24 Ekim 2009 Cumartesi

"boş laf bunlar hepsi bahane "


Karizmatik soyadım sebebiyle çok kez mağdur duruma düşmüşlüğüm var.

Misal üniversite çağlarımda hiç heves etmediğim Harry Potter serisinin 2. filmine bir yerlerden bilet kazanmıştım ama fakat ve lakin bu kazanma hadisesi telefonda olduğundan, Üsküdar'dan Taksim' kadar gidip ad ve soyadı bir türlü eşleştiremediğimizden abiciğimle paşa paşa geri dönmüştük.

Bugüne kadar kimse ilk seferde soyadımı doğru anlamadı, anlamasını beklemem de zira. Yanlış anlamalardan da türetilen muhteşem kombinasyonlar gün geçtikçe artar ve mağdur olmadığım zamanlarda da epey eğlence olur benim için bu uydurmalar.

Ama tabi herkes benim gibi değil. Alışveriş esnasında karşılaştığım örneklere göre bu hassasiyeti gösteren hatırı sayılır insan var. Ve bu dertten bu kadar muzdarip bir insan olarak bu hassasiyeti anlamam pek mümkün değil. Yani insanların önceliklerinin ve algı seviyelerinin aynı olmalarını beklemek boşuna bir çaba. Bir de şu var; isim veya soyadınız sıklıkla yanlış söyleniyorsa ortada bir sorun olduğunu kabul edip nüfus cüzdanınıza bakmanızda da fayda var.

Tabi bir de prof, dr, doçent gibi ünvanlarına göbek bağı ile bağlı olan kişiler var ki, onlara ünvansız hitap etmek demek hadsizliğin kitabını yazmak demektir. O okullar siz unutun veya karıştırın diye okunmuyor takdir edersiniz ki!!!

Uzun lafın kısası bazı insanların gerçekten derdi yok, bu yüzden de böyle suni dertler ediniyorlar. Bir gaflet anınızda hışımlarına uğramayasınız diye uyarmayı kendime borç bilirim.

ps. Resmimiz buradan.

ps.2. Başlık şarkısı Mazeretim Var Asabiyim Ben

3 yorum:

Fery... dedi ki...

ehehe ben de hiç anlamam sürekli isimlerini düzelten insanları bırakın yau diyesim gelir ama Tuğbişim düşünüyorum da belki de biz o kadar çok karşılaşıyoruz ki yanlış telaffuzlarla gücümüz takatimiz kalmamış ondan düzeltmiyoruz benim ismimi düzelttiğimi düşünsene tanıştığım herkes yanlış söylüyor :) kabus olurdu herhalde :P

malumafatrus dedi ki...

mesela benim bir iş arkadaşım var, sürekli isimleri karıştırıyor ben de buna deli oluyorum. ama kaderi baştan yanlış söylenmeye kurulu soyadım içinse dert tasa etmiyorum. Aslında düşünsene böyle insanlarla karşılaşınca kendi durumunu anlatıp, "bir de benim açımdan bakın, sizinki yılda 2 kere yanlış anlaşılıyor benimki yılda 2 kere doğru anlaşılabiliyor. hayat ne kadar adaletsiz bazen değil mi" diye de vicdan azabı çektirebiliriz.

Fery... dedi ki...

olur bunu deneyelim :)