12 Ağustos 2009 Çarşamba

"gerçekten var mı her yaşın ayrı bir güzelliği?"


“Yaşlı oldum ben artık” dememe günler kala halet-i ruhiyemi hiç ama hiç beğenmiyorum.

Eskiden de öküz değildim ama sanki bir süredir hayat hassasiyetim daha da bir arttı.

Etrafımda tanımadığım etmediğim herkes için üzülmeye başladım. Bozcaada’da üzgün köpeklerle konuştum. Çok güzel bir kızın evlilik planlarının son anda bozulduğunu öğrendim, “ne yapacak şimdi ki” sorusunu kendime sordum durdum, birilerini yargıladım ama sonra belki de kendilerince haklı sebepleri vardır dedim. Sanki multimilyardermişim gibi sahip olduklarımdan ötürü sahip olamayanlardan utandım. 55- 60 yaşlarında aniden ölüp gidenlere üzüldüm, bizi neler bekliyor acaba sorusunu korkuyla sordum.

Benim bildiğim insan gençken daha bir hassas olur, hayatın acımasızlığına üzülür falan, yaşlanırken daha rahat olmam gerekmiyor muydu? Hayır, düzenli Ece Temelkuran okusam ondan etkilendim diye düşünürüm, böyle bir şey de yok.

Şu kadar zamanda öğrendiğim ve gördüklerime dayanarak da söylüyorum, böylesine bir hayatta fazlasıyla hassas olan birinin mutlu ve özellikle de huzurlu olma ihtimali pek yok. Zaten hayat enerjimi de yükseklerde tutamayan bana reva mı şimdi bu?

Ayrıca bununla beraber, bazı insanlara ise tahammülüm gittikçe azalıyor. Herkesi düzeltip, herkese sen ne yaptığını sanıyorsun demeye de başlamam pek yakındır.

Büyümek, yaşlanmak veyahut olgunlaşmaksa bu yaşadıklarım, alışmak için bir süreye ihtiyacım olacak. Kaldı ki alışmamak gibi bir şansım olduğunu da sanmıyorum.

Velhasıl ben artık bir zamanlar tanıdığınız ben olmayabilirim sayın okur, şaşırmayın, siz de gelişime ve değişime açık olun.

Ayrıca gülmeyin, sizin de başınıza gelebilir.

Edited by kusburnu.

5 yorum:

Fery... dedi ki...

dün bir yazı okudum, diyordu k; insanlar yaşlandıkça daha mutlu olurlar.. Gençken harcadıkları zamnın üzüldükleri şeylerin boşunalığını anlayıp yaşlandıkça her şeyin daha farkında ve daha mutlu yaşarlar diyordu...

yanlış mıymış?

malumafatrus dedi ki...

benim ismimin mealinden ötürü herşeyde bir ters olma hadisem burda da mı baş gösterdi acep? Yoksa bencede insan yaşlandıkça, ne takıcam yahu tavrında olmalı.

Fery... dedi ki...

30 a 3 varken 40 a 3 olanın yazdıklarında 10 sene sonra kendimle cebelleşmeyi bırakacağım umuduna kapılıyorum :))

oku sen de :)

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1120136&AuthorID=60&Date=22.07.2009

malumafatrus dedi ki...

Hayat bir kereymiş, bu kendi ağırlığınca, olduğundan daha ağır ya da hafif değil, dank ediyor insanın kafasına.

İnşallah biz bunu 37'den daha önce öğrenebiliriz.

Fery... dedi ki...

“Zaman geçtikçe kafanın karışıklığı azalmayacak ama onunla birlikte yaşamayı öğreneceksin. Kendine alışacaksın.”