8 Haziran 2009 Pazartesi

"size de biraz garip gelmiyor mu?"


Bu metropol hayatı insanı ne hallere getiriyor Yüce Rabbim?

Tek niyetim her masa başı çalışanının derdi sırt ve omuz ağrılarından kurtulmaktı. Yüce Rabbim'e sordum pilates dedi. Aslında diğer spor salonlarına gıcıktım. Nasıl olmazdım ki? İnsan sevmeyen biri olarak, insanların büyük bir çoğunluğunun piyasa maksadıyla gittiği bir yere, üstüne çaplı da bir milli servet vermek benim gibi sporu söze indirgemiş bir bünyeyi kolay kolay mutlu edemezdi.

Bir deneme dersi hevesi ile koştura koştura ( Gebze'den Nişantaşı'na toplam 1 saatte) gittiğimiz dersin hocasının gelmemesinden mütevellit 1 saat sonraki Yoga dersini beklemeye karar verdik. 1. Kural ihlali derse başlamadan önceki 2 saatlik açlık süresiydi. 1 saat beklerken yemek yemeden olmaz diye hop diye Yufka'ya koştuk. Pek değerli ev arkadaşım ( kendisi aslında benim kadar kazulettir, hatta benden de kazulettir) sana Yoga ters, pilates olursa olur diye uyarı da bulunmuştu bulunmasına, ama işte bu spor hevesi öyle kolay kolay ortaya çıkmadığından pilavdan dönmek istemedik. 

Zamanından önce değerli atraksiyon merkezine gittik, üstümüzü değiştirdik ve küçücük mekanda epeyce samimi bir atmosfer yakaladık. Böyle ortamlara bir tanıdık ile gittiğinde ancak kendini rahat hisseden ( o da tamamen değil) bana karşı, tek başına gelen yogasever tüm ablalarıma saygılarımı da sundum ( içimden tabi). Dersin ingilizce olmasını önceden bilen ben ders hocasının da erkek olduğunu nedense son dakika da idrak etti.

Mantık dahilinde bir insan, hayatındaki en uzun sporsal faaliyeti basketbol oynamak iken, yoga'ya geçiş yapmak istediğinde azıcık bilgi almalı ki, dersin ilk 5 dakikası sonrasında "ne arıyorum ulen ben burda" sorusunu sormasın. "Çok şükür tezcanlılığım bu sefer kendini frenledi de, deneme dersinden önce para falan da yatırmadım" diye düşünmem dersin 6. dakikasına denk geliyordu herhalde.

Aslında ders ingilizce olmasa herşey daha kolay olurdu diye çamur atmak isterdim ama malesef uzun süredir göz ardı ettiğim gerçek bu akşam yine yüzüme dan diye çarptı, bende yeteneğin ye'si yok. Fiziksel yetenek hanem ise sıfırda. Asıl sorun şu ki, ben hayat felsefesi Yoga olacak, nefes hadisesi ile kendini dinlendirecek bir şahıs kişisi değilim. Beynim normal süreçte iki veya üç sahne ile çalışır, bunun için kafamı boşaltmaktan ziyade sadece tek konuya odaklanmak benim için yeterli bir netice. Odaklanmak derken, hareketlerin nasıl yapıldığını birilerine bakarak yapmaya çalışan bir insanın nefesine odaklanma çabasını da fevkalade ironik buluyorum.

Bulunduğumuz sınıfın başlangıç sınıfı olması, herkes benim gibi cahil nasıl olsa hissiyatı oluştursa da dersin 3. dakikasında anlıyorsunuz ki, günün talihlileri ve çaylakları sadece ikinizsiniz. Burdan hocanın sevgilisi olduğunu düşündüğüm genç delikanlıya da yardımlardan ötürü teşekkürü bir borç bilirim. 

Çakra, 3. göz hadiselerine ise hiç girmiyorum. Ders'te 4 kez ortaya çıkan nefes seslerinin etraftan mı yoksa bir cd'den mi geldiğine dair şüphem halen sürüyor, ama cd'den olduğuna dair hissiyatım daha yüksek.

1 saat olacağını sandığım dersin 1.5 saat sürmesinden mütevellit boşalması gereken beynim daha da çok şey düşündü. Kesin kanaatim Yoga'nın başka bir dinin namazı olduğu. Bizdeki hareketler sırt ağrısına çözüm bulur mu emin değilim ama aslında niyet ederek günde 5 kere secdeye varmak da insanı birçok şeyden arındırabilir gibi.  Diğer spor dallarında da bugünkü hezimeti yaşarsam, son çare namaza da sarılırım. ( son çare demem lafın gelişi, gerekli mercilerde bir yanlış anlaşılmaya sebep olmaz umarım) 

Dört gözle bitmesini beklediğim ders sonrasında kaçar gibi uzaklaştığım yoga merkezine pilates içinde uğramayacağımı beni az çok tanıyan herkes anlamıştır. Zaten ben nasıl yanıldım da bu işlere girdim hala onu çözemiyorum.

