11 Ekim 2009 Pazar

"hayat derde bandı beni, ciğnemeden yuttu beni"


Çok menem bir işim yok ama çalıştığım şirketce önemli adledilen bir departmanda çalışıyorum.

Büyük bir organizasyon olmamızdan ötürü de bizimki ile çok benzetilen ( bol karıştırılan) bir başka departman daha var.

İşin en kötü kısmı, karıştırılan departman personelinin ikisinin de isimleri ortak.

Ve takdir edeceğiniz üzere o ortak isimlerden bir tanesi benim.

Koca şirkette en sevmediğim insanlardan birinin adaşım olması büyük bir şansızlık tabi.

Asıl şansızlık ise, tüm şirketin bizi karıştırması.

Aslında daha çok olay şu şekilde seyrediyor. Adaşım bizim şeker merkezimizde değil de, başka bir yerde çalışıyor. Yani kendisi azıcık hayali kahraman. Ben de lüzumsuz işler insanı olduğumdan sürekli insanlarla muhatabım ve marka bilinirliğim hayli yüksek. Yani aslında şirkette benim adımda sadece bir kişi olduğunu sanıyorlar.(şirketimiz buna rağmen başarılı bir şirkettir, sakın ola yanlış anlaşılmasın)

Kendisine gönderilmesi gereken sayısız posta, e-mail, kendisiyle yapılması gereken telefon konuşmaları benle yapıldığından, attığı adımdan da haberdar sayılırım. Benim için aynı şeyin geçerli olduğunu sanmıyorum çünkü dediğim gibi şirketimizin çoğunun algısı departmanlarımızı tek, bizi ise tek yumurta ikizi olarak algılıyor.

Bu durumda benim içime bir kuşku düşüyor, bu insanlar beni o sandığı için mi bana böyle davranıyorlar, benimle konuşurken aslında diğeri ile mi konuştuklarını sanıyorlar falan diyerekten şizofreniye doğru yol alıyorum ben. ( onun departmanı önemlilik de bizimkini dövebilir)

Anlayacağınız üzere, bana yine dert kalmadı, fight club'u hayatıma uyarlamaya heves ettim.

Bendeki yaratacılıkla buraya kadar, dilerim sizin iş aleminiz romantik komedi'ye daha müsaittir.

Yoksa iş hayatı dediğiniz şeyin özünde gerilim olmazsa olmazdır.

ps. Başlık şarkısı Ayyuka.

Hiç yorum yok: