19 Haziran 2009 Cuma

insan biraz kendine zaman çalmalı, yoldan çıkıp biraz farkına varmalı"


Ustat tarihinde 20 Haziran 2006;


değerli okuyucu,

yarın upuzun bir gün beklıyor seni... Nasıl 21 Mart' ta fark etmiyorsan gündüz ile gecenin eşit olduğunu , yarında farkedemeyeceksin upuzun bir gün yaşadığını... Senin doğanın olağan dengesinden öte ilgilendiğin konular var çünkü... güneşin doğuşuna hayran kalamayacak kadar meşgulsün hayat gailesi ile.

bitmekte direnen okullar, mesafeler, gelmeyen sonlar, kişiler , ıvır ve zıvırlar doldurdu beynini, belkide bundan sabah gözünü açtığında , hayata yetişmek adına unutuyorsun şükretmeyi.... sahip olduklarının değerini göz ardı ediyorsun belki de bu telaştan...

Ve ne bu yazıyı okumak, ne upuzun bir günü yaşamak dindirebilir telaşeni...

gün gelir durursun birgün...

arkana bakmaya cesaret edemez ama bakarsın, ve o zaman gördüklerin anlatır sana, hayata yetişmeye çalışırken hayatı ıskaladığını...

o zaman her zamankinden daha çok eksik hissedersin kendini...

yabancılasırsın kendine, ben ne yapıyorum sorularına cevap bulamazsın...

bence iş işten geçmeden, gündüz ile gece eşitlenmeden, oturun bir kağıdın başına elinizin, kaderinizin yazısı ile, nerde neler yapmak istediğinizi düşünüp sonrada ben nerdeyim sorusunu sorun... aldığınız cevap ne olursa olsun, çözümler için geç kalmış sayılmazsınız...


yarın farketmesiniz de seneye 21 haziranda gece ile gündüzün eşit olmadığını, güneşin batarken mi doğarken mi daha büyüleyici olduğunu, okulun bitişinin sevinilesi bir hadise olup olmadığını, bitmeyen okulların bişeylerin sonu olmadığını sadece bir devam filmi olduğunu, fırsat denilen şeyin kaçırılıp yakalanmaktan öte bir görevi olmadığını, bazen kısmet diyerek büyük dertlerden kurtunulabildiğini farkedebilir, üç noktalarınıza nokta ile sonlandırıp, noktalı virgül ile kaldığınız yerden devam edebilirsiniz...

belki o zaman " başka bir hayat yok, bekleme artık " diye kendi kendinize hatırlatmanıza gerek kalmaz, belki keşkeler terk eder sizi, belki yepyeni şarkılar anlamdırır sabahlarınızı...


belki bu space sahipçisi artık imla hatası yapmadan yazılar yazar, belkide hayata inat yerinde sayar....

seneye bugün nerde nerelerde olacağımızı sorgulamanın anlamı yok, ama bugünden o güne giderken bazı şeylerin farkında olmanın, gerçekten istediğiniz olmanın sanırım kötü bir yanı yok...

1 yorum:

Aslı dedi ki...

Harika yazmışsın. Bir çırpıda okudum demeyeceğim, yavaş yavaş sindirerek ve düşünerek okudum.
İmla hatası falan yok, için rahat olsun.