24 Temmuz 2009 Cuma

"bu nasıl bir cumhuriyet, nasıl bir hakimiyet ben anlamadim"


Sayın doktor,

Dün gece uykumun bir arasında yarın günlerden ne diye düsündüm ? önce Pazartesi korkusu sardı ardından vay Cuma gelmiş yine bitti bir hafta diye sevindim. Üstüne üstlük geldim işe, dışardaki dünyadan soyutlanmak adına yakılması gereken florasanların altına geçtim , başım ağrımaya başladı ilaç da içtim bana mısın demedi, yemek yemek zorunluluğu içindeyim ama koca yazın başından beri sadece karpuz ve peynir yiyilesi bişeymiş gibi geliyor bu kendi havamızı havalandırdığımız binada.

Bu negatif faktörlerden ötürü kendimin depresyonda olduğuna kanaat getirip sana yazmak istedim. Aslinda birazcik yazılarımı takip etsen hayata karşı da umutsuz bir tavrım olduğunu göreceksin, eee bunun için bişey yapıyor musun ki diye sorma ona da mecalim yok, sorunumuz& sebebimiz belli depresyondayım.

Asıl derdim depresyonumun minübüscüsünden , taksicisine ,iş arkadaşımıza kadar olan metropol depresyon sınıfında mı yoksa hala ve hala büyüme sürecinde hayat ne bedbaht bişeymiş gerçeğinin yarattığı depresyondan mı olduğunu öğrenebilmek… Bir yerden sonra bir çözüm arayışına girdiğimde yolumu da şimdiden belirliyim istiyorum. Yani merak ediyorum ben kendimden mutsuz olduğum için mi bu iş bu bina nefes alınamayan kara bulut timsali geliyor bana, yoksa benim haklı olma ihtimalim var mı, burası gerçekten böö 'lük bir yer mi? ? yani siz teşhisinizi koyup işinizi değiştirirseniz sizin için büyük değişiklikler olucaktır derseniz sevindirik olucam, ama 10 işte değişseniz kendinizden kaçamıyacak heryerde birşekilde sıkılıcaksınız diyecekseniz, daha az sıkılan olmanın yolunu arıyacağım.

Anladığınız bir bıkkınlık hali mevcut. Ama bir insan evladı yazın böyleyse kışın nasıl olur diye size danışmak istiyorum syn doktor. Kaç kitap okuyarak dünyadan soyutluyabilirim kendimi? Peki siz gerçekten mutlu musunuz acaba doktor? Ben de burdan bakınca sizin işinizi yapmak istiyorum. Birinin 2 kuple dinlemekten ötürü böylesine bir fiyat talep etme nedeninizi merak ediyor ama saygımdan sormuyor arkanızdan konuşuyorum.


Ama sizin camianın da hakkını vermek lazım . Geçenlerde şöyle bir şeye tanık oldum.Yan masada oturan bir beyefendi gittiği doktorun kendisine etkilerini anlatmıştı, kalp ağrısı geçmiş, sigara içmeyi bırakmış çünkülem ruhu artık daha güçlü olduğu için daha dirayetli imiş, ruhun sağlığı ile beden sağlığı beraber geliyormuş. Bu durumda merak ediyorum benim ruhum kaç zamanda nasıl iyileşir doktor ? Sigara, alkol kumar bırakmak değil derdim, sadece çay ve asitli içecek içmesem birazcik daha enerjik, biraz daha hayata karşın ılıman baksam yeterdi bana.

Bir de gerekmeyen insanlara saygı duymadığım için vicdanım rahat olsun istiyorum, çünkü ben yine dün aynada kendime baktım doktor ne olursa olsun yok edemediğim saf bir yanım var ve bir şekilde insanlara safiyane bir iyi niyetle yaklaşıyorum. Kazık yemeden önce tedbirlerimi almayı öğrenmeyi gerekli mercilerden talep ediyorum. Herşeye karşın gereksiz bir sorumluluk hissetmekten de sıkıldım, dünyayı benim kurtarmıyacağım belli olduğu üzere bu ek yükümlülüğümü de terketmeyi kendim için faydalı görüyorum.

Sen şimdi peki hiç mi iyi bişey yok hayatında diyeceksin?

Bende var tabiki ama ben nankörüm doktor, galiba bu da bir sorun diyeceğim. Mesela artık lens ve ya gözlük kullanmamanın sevinci heyecanını sadece 3 gün yaşayıp şimdi kupkuru sol gözcüğümün ne zaman iyileşeceğini dert ediyorum.

Hep bardağın boş kısmına bakıyorken , bu iş zor olmaz mı doktor?

Ama zaten asıl sorun da bu değil mi ? Insan kendini olumsuzluklara yakınlaştırıyor, negatif oldukça negatifleşiyorsun. Ya yakın zamanda lanet bişey olup çıkarsam , insanların yanındayken ayy enerjimi çalıyor dediği bişey olursam ben doktor? Derdime derman yine bende biliyorum da benim de deva üretebilmek için dış faktörlerden beslenmem lazım, yani güneş olmaksızın fotosentez yapmak bilimsel koşullara da ne kadar uygun ki sorarım sana?

Yeni yaşıma girmeden önce tüm hesaplarımı temizleyip, öyle ya da böyle, borç ve yahut harç yepyeni umutlarla, hayata sağlam bir inançla başlamam lazım … Bunun için ya beni dinle, ya bana yol göster, ya da sadece aklımla iyimserliğimi aynı yönde buluştur.

Ya da sen dur ben kendi mucizemi eskiden olduğu gibi bir kez daha yaratıyım. Hem itiraf et sen de kendi söküğünü dikemeyen terzilerdensin, mutsuzsun di mi doktor? Herkesin kendini merkez yaptığı hayatlari her defasında çok önemliymişçesine dinlemek ne kadar da yorucu olsa gerek.

Tam da şu anda fonda I need a miracle çalması bu mucizenin ilk adımı değil de nedir doktor?

Galiba bir yerlerde benim için hala umut var.

Öleyse ben müsade isteyip, bir yerlerde iyimserliğimi bulmak adına yollara düşüyorum.
( Bu arada ;Başımın ağrısı geçmişken mevcut ve muhtemel baş ağrılarınız için sizden de özür diliyorum.)

....


Ustat tarihinde 20 Temmuz 2007


Tatilde bile yazı yazmışken, bugün üstat'dan kopylamak tutarsızlığın alasıdır kabul ediyorum. Ama kafam çok karışık. Algılarım biraz fazla açık, bu yüzden de kafamı yazıya topluyamıyorum. Zaten haftasonu da Bandırmaya kaçıyorum. Eskici davranışımı ve imla hatalarımı mazur görün lütfen.


ps.1. Fotomuzun mahallesi burası.


2 yorum:

kusburnu dedi ki...

yazıyı sonuna bakmadan okuduğum için yeni yazı sandım. dedim bi gün yalnız bıraktık hemen bunalıma mı girmiş..
ama yazını okuyunca aklıma tehlikeli oyunlar geldi. yeni sezonda kesinlikle izlemeni tavsiye ediyorum, üşenme, vakit kaybı diye görme. seveceksin, sana iyi gelecek diyorum bak. arkadaş sözü dinle e mi?

bu arada başka bir iş de değiştirsen farketmeyecek, en iyisi bu diye düşünmek lazım bence. kendini değiştirmeye çalışmak gerekiyor ki hayat tahammül edilebilir bir hal alsın.

bugün pazartesi, hava karanlık.. ama ben karanlık havaları da seviyorum artık. seni de seviyorum ulen! oh söyledim rahatladım :))

malumafatrus dedi ki...

yazıyı yazarken depresif değildim ama bugün depresif elbisemi giydim. Hava da tuz biber ekti, o kadar sıcaktan sonra şükretmem gereken serinliğe bile sevinmedi nankör bünyem.

Oyunu izlicem söz, ama keşke azıcık daha kısa olsaydı diyorum:)

sevgi hissiyatları için de bimukabele diyorum sayın kusburnu hanım.