9 Ekim 2009 Cuma

"her lanet sabah bu bilince uyandıkça boşver"


5n1k'da Diyarbakır'da öldürülen 14 yaşındaki Ceylan'ın anne ve abisini izlemeyenler için aşağıdaki yazı bişey ifade etmeyebilir. Hatta biraz sahte bile gelebilir. Ben ki, Cüneyt Özdemir'i bıyık altı sorularından ötürü bolca antipatik bulsam da o programdaki haliyeti ruhunun gerçekten yazıdaki gibi olduğunu hissetim.

Ben anneden daha çok abinin iyi niyetine, o çaresizliğine üzüldüm programda. Gerçi üzülsek de ne olacak yani, iki güne unutucağız, iki güne başka dramlara ahh ahh vahh vahh edeceğiz. Ölen öldüğü ile kalacak, annenin bağrına oturan o koca taş hiçbir şekilde sökülüp atılmayacak.

Bu yazıyı yine de bilmeyenler, duymayanlar için koyuyorum ki, bu ülkede yaşamın ne kadar ucuz olduğu ne olursa olsun unutulmasın.

Ve ne acı bir laftır ki, geri kalanlara Allah sabır versin.




Gecenin bir yarısı uyandım katıla katıla ağlıyorum.
Ne ki şimdi bu!

Yok, söyleyecek bir sözüm, mantıklı bir açıklamam yok. Bir kaç saat önce dişlerimi sıkıp gözlerimi kısarak kameraya baktım ve içimden “ağlamayacağım” dedim.
Oysa karşımda bir ana bir de oğul, etlerini dallardan topraklardan toplayan kardeşini kızını anlatıyordu. O anı o kadar ince ve içten anlatıyorlardı ki, zaman durmuştu. Anası kızının öldüğü o anı, kardeşi ilk ulaştığı zamanı. Tek kelime kürtçe bilmesem bile anlıyordum her sözünde ananın.
Sonra oğlu kardeşinin öldürülüşünde anasının ne hissettiğin sanki bir simültane tercüman gibi aktarmaya başladı...

Bağırsakları çkımıştı, 12 yaşındaydı, keçileri gütmeye gitmişti, Kuran'ı sular seller gibi bilmekle kalmayıp, teşekkür hatta aktir getiriyordu okulunda. Ertesi gün yatılı okuluna gidecekti ve...

Ve anacığına evden çıkmadan önce 'makarna yap’ demişti.
Allahım bunlar nasıl ayrıntılar bir çocuğun ölmesini anlatmak için.
Öylece baktım katıla katıla ağlamak yerine.

Öylece bakıp kızlarının nasıl öldürüldüğünü sordum.
Ah anam, canım anam...

Bilmediğim ama aşina olduğum bir dilde anlattı bana sabırla sanki kendi başından değil de bir yakının başından geçmiş gibi.

Ben de dinledim donuk ve asla duygularımı göstermeyen gözlerimle.
Hay Allah beni kahretsin!

En son dedi ki; ”Bizim kızımız öldü başkalarının çocuğu ölmesin.” Sonra saydı şehirlerin adını. Sanmayın ki kürt şehirlerinin adını tek tek Yozgat dedi, Manisa dedi...

Saydı, saydı, saydı...
“Onlar da ölmesin” dedi.

“Ah anam, ah benim acılı anam benim aklım almıyor böyle bir acıdan sonra hala içine gömdüğün öfkeni, kaybını ve dünyalar güzeli kızını ki sen hala neler diyorsun bana ?”
“Başka fotoğrafı yok mu Ceylan’ının ?” dedim
“Yok” dedi.

Yedi yaşında çekilmiş tek bir fotoğraf karesinde aklımıza sindi o Ceylan.
Türkçe bilmediği için kürtçe anlattı tek tek kelimelerini özenle seçerek. Oğlu, henüz Ceylan kadar erken ölmemiş ve öğrenmişti Türkçe’yi o tercüme etti.
Simültane bir dramın, ilk şahidi hatta tercüman gibi..
Son sözlerini bir kez de ben tekrar ettim.

Dedim ki “Bakın 12 yaşında yavrusu ölmüş, öldürülmüş, bağırsaklarını bile dallardan toplamış bir kadıncağız hala barış diyor, başkalarının çocuğu ölmesin diyor. Hadi yapın bakalım empati yapabiliyor musunuz bu limitsiz hiçlikle, coşkun acıyla ve hala aklını çelmeyen bu vakur duruşla?”
“Madem empati hadi düşünleim hep beraber. Bir karakolda siz çocuğunuzun nasıl öldürüldüğünün ifadesini verirken, yanı başınızda onun otopsisi yapıdı mı hiç? Var ım kabuslarınıza bile sığmayacak böyle bir kare “

“Aklınız hafzalınız alır mı böyle bir şeyi?”

Ah Ceylanım!!!
Ah çobanım.
Ah hatim indiren imanlı kardeşim.
Ah taktir getiren cumhuriyet kardeşim.
Ah seni kimler vurdu, nasıl vurdu?
Ben bunu içime sindiremiyorum.
Gecenin bir yarısı kalktım, bir afet gibi aklıma Ceylan geldi.
Oturdum ağladım, ağladım, ağladım...
Sanki bir işe yarayacakmış gibi ağladım.
Ağlıyorum hala, şimdi...


ps. Başlık şarkısı Boşver- Mor ve Ötesi

1 yorum:

Benim Hayatim dedi ki...

Çok kötü oldum :(
Bu olaya hala gerekli önem verilmedi.

Akol almış insanların görüntüleri yerine asıl bunların peşine düşüp, bizlere bu gerçekliği yansıtsınlar. Kim bilir daha ne Ceylan'lar sessiz sedasız haber bile olmadan aramızdan ayrılyorlar.