3 Ağustos 2009 Pazartesi

"ne yerde ne gökteyim, bir garip seferdeyim "



Tanımlanamayan bir haftasonundan inciler;

Bir önceki yazıda bahsi geçen keyifsizliğim Cuma akşamüstünde şıp diye böğrüme oturdu ve Cuma gecesi erkenden uyuklamam bile hadiseye çözüm olamadı, Cumartesi de mutsuz bir halde uyandım.

Bu secret, karma vs. hallerinden midir de bilinmez, an geçtikçe bezginliğim de katmerlendi ve içimdeki sıkıntıdan mütevellit nefes almak için pek yerim kalmadı. Günün anlam ve öneminden ötürü depresif bir insanın bunalımlı vaktinde istediği boş boş oturup evde kalma faaliyetlerimi pek yerine getiremedim. Ece'nin İstanbul içinde olsa daha mutlu olacağım düğünü için süslenip püslenip yollara düştüm.

Dakika bir gol bir;

İçimdeki o meymenetsiz sıkıntı kendini artık dışarıya atmak istediği için Beşiktaş sahiline attığım adımla beraber elbisemin fermuarı da "bu gece uzun olacak belli" mesajını verdi ve hoppp diye bozuldu. (Yani dün akşamüstü Üsküdar motorlarının orada bir elbise fermuarını düzeltmeye çalışan iki kişi gördüyseniz onlar führerschein ve bendik.) İlk şoku atlattıktan sonra, meydandaki umumi tuvalete girerek fermuarımı adam edebildim.

Aslında yapmam gereken, eve geri dönüp elbisemi değiştirmekmiş, idrak edememişim.

Dakika 45 gol iki;

Uzun yollar sonunda varabildiğimiz düğün yerinin ıssızlığı, keşke yanımda ek bir elbise getirseydim pişmanlığı ve nikaha yetişirim belki heyecanı ile arabadan indiğimde elbisemin fermuarı "ben bu yolda yokum" diyerek ikinci ve daha kesin bir tavır aldı. Zaten bezgin,zaten mutsuz olan bünyem olmayacak ya isyanı ile koyvermeye hazırdı ama sağolsun führerchein pes etmedi ve bu sefer ayrılmış fermuarı düzeltti. Otelin girişindeki iğne iplik var bilgisi de içime su serptiğinden, ufak ufak adımlarla nihayetinde düğün alanına girebildim. O anda Ece ve Barış evleniyormuş heyecanından ziyade, bu elbise ne zaman 3. kez fire verecek heyecanındaydım. Sağolsun elbise de yüzümü kara çıkarmadı ve yalama oluşunu ilan etti. Artık bu gerginliğe dayanamayan bünyem kendini nry'a ve resepsiyondaki iğne ipliğe teslim etti. Sanki iğne dediğimiz şey çelik ipmiş gibi, cidden de işe yaradı ve elbise ondan sonra sapıtmadı. Ama meymenetsiz başlayan gün meymenetsizliğinin damgasını bir güzel düğüne rağmen korudu. Uzun süredir böyle rezil olmuyordum, o da pek iyi oldu. Elbisem ilk fire verdiği vakit, bir taksiye atlayıp gitmeyeceğim ben bu düğüne diye neden isyan etmedim bunu da hala anlayamıyorum.

Bu kadar strese, o meymenetsiz elbisenin üstüne içtiğim şaraplar günümün en renkli kısmıydı desem yeridir. Diğer bir deyişle bu günün üstüne, ne kadar içsem azdı.


Bu yazıdan çıkartılmayacak sonuçlar;

  • Şehir dışında yapılacak bir düğüne giderken ya ek bir elbise götürmeli ya da orada konaklanmalı.
  • Beşiktaş- Üsküdar motorunda şeker hastası olduğunu söyleyip, nazar boncuklu bileklikler, tespihler satan güleryüzlü teyze, üzüntüme üzüntü kattı. Gerçek veya yalan ama ben o teyzeye acayip üzüldüm. Birçok kişi de teyzeden bir şeyler alınca, teyzenin yüzü güldü ki benim de azıcık içim ferahladı. Ama o kısacık yolda yaptığımız derin felsefeyi gören ne bizim bir düğüne gittiğimizi düşünürdü, ne de üzerimdeki elbisenin her an patlak verip bize sayısız rezillik yaşatacağını.
  • Elbise başından beri dardı, yoksa kilo aldığın için bozuldu fermuar herhalde şeklinde bir yorumla karşıma lütfen çıkmayın:)
  • Bir de yağmur yağsaydı, gün süper berbat halini alırdı. Ama düğün sahipleri için yaz ortasında yağmur yağma korkusu da ne fena bir şeydir yahu.
  • Yaşadıklarım aslında tam bir Umut Sarıkaya hikayesi ki, ben kendisi kadar yetenekli olamadığımdan kayda değer bir öykü halini alamadı bu yaşanılanlar, kusura bakmayın artık.
edited by fery.
Başlık için ps. Kenan Doğulu- Elveda Meyhaneci

3 yorum:

Fery... dedi ki...

valla konaklama olmadığı müddetçe bu kadar uzak bir yerde düğün yapılmaz ama biz akldığımız için ve ertesi gün bu yazın ilk suya girişini gerçekleştirdiğim için benim nezdimde pek keyifliydi :)

malumafatrus dedi ki...

ben de kesinlikle aynı fikriyattayım. Konaklama dahil şekilde olursa, olur. Bence artık kış, sonbahar düğünleri de olsun ki, bu şekilde düğün mekanı bulma derdi ortadan kalksın. Fotolardan anladığım siz sonrasında da epey bir eğlenmişsiniz gibi:)Gelin ve damadımıza da yazıda mutluluklar dilemeyi unuttum. Ömür boyu mutluluklar ikisine de.

Fery... dedi ki...

evet ya biz düğün snr sı bar kısmında, oda kısmında ve ertesi gün havuz kısmında çookkk eglendik :)