18 Ekim 2009 Pazar

"ellerimden düşen sen miydin ? "



Sayın Bünye;

Dünkü kahvaltıda tıka basa yemek yedikten sonra üstüne bir de Ananaslı- Mojitolu dondurma yediğim için beni affet. Evet çok yedim ama sonrasında da çok yürüdüm, yürüyüş rotamı cumartesi pazar'ına çevirip bir taşla iki kuş vursam da yine de sportif oldum bu sebeple kilo almayı falan aklına getirmemeni diliyorum.

Sayın Meteoroloji;

sana fevkalade gıcığım. Hava yağışlı olacak falan diyerek lahana gibi giyinmeme sebep olduğun, üstüne açan güneşle bana afakanlar bastırdığın için seni bir daha kaile almamı lütfen bekleme.

Sayın Cafe Izz;

Şu tarihten itibaren 1 hafta hariç her hafta sonu kahvaltınız ile güne başladım. Ama sanırım artık ara vermem lazım. Bir süre eski sevgili Susam'a döneceğim, inşallah döndüğümde de sizi bıraktığım gibi bulurum.

Sayın Pazarcılar;

Biraz daha pratik yaparsam, sizinle çatır çatır pazarlık yapacağım, bununla da kalmayıp indirimi de kapacağım. Bu hafta sonu sadece pazarlık etmedim, ısrarcı pazarlık ettim, indirimi kapamasam da kendim için faydalı alıştırmalar oldu bu.

Sayın Yeni Evliler;

Tarih 17 Ekim ama hala hafta sonlarında nikah daireleri dopdolu. Bu kadar insan nasıl bir inançla evleniyor? Bunların kaçta kaçı boşanıyor bu verilere gerçekten sahip olmak istiyor ve tüm evlilere evlilik ömürleri boyunca mutluluk diliyorum.

Sayın Okan Bayülgen;

Çocuk benim hayatımı değiştirmedi, çocuk delisi değilim şeklinde beyanatlar verip hayatınızdaki değişimi inkar etmenizi anlıyorum da, baba olmakla ilgili çektiğiniz reklamı anlamıyorum. Sadece bebeğin fotoğrafını haber yapınca mı çocuk reklamı yapılmış oluyor?

Sayın Kışı Erken Getirmeyi Seven Kadınlar;

Lütfen mevsimi mevsiminde yaşayın. Paltolarınızı, şallarınızı biraz daha gardroplarda bekletin. Gün gelecek hava çok soğuyacak ve siz o zaman istediklerinizi birer birer giyeceksiniz, bana güvenin.

Sayın Rüyalarım;

Birden neden bu kadar hayatımıza girdiniz bilmiyorum ama yanlış anlamazsınız sizden sebepli uykumda çok yoruluyorum. Hani olmazsanız eksikliğinizi aramam bilmenizi isterim.

Bu yazıdan çıkartılamayacak sonuçlar;

  • Dün trafik kılıfı altında Dikilitaş'tan- Maçka Gmall'a 15 TL'ye gittim, o anda pazarlık yediğimi anladım ama bugün başka bir taksiciye danışınca kazık yediğimden emin oldum. Gönül rahatlığı ile söylüyorum verdim para da bu sebeple haram olsun.
  • Akşam pazarı denilen şey söz konusu meyve ve sebze olunca geçerli olsa da, kıyafet pazarında etkili olamıyor. Hatta akşam vakti pazara gidince defolu bolca ürün alıp eve dönme ihtimaliniz de oluyor.
  • Almak kavramında kendime sayısız neden bulan ben 3 haftadır ertelediğim kulaklık hadisesini ne mutlu ki bugün hallettim. Bu vesileyle Windows Xp, Vista nedir bilmeyen ama elindeki bir dosyayı da bastırmak isteyen kadının kendisine yardımcı olmak isteyen çocuğa siz ne biçim konuşuyorsunuz Vista, xp falan diye çıkışmasına tanık oldum ve insan asabiyetine de bir kez daha şaşakaldım.
  • Sigara yasağının en karlı çıkanı bu sokak sobacıları olduğuna göre, bu yasağın alınmasında payları var mıdır merak ediyorum. Beni bu şekilde düşündürmeye iten yalan dünyaya da isyan ediyorum.
  • Cumartesi pazar hevesiyle yürüyen bana korna vasıtasıyla seslenmeye çalışan ama pek tabi ki başarılı olamayan ( malumafatrus bidünya) Barkın'la bugün buluşabildik, "ne yapıyor şimdi lisedekiler?" kısmından sonra da bir adet spor salonu daha gezdik ki onu da geniş konsepti sebebiyle apayrı bir yazı konusu olacaktır.
Ps. Başlık şarkısı Yerden Yüksek ile Kanatsız Melek.

ps.2. Resmimiz ise yine aynı adresten.

2 yorum:

SUgibiOL dedi ki...

Neşeli bir yazı.. Ahmet Hakan tadında olmuş..

Not: Taksici bu blogdan haberli midir?
Bkz. Taksicinin blogger çıkması..

malumafatrus dedi ki...

keşke okusa ya, okusun da nasıl beddualar aldığını görsün. Arabasında değilsem hiç bir taksiciden korkmam.