31 Ağustos 2009 Pazartesi

"geri dönüp baktığında bilmem anlar mısın"


"Evlat acısı"

Bir ara dilime pelesenk olmuştu bu tamlama. Anlamın derinliğini gözardı edercesine lüzumsuzca kullanırdım bu kelimeleri. Ama sonra az biraz aklım başıma geldi de, en lüzumsuz zamanlarda böylesine kelimeleri seçmemeyi öğrendim.

Dünyada iyi de kötü de bizler için. Kötüler için "Allah yazdıysa bozsun" demek alışkanlık olmuş, ama işte lafla peynir gemisi yürümüyor, dilekler dualar çizilmiş kaderi yolundan döndürmüyor. Eminim ki çoğu anne bana Münevver Karabulut cinayetine ilişkin haberleri okudukça kendi çocuğuna bakarak "Allah korusun" diyor ve başına böyle birşey gelmemesi için dua ediyordur. Ama işte sorun şu ki, başına en kötü şeyler gelen insanlar da birgün önce sizin gibi benim gibi 3. sayfa haberlerini uzaktan göz atıp, "benim başıma gelmez" diye düşünüyorlardı.

Bunun için Süreyya Karabulut hakkında konuşmak, onun tv hallerine yorum yapmak pek de istediğim birşey değildi. Ama işte bugün, bir insanın haklıyken nasıl bu kadar haksız (itici) duruma geldiğini görüp, onun için, ailesi için üzülüyorum.

Bütün bu hadiseler bizim Tv.de gördüğümüz kadar değildir, ondan eminim ama yine de yazık. Herkes acısını kendi istediği gibi yaşar ama yine de az biraz sukunet, katledilen kızları için yapabilecekleri en doğru şeymiş gibi geliyor bana.

Yoksa Karabulut ailesinin dramı burda bitmeyecek diye korkuyorum.

ps. Başlık şarkısı Nev ile Zor


Hiç yorum yok: