28 Ağustos 2009 Cuma


"Yamak, aşçı olmak ister. Aşçı, aşçıbaşı olmak, şakirt de katip olmak, katip ise paşa olmak ister. Paşaların istediği de vezir olmaktır. Kısacası herkesin istediği, bir şey olmak, olabilmek! Sizler de güya pişmek ve olmak istiyorsunuz. Aslında kendinizden başkasını kurtarmak peşinde değilsiniz. Sadece kendi ruhunuzu temizleyecek kadar da bencilsiniz. Yazıklar olsun size! Ruhunuzu kirletmemek için, taşın altına elinizi sokamayacak kadar da korkaksınız. Kinin ve nefretin ne olduğunu siz nereden bileceksiniz."Ortala

"Ne var ki, her şeyi bilmek için, belki hiçbir şey bilmemek gerektiğinden, ademoğullarından baıları, bildikleri her şeyi unutmaya hayatlarını adadı. Çünkü onlara göre, ancak hiçbir şey bilmeyen bir masum, gördüğü anda O'nu tanıyabilirdi. Bunun için belki de, ölmeden önce ölmek gerekiyordu. Ölmek aslında, içindeki şarabı billur kadehi boşaltmak gibi, her şeyi ebediyen unutmak ve artık hiçbir şey bilmemek demekti. "

"Kusur benim imzamdır. Bir ismim olduğu sürece bir kusurum da olacak ve olmalı."

Satırlar bu akşam bitirmeyi planladığım İhsan Oktay Anar'ın kitabı Suskunlar'dan. Önerisi için farawayesoclose'a tekrar teşekkürler.

1 yorum:

farawaysoclose dedi ki...

kitabı sevdiğine sevindim :)

hani istanbul turu yaptırdığı, mısır çarşısını filan anlattığı birkaç sayfa var, bayıldım o ne müthiş bir anlatış, sanki yazarla birlikte o sokaklardan çarşıdan geçer gibi hissetmiştim.