de o beni beğendi ben de onu beğeniyim falan durumları var ki çok gıcık. İnsanlar günaydın herkese süper bir gün diliyorum diye yazıyor birileri de bunu beğeniyor, durumun vehameti bu şekilde. Geçenlerde biri süper isyan etmiş, fuhrerschein ( ki kendisinden de benzer bir tepki görmemiz muhtemeldir) ile ben çok eğlendik ve hak verdik kendisine. İsmini versem mi vermesem mi emin olamadım ama friendfeed'de olanlar görmüştür muhtemelen bu yorumu. Serdar Kuzuoğlu'nu ve Sezyum'u sevsem de diğer kişiler ve burda yazmayan bir kaç isim için ben de aynı şekilde düşünüyorum, bunu da belirtmeliyim.

"tekrar pardon ama bu serdar dayıya ve eşrafına yaranacaz, yamanacaz diye ne öten ne susan, hasbel kader gazetede köşesi, medyada "çevresi" var diye yampirik sezyuma, herkesin bütçe verse de iki iş yapsak dediği markaları kucağına oturtup yaptığı işleri buradan pazarlayan alemşah'a tek anti yorum yazamayan omurgasızlara da ayrıca teessüflerimi sunuyorum. Hem onların, hem susanların riyakar tavrı tiksindiriyor beni. Değmez be üç kuruş para için, iki iş daha kapmak için."

Aslında yazı konumuz bu değildi. Yazı konumuz dün başımıza gelen bir hadise;

Takip ettiğim bir elin parmağını geçmeyen insanlardan biri, bir feed'i beğeniyor. Beğendiği feed'de bir çocuk kız arkadaşının bugün doğumgünü olduğunu söylüyor, kendisinin fotosunu koyuyor ve ben fotoya bakınca üni.den arkadaşım olan kızı görüyorum; sonra doğumgünü dileğini okuyorum çocuğun "Yeni yasinda da cok mutlu olmasini, ve beni mutlu etmeye devam etmesini diliyorum :)" dyor, olmaz olsun böyle jest diyorum. Devamında 60 kişi yorum yapmış, yorumları okumuyor ama bu kızı tanıyan 60 friendfeed account sahibi insan olmayacağı için, ne kadar sevgidolu insan var diye düşünüyorum, bu sanal dostluk çerçevesi gözlerimi yaşartıyor, bu da bana yazı konusu olarak geri dönüyor.

Anlayacağınız insanlar yalnız, insanlar iletişmek istiyor. Teknoloji de sağolsun bu nimetleri çeşit çeşit önlerine sunuyor.


ps. İnsan tüm iyi niyetli yazsa dahi, böyle halka açık msj.ları durup bir daha okumalı veyahut okutmalı.
ps.2. başlık şarkısı mALT- pOrtakal

3 yorum:

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.
malumafatrus dedi ki...

evet zaten sen friendfeedci bense twitter'cıyım. ve ikimiz de kendimize gıcık olacak bir sürü konu bulabiliyoruz çok şükür:)

Adsız dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.