19 Haziran 2009 Cuma

"seni düşündüm dün akşam yine, sonsuz bir umut doldu içime"


21 Haziranlara özel bir ilgim vardır. Tembel bir vaktimde eski yazılara bakarken, 21 Haziran gelince eklerim bu yazıları diye düşündüm ama Cuma günü de yazısız geçmesin diye 21 Haziran'ı 19'una taşıdım. Hatta utanmam 2008'de yazdığım yazıyı da kopyalırım. Belki Pazar günü hissiyatlı olur bir başka yazı da uydururum. Aslında an itibariyle en çok dün akşamki Aşk-ı Memnu hallerimizi yazmak isterdim de gözlerim halen açılmıyor, kafein beynimi ele geçirince belki hissiyatlarımı da kalbim gibi beyaz sayfalara dökerim.

Ustat tarihinde 21 Haziran 2007;

Bugün 21 Haziran...

Sıcak olacağı uzun süredir belli olan yazımız resmi olarak başladı.
Ayrıca bugün evde olmak manasız, çünkü bugün çok uzun, güneş eve dönmek istemeyebilir.

Ayrıca bugün günlerden Perşembe , Cumanın yakınlığı içinde içimde bir umut, mutluyumdur belki de.

Hala ve hala sene 1945 dinliyorum. Aslında hayatım tam da böylesine bir tüketim modeli. Neyi seviyorsam sürekli tüketip bayma halinde oluyorum. Her şarkı tutkunluğumda bakalım bu sefer ne zaman sıkılacağım diyorum, bu yüzden not düşün hala 1945’i dinliyorum ama diğer şarkılara da hakkını veriyorum.
Ilginçtir pek olmaz, Mor ve Ötesinden daha mutlu olamam modelinde bir enerji var içimde… pek hayra çıktığını görmedim ama inşallah bu uzun günün sonunda da böyle olur.

Bir başka yazıda Yaprak Dökümü ve türk ailelerindeki ruhsal etkisi üzerine bilimsel bir yazı yazmak istiyorum .

Ama bugün bunlar değil mevzumuz. Bugün 21 haziran yıllar aylar günler geçerken durup kendimize bir bakmak için belki de bir şans. Çünkü 23 Eylül o kadar uzak değil bize.. Artık bilimadamlarından gelen uyarılar bize rahat yüzü göstermiyeceğimizden belki de bir kuple huzur ile karşıladığımız son yazdayız, kim bilir…

Bu yüzden bakın elimizde resmi bir de fırsat varken, oturup düşünelim derim ben.
Bu yaz hangi umutlarımı nihayete erecek, hangileri yol arkadaşlığımıza devam edecek.

Hangi kitaplar çalacak bizi hayattan, hangi şarkıları bağıra bağıra söylemek istiyeceğiz,
Nelerin konulması gereken son noktasını koyucaz, hangi yeni başlangıçlara tanık olacağız.
Hangi sevinçlerin ortağı, hangi acıların merhemi olacağız?

Kaç kalp kıracağız, kaç hatayı imkansız olsa da telafi etmek için çırpınacağız?
kaç gece için keşke bitmese diyeceğiz, kaç günün bitmesi için dakikaları sayacağız?
Kaç belkimiz kaç keşkemiz olucak?

Hayaller , umutlar, sevinçler ne kadar zaman yanıbaşımızda kalacak?
Birşeyler için geç olmaksızın hayata , yaza , sıcaklara hazırlanalım derim ben.

Güzel günlerin bizi beklediğine dair içimde manasız ama bulaşıcı bir umut var… sizde saçma bir tebessümle iyimserlik yüklenin istiyorum.
ne de olsa bugün 21 haziran:)

ps. Edit hadisemiz kusburnu arkadaşımızın ev taşıması, fericanın da internetten uzak olması sebebiyle yok.

Ps.2. Başlık şarkısı İşte öyle bir şey ile Erol Evgin

ps.3. Fotoyu da bizibozmaz aracılığı ile
buradan çaldım.

Hiç yorum yok: