7 Temmuz 2009 Salı

""meğerse ben unutmuşum rengimi, nasıl unuturum seni"



Aslında biraraya getirilmedikçe yazmaya değer bir bütünselliğim ne yazık ki yok. Ondan yine maddeleştiricem beynimden geçenleri , belki böyle tümevarabiliriz.


1- Almancayı kuşbakışı öğrenmeye çalışan bir Türk evladı olarak, takdir edersiniz ki pek sempati duyamıyorum Almanca'ya ama fakat ve lakin kendilerinin Çarşamba'yı Mittwoch diye değerlendirmelerinin hakkını vermek istiyorum. Kesinlikle de öyle bir şey bence Çarşamba, derinde bir yol ayrımı. Yani herşey o meymenetsiz ilk iki günde, ondan sonra hele ki Çarşamba'dan sonra herşey çok güzel olabilir, güvenin bana.


2- Blog yazmıyorum ya, yine özenme hissiyatlarımla bir fikrimi belirteyim. Blog camiası çok geniş bir çerçevede yer buluyor, yani herkes daldan dala daldan dala birilerine dair yaşamları takip ediyor.. belki hiç tanımadığı, belki sadece merhabası olduğu insanlara dair, onların bilmek istedikleri ile yetinip, gizli takipçileri oluyor.


3- Bu blog (pek tabii ki de space) yazma olayları da derin incelenmesi gereken bir konu bence. Yani sadece aslan burcu olmaya gerek kalmaksızın , insanlar kendilerini bir sekilde önemsediklerinden yazıyorlar bir şeyler, yoksa benim hardcopy başka ustatım da var, yazarım kimsecikler de bilmez ama işte yaşıyorum, yazıyorum paylaşıyorum hali de tanıdık tanımadık bir sosyal bilimcinin incelemesi gerek bir konu olmalı netekim.


4- Bir gün nefret ettiklerim listesi yapıcam hatta en yakın zamanda. Aslında nefret kelimesini pek sevmem de, hiç karşılaşmasak ne güzel olurdu listesi koyabiliriz adını. Onların başına da Sibel Can, Erol Köse, Hande Yener'i ekleyebilirim sanırsam ama inanın bana listemiz pek uzun.


5- Hande Yener şarkılarını pek seven, etrafına biraz zorla da olsa sevdiren bir bünye olarak kendisinin promosyon veyahut herhangi bir faaliyet adı altında, daha önce piyasa şarkıcısı olması gerçeğini yok sayarcasına ayy ben cok farklıyım , fevkaladenin fevkindeyim haline ölüp bitiyorum. Bir alanda birşeyler deneyip , başarıya ulaştıktan sonra doyuma ulaşmayıp farklı, kendince daha kaliteli şeyler denemesi takdire şayan olsa da, insanların geçmişlerini bir anda silmelerine feci derecede deli olmaktayım. Niye içine sinen, iyi olduğunu düşündüğün bir işten sonra da başkalarına laf atarsın ki, bırak onlar sana ne derlerse desinler…Herkes kendi yaptığı ile memnun olamıyor mu sadece bunu idrak edemiyorum ben. Kaldı ki Demet Akalın Demet Akalındır yani, geçmişi vizyonu misyonu belli olan bir hatun , yani ona karşı ben çok kaliteliyim imajı takılsan ne olur takılmasan ne olur? Ayrıca ne yaparsan yap produktörün Erol Köse olduktan sonra, kaliten de ortada olur bence. Sevgiliyi klipte oynatmakta, benim nezdimde Seda Sayan’ın albüm produktörlüğünü Nihat Doğan’ın yapması gibi bir şey. Avamlıksa sadece elektronik tarzda bir avamlıktır. Bir de sevgilisi ile beraber kollarına kabala inancına dair ip de takmışlar ki, inanın bana bu da acayip orijinal olmuş. Ne mutlu pop camiamızın değerli madonnasına.


6- Sezon dizileri nihayet sona erdi ve ikinci üçüncü sınıf tv dizileri başladı ki, onlara da ısınırım yakında, tv dünyası benim için üzülmesin, elimdeki ile yetinmeyi söz konusu tv ise öğrendim.