Bu yazıdan çıkarılacak sonuç, çok aranırsa "denize düşenin yılana sarılırken bir kez daha düşünmesi " olacaktır.

Yanlış anlaşılmasın kimsenin zevkine, sporuna, ideallerine lafım yok. Ama kendini neyden arındıracağını bilmeyen iki şaşkoluzun bence Yoga yollarına sapmadan önce uğraması gereken birçok durak vardır. 

Yeni maceralarım, yeni yazılar çok yakında....

ps. Evet ben bugün o fotoğraftaki hareketi de yaptım.

ps.2. Başlık şarkısı Patron* KD

Hassas editör kusburnu'na not; bence sen bir gir bu yolllara. Çakralarım açıldı diye hata yapmam sandım, bu yüzden yazıyı kontrol etmen için yarını bekleyemedim. Hata yaptıysam başka bir algı düzeyinde olduğumdandır.

10 yorum:

kusburnu dedi ki...

sana yetişemiyorum. yazılarını bir döktürüyorsun, hey maşallah. ama yoga iyi gelmiş, bir iki ufak hata haricinde temiz yazmışsın. ama çok güldüm okurken.. ama bak yanında ben olsam başka türlü olurdu halin, onu da eklemeden geçemicem. pilatese git bence, yogadan cok farklıdır. gerçi yoga sana daha iyi gelicektir ya.. neyse... yufkacı seniiiii...

Fery... dedi ki...

bir dakika ya hoca erkekken sevgilisi nasıl genç bir delikanlı oluyor yok yookkkkk homofobik bir insan olarak en hayırlısını yapmışsın sen, kaç ordan kaç :) Bar Argül de Nişantaşı'nda pilatese gidiyor istersen sorup öğrenelim o pek bir memnun ;)

malumafatrus dedi ki...

Kusburnucum, sen olsan direk konsantre olurdun eminim. Ama yani yine de bir daha denemek istemem.
Cd.'den geldiğini sandım ses, gayet dersteki insanlardan geliyormuş:)) ki tam skandal.

Fericim, sen Argül'e sor ama burası benim gittiğim yer olabilir, netekim hem yoga hem de pilates dersleri veriyorlar burda da.

Homofobik de olsam, bir yoga hocasının gay olması çok normal geldi bana. Belki bundan, belki de arınmışlıktan sevgili olma hallerini pek dert edemedim dün:)

kusburnu dedi ki...

ne sesiymiş bu yahu, bu kadar rahatsız etmiş seni.. sevişme nefes alış verişi gibi mi geldi :)))

malumafatrus dedi ki...

böyle klasik meditasyon, yoga hadisesi sesi vardır ya, hımmmmmmmmmmmmmm modelinde, o ses:) herkes kendini o kadar kaptırmış ki, sesin anormalliğini sorgulamak tek bana kaldı sanırım.

kusburnu dedi ki...

hm, nefes sesi sandıydım.. çok cintoş kalmışsın sen ortamda, bir iki kadeh bişe içip gitseydin, gepgevşek olurdun.. cillop gibin..

özkan dedi ki...

ne işin var senin oralarda ya
devamını da anlatırsın artık işte tekim mekim ama gerekirse dışarı ghava almaya da çıkarım

malumafatrus dedi ki...

Asıl orda bir kamera olsaydı süper bir eğlence çıkardı bloguma. Bugün de farklı bir maceraya burnumu uzattım. Nedenleri ve detaylarını anlatmak için yarın senden telefon bekliyorum o zaman.

Adsız dedi ki...

yahu, sana kim dedi git yoga dersine gir diye...
e heralde bunyen kaldirmayacak bu cok bariz degil mi sevgili blog sahibesi bi akilli olalim yahu..
resmen maceralara atiliyorsunuz ve ben sirf blog'a malzeme cıksın diye yapiyorsunuz diye dusunmeye başladım..

blog'um için herşeyi yaparim ulennn...

der/das fuhrerschein

malumafatrus dedi ki...

Valla Yoga'yı blog için denememiştim ama bu maceraların çok eğlenceli olacağını gördüğümden acaba diyorum kolbastı kursuna mı gitsem:) Gerçi ben Tango'ya gitsem bendeki bu kazuletlikle o bile süperkomik olur.