27 Temmuz 2009 Pazartesi

"gökyüzü bazen ciğerime doluyor"



  • İster telefonda ister bir toplantıda olsun “hı hı” diye dinlediğini teyit etme ihtiyacı duyan insanlara süperötesi gıcık oluyorum. Nerde olursam olayım yanımda biri hı hı’ya başladıysa konstransyonum hop diye anında uçup gidiyor.


  • Uzun süreden sonra ilk defa karayolu ile Bandırma’ya gideyim dedim. Yani aslında abime inandım güvendim, kendisi işe özel servis de yaptığından olur ya dedimm ama ne oldu anında pişman oldum. Yolculuk sırasında onları da pişman ettiğime eminim. Bilumum yol çalışmaları sebebiyle kaç saatte gittiğimizin detayı yok ama ben işten 16.00 sularında çıktığımı- eve de 00.30 vardığımı bilirim, aradaki süre benim için yolda geçen zamandır.

  • Eskiden kendimi ciddi ciddi şanslı hissederdim. Ama anladım ki artık değilim.Üniversitede kırdığım 3 aynanın acısı yavaş yavaş çıkıyor sanırım.
    Ama yani tatil dönüşü Galata köprüsü tadilatı, Bandırma dönüşü yol yapım çalışması falan ben de nasıl güzel duygular uyandırdı tarifi yok.

  • 3G için yumurta kapıya resmen dayandı. Bir heyecanım var mı ? Şimdilik yok, ileride muhtemelen olur. İnternet hızı, telefondan tv izleme bir yana, bu görüntülü telefon dönemi çok aileyi ve ilişkiyi sarsar ben şimdiden söyleyeyim.

  • 2 gün boyunca ilk okumak zorunda kaldığım gazete HaberTurk oldu ve kendilerinden bir köy veya kasaba olmayacağına hızlı bir kanaat getirdim.

  • 2 Günde, Melekler Erkek Olur’u da okudum bitirdim. Etrafımdakiler her zamanki gibi, niye bu hız ve şimdi sen okuduğunu anlıyor musun ki sorularını sordu, bense ayda bir haftasonu böyle kitap okuma haftasonusu yapmaya karar verdim.

  • Çantamda, saçma sapan zamanlarda aç kalmamak için hep bir biskuvit paketi bulundurmaya çalışıyorum. O biskuvi uzun süre kullanılmadığından ve benim çantalarım azıcık dağınık olduklarından, yavaş yavaş ufalanıyor, bayatlıyor bari çıkartayım diyorum, tam da ondan sonraki gün “keşke çantamda yiyecek birşey taşısaydım” hissiyatı içimde vuku buluyor.


  • Haftasonu sıcağıyla sulanan beynime Yemekteyiz programı pek iyi geldi. O Faik denilen adam ne ikiyüzlü ne karaktersiz birşeymiş bu program sayesinde öğrendim. Ördek yemesem de , ördek yemeğinin zenginlere ait bir yemek olduğunu hiç düşünmemiştim. Keşke dedim Sema Çelebi ile Faik Bey aynı programda yarışsaydı da Sema Hanım güzel bir istakoz pişirseydi kendisine.

  • İnsanın haklı iken haksız duruma düşmesi çok fena birşey. Misal bu yarışmada ördekyapan Selda Hanım ( ki kendisi Egeli ve bunu vurgulamakta fayda görüyor) ciddi bir terbiyesizliğe maruz kaldı, hem de haksız yere. Ama kendini doğru düzgün savunamadığı ve saçma da bir laf ettiği için hain Faik daha da konuştu, daha da konuştu. Aslında bu Egeli Selda da süper komik bir karakter. Kendi kendine telkinlerle ben çok iyiyim, ben yetiştirdim, ben süper yaptımla ne iş yapıyor sorusunu bana bir çok kez sordurdu.


  • Ayrıca bir kanal kurarsam, yazın çalışan fanileri düşünerek gayet güzel programlar yapacağım. Böyle saçma saçma programlarla insan ruhuna acı çektirilmemeli.

  • Bandırma seyahatim münasebetiyle sigara yasağının kahvehanelere etkisini de gözlemledim. Cidden hepsi yarı yarıya boştu ama hepsi yanlarına önlerine bir masa koyup faaliyetlerini oraya transfer etmişlerdi. Asıl hadise kendini kış ayında gösterecek belli ki.

