19 Ağustos 2009 Çarşamba

"o gülüşün havali gelişin,bilsen seni nasil özlemişim "




  • Dün akşam hayatımdan bir Kenan Doğulu konseri daha geçti. Bunun için şanslı ve bir o kadar bahtiyar hissediyorum kendimi. Kenan dünyanın en saçma şarkısını söylese de o güzel gülüşü ile kendisini izlemeye giderim sanırım. Ama yine de o çıtır piyasası, çoluk çocuk durumu beni çok rahatsız ediyor. Hem yaşlandığımı hissettiriyor, hem de niye onlarla aynı zevke sahibim ki ben sorgulamasını yaptırıyor. Tabi ben insan da sevmediğimden gıcık olcaka birsürü hadise bulabiliyorum.

Konserimizi maddeleştirmemiz gerekirse;


  • Konser 21.30’da başladı ki en büyük eksimdir bu hadise, ben de 21.00’de ulaşabildim oraya ama yarım saat geç başlayacaksa 20.30 yazsın biletlere ona göre 21.00’de de başlasın ki Kenanım daha çok şarkı söylebilsin.
  • Daha öncede bu fikriyatımı paylaşmışımdır, bence Kuruçeşme bir konser alanından ziyade bir parti alanı gibi. O kadar kalabalık olunca boğazın serinliği falan da kalmıyor zaten.

  • Kenancım konserinde ara vermese de ilk kısmı full yeni albümle donattı. Ben buna azıcık gıcığım. Eski yeni karışımı her zaman tercihim olur. Yeni albümde bazı şarkılar epey sevilse de, Bora Uzer ekolünden şarkılara seyirci biraz daha soğuk yaklaşıyor sanırım.

  • Etme’yi ki albümün bence en güzel şarkısı Yılmaz Erdoğan ile seslendirmesi de pek güzel oldu. Şiir zaten çok güzel ama maşallah Yılmaz Erdoğan’ın sesi de güzel. Güzel bir ikili olmuşlar tebrik ediyoruz. Zaten bu şiiri şarkı yapmasına da Yılmaz Erdoğan önermiş Kenanıma.

  • Konserin ikinci kısmısında epey bir nostaljik şarkılar söylendi ki, o zaman tekrar anladım Kenan bu piyasaya girdiğinden beri hep iyi şarkı yapmış. Ve asıl Kenan sevgisi de halan oralardan geliyor.

  • Vurgunum Sana’yı yine söylemedi, oysaki bu sefer epey yaklaşmıştık.

  • Konserin asıl süprizi ise Müslüm Gürses’ti. Beraber Tutamıyorum Zamanını söylemeye çalıştılar. Müslüm Baba da bu dünyadan olmayanlardan ama ben kendisini cidden seviyorum. Konsere de cidden renk kattı kendisi, sahneden çıkışı ile de beni benden aldı.

  • Benim gibi panik insanların haftaiçi konsere gitmesi pek rasyonel değil açıkcası ama yine de sonuna kadar dayandım diyebilirim. Güzeller içinden kısmında da taksi bulamayacağız, trafik olacak korkusu ile kaçtık ki, ben trafikten kaçtıkça trafik beni buldu dün gece.

  • Bu sebeple otomotiv firmasında çalışmayı sorguladım. Ben daha çok araba satılmasını pek desteklebileceğimi sanmıyorum. Burda kaldığım sürece, trafiğe yeni araç girmesin ama tüm arabalar bizim markadan olsun diye çalışabilirim.

  • Konserimizin en büyük eğlencesi ise, önümde kazık gibi duran uzun boylu gençti. Daha öncede bu uzun boylu kazulet gençlere karşı hissiyatımı paylaşmıştım. Normalin üzerinde boy ortalaması olanların üzgünüm ama durdukları mekandan ötürü utanç duymaları lazım. Ama bizimki kendini eğlenceye adamıştı. Önce Bilgi’deki festivaldeki uzun boylu kızla çıksalar ne uyumlu olurlar diye düşündüm, sonra oğlumuzun kızlardan pek hoşlanmadığını anladım. Ama bir konsere tek başına gidip, o kadar eğlenebilmek cidden bir başarıdır, hakkını da yemeyim.

  • Kenanımın orkestrasına yeni alınan zil ve bilumu vurmalıları çalan ablaya ise diyecek söz bulamadım. O ne salak haller, o ne abartılar . Ay ay diyorum sadece. İnşallah hareketlerini dışarıdan izleyip az biraz daha rasyonel hareketler sergilemeyi öğrenir tez vakitte.

Kısacası boğaz güzel ama kalabalık.

Konser eğlenceli bir faaliyet ama yorucu,

Kenan enerjik ve pek tatlı.

Ama o zaten hep tatlı.

Tabi şunu da itiraf etmek gerekir, bahar şenliğinden şenliğine koşturduğu vakitler azıcık daha baygın, böyle açıkhavalarda falan nispeten daha hevesli.

Uzun lafı kısası ailecek severek izliyor, gözlerinden öpüyoruz.

ps. yazımız editörlerden birinin hasta, diğerinin de tatilde olması sebebiyle başıboş kaldı.

4 yorum:

barkinturan dedi ki...

tubiş bir de bunu dinlemeni öneririm;

http://www.dailymotion.com/video/x7xutv_mevlanaetmeyilmazerdogan_creation

malumafatrus dedi ki...

Ben bu Etme'ye sarınca youtube'dan dinlemiştim bunu. O yüzden konserde pek şaşırmadım Yılmaz Erdoğan'ın sahneye çıkışına ama yine de insan büyüleniyor. Çünkü en başından şiir olağanüstü.

barkinturan dedi ki...

bir de elif şafak aşk'ı okusan bu şiirden alacağın zevki tahayyül bile edemezsin. ilk fırsatta okumanı tavsiye ederim.

malumafatrus dedi ki...

Kitap reyonlardan ve herkesin elinden düştükten sonra okuyacağım zaten. Şuan herkesle aynı kitabı okumak istemediğimden bekliyorum. Ama başka bir Mevlana- Şems Tebrizi öyküsü okuma planlarım var.