7- Genç bir insanın hayatında birşeyleri başarmaya başladığı bir dönemde trafik kazası geçirmesi ve yaşaması mucizelere bağlı olması ne kadar üzücü ise, televizyonların sıcaklar geçtiğinden yapacak konuları olmadığından, bir yaşam mücadelesi fazlaca rating yaptığından sürekli olarak ordaki acıyı, umudu televizyon filmi gibi sunması o kadar üzücü… televizyon dünyasının durumu seçimler yaklaştıkça daha da vahimleşiyor. Aydın Doğan ve kendisinin kraldan cok kralcı yazarları cidden Türkiye için ya da benim için utanç tablosu.


8- Cnbc- e neden benim sevdiğim eski dizileri yayınlamıyor bilemiyorum ama kendilerine bu konuda gönül koyduğumu bilmeleri lazım. Chicago hope’u , Boomtown’u , The Guardian’ı ne zaman nasıl izlicek bu bünye tekrardan ? Ayrıca bir de hala ve hala o buffy’yi yayınlıyorlar ya, pess de demek istiyorum çokça.


9- Benim yemek zevkim sınırlı olsa da, yemek adabım bir değişiktir yani bence insan pasta yerken yanında vişne suyu veyahut baska meyve suyu içmemeli , pastaya kola, nescafe veyahut çay yakışır. Bende hep bir tatlı tuzlu savaşı hüküm sürüyor. Mesela peynirle reçel yanyana yenemez, kahvaltıda nutella ekmekten sonra peynir domates girişimi olmamalı falan filan. En çok da o kayısı şeftali sularını bardaktan içerken, o renk karışımını görüp hala da o sıvıları içen bir de bunları seven insanları anlayamam. Ama şöyle bir gerçek varsa, meyve suyu alemi vişne suyu sevenler ve sevmeyenler olarak ikiye ayrılıyor. Yani vişne suyu sevenler şeftali ve kayısı türünden şeyleri sevmiyorlar (bkz ben), ya da vişne suyunu insan evladı nasıl içer diyenler var ki onlar da şeftali ve kayısı bilimum aromalarını içiyorlar (bkz. bilgi) Sonuç ice tea daha orta karar bir içecek, herkes tarafından kabul edilebilir diye düşünüyorum.


10- Herkesin yazın yaptığı bir, çay harareti alır mı almaz mı tartışması vardır ya annem konuya netlik getirdi, çay her sıvı gibi sıcaklamanız münasebeti ile terlemenizi arttırır , söz konusu konu dilinizdeki harareti azaltması yani susamanızı azaltmasıymış ki, bu bilinç ile yazın sıcak içecek tüketimine dikkat edin derim.


11- Ben eskiden dondurmaya bayılan, yaz kış, kış yaz dondurma yiyen biri iken, 1.5 senedir bir soğudum bu camiadan, tedavim mümkün mü pek bilemiyorum.


12- Tek sayı sevmemekten ötürü burda satırlarıma son verir iken , cumaya bir kala hayatımdaki dört göz kavramı değişmeden buluşmayı dilediğimi, ama cok yoğun, kafası karışık ya da kafası boş bir insan olarak yazamıcak olursam merak etmeyin, hiç olmadı bir Pazartesi yazarım diye de not düşüyor, kaderci yanımla kader kısmet tabii bu isler diye de son sözümü iliştiriyorum.



Herkese akıl sağlığı, serinlik ferahlık huzur diliyorum…başka isteği olanların kendilerinin çalışıp çabalayarak bunu elde etmesini de öneriyorum…hep dilek istek rica ile olmaz bu seyler:)


Hep beraber nokta…


Ustat'da yayınlanma tarihi 4 Temmyuz 2007.

Edited by kusburnu.

Ps. Foto Sadi Güran'dan çalındı.
ps.2. Başlık şarkısı Ünlü- Adım Adım

2 yorum:

Fery... dedi ki...

Allah seni :) 1. maddede cuma'ya 1 kala yazana kadar yeni yazı diye okuyordum ben bunu kandırıldım kandırıldım :)

malumafatrus dedi ki...

zaten baktım güncelliğini koruyor, ben de bu sebeple en sona iliştirdim şu tarihte yayınlanıyor ibaresini. Tam da Çetin Altan gibi:P