  • Tv haberlerinden de anladığım bu sigara yasağında money talks hadisesinin hüküm süreceği. Çünkü denetleyiciler o kadar subjektif davranıyor ki, ya abi bir de şurdan düşün diye ceplerine birer ikişer çorba parası konulduğunda vaziyet muhtemelen değişiyordur.

  • Gazetelerin, yasak çıktı piyasa durdu haberlerine de çok gülüyorum. Yani eğlenmek isteyen insanlar, roxy’ye gidelim, ay yok şimdi orda sigara içilmez gitmeyelim mi diyecekler. Eğer bir mekana gitmeyip başka bir mekanı tercih edeceklerse bu talebi düşürmez, ama yaz sebebiyle bu insanlar zaten Bodrum ve Alaçatı’da ise, gözlemlemek ve bir tespitte bulunmak için daha çok erken.


  • Belediye otobüslerinde bile cep telefonu kapatın uyarısı olan bir şehre gelen üniversite öğrencisinin, denizotobüsünde cep telefonunun kapatıldığını bilmemesi için ilk kez seyahat ediyor olması veya yüzsüz olması gerektiğini düşünüyorum ki ikinci ihtimal bana daha yakın. Bir de telefonu kapatmayıp, kendini zeki sanmak da ayrı bir cinliktir muhtemelen.


  • Böyle seyahatlerde insanı okuduklarından tahlil edebiliyorsunuz. Veya önyargınızı bu vasıtayla oluşturuyorsunuz. Bana göre okunan kitap, kitap hakkında bilgi sahibi değilsem kapağı ve kitaba karşı tavır karşımdakinin nasıl biri olduğuna dair epeyce ipuçları veriyor.


  • Kitabımı hemen bitirdiğimden dönüş için kitap bakmak gayesiyle bizim Migros’a girdim, Masumiyet Müzesi’ni almaya da çok yakınlaşmıştım. Bu sefer de olmadı ama sanırım yaz bitmeden bu kitabı da okuyacağım.


  • Bir başka yazımızda kitapseverlerin kütüphane sevdası ve kitap ödünç verme hallerini de ele almayı düşünüyorum.


  • Benim haftam negatif iyonla başladı ama sizinki daha bir kıpır kıpır olur inşallah benimki de hemen kıvama gelir inşallah diyerek kendimi uykumun olmadığına inandırmaya gidiyorum.

    Edited by Kusburnu.

    Ps.1. Fotoyu buradan çaldım çırptım.

    Ps.2. Şarkı da Eksik Bir Şey.


2 yorum:

Adsız dedi ki...

Walla bende raylı sistemi her yola çıkışımda yaşlı amcalar gibi savunup dillendirir.. hatta molalarda yanıma yandaş bulup bu konuyu irdeler ve ulusoy, kamilkoc'a kurfederim.. neden eee hep soylenir hani turk komplo teorisine gore onlar engellemistir, rayli sistemin hayata gecirilmemesine ve bizim otobusculuk oynamamıza..

ha simdi ne alaka ? yahu ankara istanbul arasını 7 saate aldım dün.. ki 5.5 saatte gidilebilen bir yoldu tünel bile acılmadan..demem o ki kendinizi sanssız gormeyiniz efendim, bu yol hadisesi bizim ulkemizin cilesi..

ya ben yok bunyelere yemekteyizin iyi gelecegini dusunmeyenlerdenim, yozlasmanin, dengesizligin, cirkinligin sembolu benim için o program.. insanligimdan utanıyorum o sahneledikleri saklabanlıkta..

neyse sinir yok efendim.. haftanın baslangici , yumusak bir gecis olsun.. herkes köös kösss calissin :)

bir otobus firmasından anektot: su isterim ve bana suyu uzatırken muavinin lafi : "dökmessek iyi olur".. yeni süper otobuslermis, her koltugun arkasında lcd ekran mış.. o kravatı dagınık, ayakkabısının arkasına basan muavinler oldukca nolur ki :)
aynı muavinin ankara'ya hosgeldiniz sozleriyle bitiriyorum "sayın yolcularımız, ankaraya hosgeldiniz, kamilkoc adına teşekkür ediyorum, bir dahaki yolculuklarınızda sizi bekliyorum".. nasıl sahiplenmiş işini değil mi

fuhrerschein

malumafatrus dedi ki...

ya ben artık cidden karayoluna tahammül edemiyorum. Benim olayım her sabah ev-iş, iş-ev ondan ötesi mümkünse deniz, olmadı hava yoluylan olsun. Deniz taksi mi alsak acaba bir tane? Biz de jet-ski görmemişleri gibi gezeriz boğazda:)