24 Haziran 2009 Çarşamba

"küçük, şimdi kazandığım zaferler, aşk karşımızda kahraman gibiyken"



Hayatımı ağırlıklı ortalamada belirli semtlerdeki belirli mekanlarda geçirmekteyim. Yemek konusunda mottom “sevdim mi tam severim’dir. Söz konusu mekanın bir yamuğunu görene kadar kapılarını aşındırmaya devam ederim. Hatta öyle ki bir haftasonunda 3 kere bile aynı mekana uğrarım.

Ama buna rağmen müdavim muamelesi göremem. Aslında müdavim ilişkisini platonik şekilde yaşarım. Hayatımda gerçekten müdavim gibi hissettiğim iki yer olmuştur. Biri Happy Moon’s ki sonra büyüdüler ve ben bu tarafa taşındığımdan oraya gitmez oldum. Biri de Kardeşim Mantı ki onlar da kaç yıllık ahbaplığımıza yakışmayan bir tavır gösterdiklerinden elimi eteğimi çektim. Bahşiş konusunda da elimi hiç sıkı tutmadım, bonkör davrandım ama hiçbir yerde bir hayrını görmedim. Aslında derdim böyle kapılarda karşılanmak falan filan değil. Sadece biraz şımarıklık yapabileceğim veya her zamankinden mi diye sorulacak yerlere gitmek. Mesela istediğim fondü’nün % 70’i kakao %30’u da bitter çikolatalı geldiğinden beğenmediğimi belirttiğim garsonun bana yine de afiyet olsun dememesi. Benim siparişimden sonra maydonoz olmasın ama diye sorulması, yani azıcık özel muamele.

Kendimi Burhan Altıntop gibi hissediyorum resmen. İlla garsonla kanka mı olmak lazım. İstemiyorum da onu. Yani seviyeli ama yine de özenli bir muamele görmek bu kadar mı zor?
Azıcık sırıtış, azıcık sempati, fazlasına da hiç gerek yok.

Bilgi’nin önerisi mekanlardan konuyla ilgili detay almamız yönünde. Yani elimizde bir anket formu, müdavim olmak için neler yapılmalıdır sorgusuna gidebiliriz rezillikte son nokta için. Ya da sadece sorarım,

Pardon müdaviminiz olabilir miyim?
edited by kusburnu.
Başlık şarkısı için ps. Işın Karaca- Aşk Çizgisi

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Aslinda blogdaki diger tshirt yazinla birleştirmek lazim bu mudavimlik olayini..
bence kizli tshirt alip altina restoran gibisiniz, mudavim olmak istiyorum.. yazdiralim :)

fuhrerschein