9 Eylül 2009 Çarşamba

"taş soğuk gerçek gibi,gerçek soğuk taş gibi"


Bu şehir bu ülke bugün gibi daha çok felaket yaşayacaktır.

O yüzden bugün olanların ne dünden farkı var ne de bugünden.

Bu şehirde yaşamak o kadar ucuz ki, ölümün de aynı ucuzlukla gelmesi şaşırtmamalı kimseyi.

bugün ne kadar üzülürsek üzülelim, Türkiye Bosna Hersek'i veya Polonya'yı yendiğinde dinecek acılarımız,

Yarından sonra haber kanalları kendilerine başka bir konu bulunca unutulacaktır bugün,

Ama bugünü unutmayacak çok acılı bir azınlık var.

Ne hissetiklerini anlayabilirim, ne de acılarına derman olurum.

Çünkü onların hayatlarının karardığı şehirde üstü başı ıslanmayan, yağmuru romantik hayallerin konusu yapan(bugünkü) şanslılardan biriyim.

yarın kim şanslı olur, kurayı kimler kaybeder bilemiyorum.

Tek bildiğim bu şehirde yaşarken,

ölmenin, herhangi bir sebepten ölmenin, bir felaketin baş kahramanı olmanın

işten çıkıp eve dönmek kadar olağan olduğunu öğrenmem;

öğrendiklerimi derinlere kazımam lazım.

Yağmur silip atmasın diye, notlar düşmem lazım yaşamımın en gizli köşelerine.

ve ne olursa olsun ölüme alışmamayı da ölüme şaşırmamayı da bir şekilde öğrenmem lazım.

Hiç yorum yok: