14 Haziran 2009 Pazar

"bütün arkadaşlarım evlenmiş,yuvasını kurmuş mutlu mutsuz"


Birgün evlenir ve çocuk sahibi olursam, şikayetlerimi kaleme almakla uğraşmıyım, Ayça ne düşünmüştü ki bu konu diyebileyim diye arşive atıyorum bu yazıyı.


DOLUNAY YAZISI- AYÇA ŞEN


Yaz tatili geldi. Anneeeee!


Çok korkan biz anneler annelerine mi sığınsın, sabahtan akşama kadar bir yaz okulu mu kovalasın, karar veremedik. Bütün sene okulda zaten mestüklenmiş (pestili çıkmış) çocuklar bir de sabahtan akşama kadar, konusu ne olursa olsun disiplinle eğlenecekleri merkezlere gidecekler.

Tatil dediğin mümkün mertebe disiplinsizliktir. Orduya adam yetiştiriyor gibi, sürekli erken kaldırıp yine yüzmeye, tenise, at kaşağısına; çocukları saati saatine belli kurslara yollayacağız diye aşırı üzülmekle birlikte, bütün gün aynı evin içinde benimle oyun oynamak için ısrar üstüne ısrar eden, oyun oynamazsam hayatı zindan edip akşama kadar ‘Canım sıkılıyor’ diye tekerleme tutturan ve maalesef mahalle arkadaşı kültürü olmadığı için benim elime bakan zavallı Memo’ya başka seçenek kalmıyor.

Çocukluların çoğu bu durumda. Babalar için bu ‘ne yapmalı’ sıkıntısı geçerli mi bilmiyorum da, çevremde kaç arkadaşım varsa, çocuklarının babaları, zaten bütün sene anne sorumluluğunda olan çocuklarıyla uğraşacak psikolojileri olmadığı için uzunca bir tatil yapmak üzere güneye gittiler.

Onların psikolojileri her şeyden önemli zira. Memleket kurtaracaklar abi. Fakat geçenlerde yine bütün sorumluluğu üstlenmiş bir arkadaşım telefon açtı, her şeyi bırakıp Çeşme’ye kaçmış. Son derece yorucu işinden istifa etmiş, çocuğu da babaya dayayıp canını kurtarmaya gitmiş.

Bir hafta sonra geri geldiğinde sesi sıkıntılıydı. Tek başına depresif bir hal almış, vicdanı rahatsız olmuş, erkenden geri dönmüş.

Kadınların çoğu yalnız. Bu sorumluluk duygusu neden kadına daha çok verilmiş ve neden sorumluluk duygusu olan erkekler sevimsiz? Gerçi olmayanlar da çok sevimsiz.

Elbette herkesi aynı torbada büzemeyiz ama istisnalar da varsın bu seferlik kaidemizi bozsun.
Çocuklar sorumsuz. E adamlar da sorumsuz, demek ki erkekler çocuk mudur?

Yok abi, eşşek kadar adamlar ve hiç de öyle çocuk ayaklarına yatmasınlar.

Ehheh aklıma ne geldi; bir arkadaşın işyerinde erkek çalışanlar duvara ‘İkinci bir emre kadar kadınların çocuk taklidi yapması yasaktır’ yazınca kütür kütür bir kız, kocaman puntolarla ‘Erkeklerin ikinci bir emre kadar yetişkin taklidi yapması yasaktır’ diye yazmış.

Bunu niçin anlattım ki şimdi, her neyse bilmiyorum. Zaten acele acele yazıp Memo’yu bir yaz kursuna yazdırmam gerek.Evet çocuklu zavallı kadınlar; siz çocuk yazın ne yapacak diye düşünedurun, biz ne yapacağız? Çocuk her yerde mutlu olur. Fakat işten eve gidip gelerek, bütün hayatımızı aman çocuk iyi olsun da diye geçirerek bu hayat nereye kadar? Bu babaların rahatlığı nedir abi? Yani nedir? Hayır ama bişey söyleyeyim mi size, onları bu hale getiren yine kadınlar.

Aman çocuk kötü etkilenmesin, yanında arıza çıkmasın diyee diyee bu hale getiren kadınlar.

Size samimi söylüyorum, kadınlar hıyar. Bak valla billa sayın okur. Bu muameleyi kendine yaptırmayanlar üzerine alınmasın ama hıyar yerine büyük bir iç rahatlığıyla kendini koyduran kadından zaten insan gibi anne de çıkmaz.Kesin kuralları olmalı kadınların. Hayırsa hayır olmalı. Adam bilmeli ki, her şeyin sorumluluğu kadına düşmez. Ama yine kadının kontrol manyaklığından oluyor bütün bunlar; iddia hırsından, işgüzarlığından.

Abi bazıları var, bir elleri yağda bir elleri balda, nassı oluyor bu? Nassı oluyo da sistemi peşin satan esnaf gibi kurmuşlar? Artık kıskançlıktan mıdır bilmiyorum, anne olup da taş yemeyen kadınlara karşı aşırı bir gıcığım var. Rahatı yerinde ve çok mutlu olan kadınlara karşı büyük bir gıcığım var. Cephede mermi taşıyan kadın stili olmayanlara hiç güvenim yok. Hem öyle hem de çocuğun babasına bir de sevgi filan duyduğunu söyleyenlere çok sinir oluyorum. İnsanlık damarlarından birinin koptuğunu düşünüyorum. İnsan hiç değilse kadın ittifakı için adama gıcık olur yahu, ya da ne bileyim, kurumla bu kadar da işbirliği yapılmaz ki canım!

Ama tabii bunlar kıskançlıktan da oluyor olabilir. Fakat neden benim çevremde bir tek arkadaşım da o meşhur tarihi esnaf resmindeki ‘veresiye satan’ zavallı esnaf ambiyansından kurtulamıyor?

Aman ne biliim ben ya, şimdi bir de bunun üzerine ‘mutlu aile kurumu pinekçileri’ zır zır da vır vır yapacaklar, canımı iyice sıkacaklar.İyisi mi ben hiç ilişkilere karışmayayım ama biraz bu konuyu düşünün; her şeyi kadın neden üstleniyor, çocuğun yaz okuluna kadar neden kadınlar huzursuz oluyor, neden babaların bir gram bağı yanmaz mı denir, bir gram otu çöpmez mi?


ps. Başlık şarkısı Kalpsizsin&Ayça Şen.

Hiç yorum yok: