5 Haziran 2009 Cuma

"Herkes kendi sınırını bilecek, durma sınırını çizecek"



Bir sakarın ev halleri;

Daha önce bu işleri de şöyle süper yaptım ettim diye yazdığımız yazıların aksine, bu bir beceriksizlik hikayesidir sayın okur.

Çarşamba günü eve gidip, mutfağımızın ışığını yanmayınca hiç şaşırmadım. Bizim kazulet ve paragöz elektrikçinin son seferinde yaptığı değişiklikler de işe yaramadığından olsa gerek, hop diye patlamıştı lamba. Yeni bir ampul ile değiştiririm diye olaya fazla eğilmedim.

Sonra mutfakta sıcak su ile haşır neşir olmam gerekti ama o su bir türlü ısınmadı. Kombi ile de derin deneyimlerim olduğundan hemen bir göz attım sisteme, ortamda bir yamuk var mı diye. Bilgisayar gibi açıp kapattım kombiyi ama suyu sıcak hallere çevirtemedim. Hemen uzmanlara danışmak için abimi aradım, basıncı düşmüştür su pompala dedi, o altlarda bir vana var bul dedi, 3-4 çeşit vana çeşidinden doğru olanı bulup çevirmeye başladım. Çevirmeye devam edince artan basınç başka bir vanadan üstüme başıma akan su olarak geri döndü. Aynı anda abimle süren online görüşmemişs haliyle kesildi. Suyu ustruplu olarak azaltınca basınç da normale indi ama hala su ısınmadı.

Pes edip ( perişan halimden mütevellit) kombi servislerini aramaya başladım. Saat akşamın 8’idi ve 7/24 servis verdiğini iddia eden hiçbir tamirci o anda gelemiyordu. Aradığım 6 yerden bu cevabı almam cidden iyi oldu. Hem servis sektörünün gözü tok olduğunu idrak ettim hem de muhtemel bir rezil olma hadisesinden kurtuldum.

Hava sağolsun iyice kararınca odamın ışığı yakma zahmetine girdim ve farkettim ki benim odamdaki ışık da yanmıyordu. Allahıma bin şükür orda sigorta atmış herhalde sorgulamasına girebildim ve devamında da sigortadan mı çalışmadı bu kombi yoksa sorusunu da sordum. Sigortayı düzeltince sorumun cevabını da buldum, ilk iş abimi arayıp”sen ne biçim elektrik mühendisisin insan ilk iş sigorta atmış olmasın “ sorusunu sorar dedim, abim bu tepkimi beceriksizliğime verdi. Ben pis sularla ıslanmış salaklığımla yüzleşmiştim. Teknik servislerin ilk sorgulamasında fişi takılı mı, modem açık mı diye neden sorduklarını da bu vesileyle anladım.
Önümde iki yol vardı; ya aptal olacağımı kabul etmek ya da “hata yaparak öğrenmek aptalların yöntemidir” lafının bir uydurma olduğuna inanmak.

Ben gerçeği göz ardı etmek için 2.yi seçtim.

Ps. Cuma münasebetiyle edit edilmedi yazımız, hissiyatınızları pek sarsılmaz inşallah.

Ps.2. Başlık şarkısı Rütbeni Bileceksin ile Kenanımdan

ps.3. Fotoğraf ise yine Meral Erdoğan 'dan


Arkası yarın; gecenin bir köründe kapımızın zili neden çaldı? Zilin çaldığını benden başka kim duydu? Az sonra, veya yarın.

Mutfak lambasının kaderi abinme kaldı. Bu haftasonu bize gelirse ne güzel, gelmezse kazulet elektrikçiye senin yaptığın lamba patladı, gel tamir et ama para alma diyebilmeyi hayal ediyorum.

2 yorum:

Fery... dedi ki...

kazulet ne sevimli bi laf ya :)

bir de ben dün açıkhava da kenan konserindeydiiimmmmm :P

malumafatrus dedi ki...

vay anasını, nasıldı peki?

albüm konserlerinin ilki pek zor olur ama ben gitsem bütün şarkılarına eşlik ederdim, özellikle de slowlarına ve rütbeni bileceksine.